Kaplanın Sırtında

Gündoğdu YILDIRIM

11-08-2026 13:29

Kitap tahlili yapmak hiç aklımda yoktu şu yazın sıcağında ama Zülfü Livaneli’nin kaleme aldığı “Kaplanın Sırtında” kitabını okuduktan sonra bir zorunluluk atfetti.

Biliyorsunuz Zülfü Livaneli, Türkiye’nin enlerindendir.

Hatta en iyisidir, diyebiliriz.

Özellikle müzikteki başarısı, Türkiye sınırlarını aştı, diğer ülkelerde de tanınır oldu.

Edebiyatta başarısı yazdıkları kitaplardan, kırdığı satış rekorlarından belli değil mi?

Serenat, Mutluluk, Kardeşimin Hikayesi, Son Ada, Huzursuzluk, kendi hayatını anlattığı Sevdalım Hayat, Leylanın Evi…

Her biri büyük bir edebi eser…

Okumadığım birkaç kitabı ya vardır ya yok.

Onlardan birisidir “Kaplanın Sırtında” kitabı.

Arkadaşımın tavsiyesi ile “Kaplanın Sırtında” kitabını da okumaya karar verdim.

İşin doğrusu iki günde okudum bitirdim.

Dedim ya Zülfü Livaneli büyük bir yazar, büyük bir edebiyatçı…

Haksızlık da etmek istemem ama “Kaplanın Sırtında” benim için bir hayal kırıklığı oldu.

Kitapta anlatılanlar bambaşka mevzular, gerçekle bağdaştırmak çok zor…

Acaba ben mi böyle düşünüyorum diye, internetten kitapla ilgili yorumlara baktım, benimle aynı düşünen bir sürü yorumla karşılaştım.

Yazar sanki bir ulusal kahramandan bahsediyordu.

II. Abdülhamid büyük bir önder, büyük bir kurtarıcı, büyük bir vatan severdi.

İttihat ve Terakki o kadar kötülenmiş Osmanlıya musallat olmuş baş belasıydı.

Kanunu Esasiye, meşrutiyet, meclis, demokrasi mücadelesi…

Kim icat etmişti.

II. Abdülhamid’den sonra işlerinin kötü gitmesi, toprak kaybetme sürecinin devam etmesi İttihat ve Terakki yönetiminin suçu olarak görülmüştü.

II. Abdülhamid ile kardeşi V. Mehmed (Mehmed Reşad) karşılaştırılmış, II. Abdülhamid’in bilgisi, becerisi göklere çıkarılmış, tahta kalsaymış, ülke savaşlarda yenik düşmez, toprak kaybetmezmiş.

Kitaptan bu sonuç çıkıyordu.

II. Abdülhamid Avrupa’dan geri kalındığını itiraf etmiş, reform yapılması gerektiğini söylemiş.

Avrupa’dan geri kalındığını II. Abdülhamid değil herkesin bildiği, kabul ettiği bir gerçeklikti.

 Ne kadar reformlar yapılırsa yapılsın çöküşün önüne geçilemezdi.

Bunun tek sorumlusu da ülkede var olan ulema sınıfı değildi.

Romanda; yeniliklerin, reformların yapılamamasının tek sorumlusu ulema olarak gösterilmiş, dolayısı ile Abdülhamid “sütten çıkmış ak kaşık” misali aklanmış.

Vatan severliği göklere çıkartılmış, Balkanlardaki yenilgilere, toprak kayıplarına atfen,“İyi ki bilmiyordu adam bunları, yoksa yüreğine inerdi.” “Böyle bir şeyi rüyasında bile görmezdi, duysa kalp krizi geçirirdi.” diyor.

Abdülhamid’in döneminde Kuzey Afrika’nın, Balkanların büyük bölümünün kaybedildiğini hiç de öyle kalp krizi falan geçirmediğini yazar unutmuş ya da hatırlamak istememiş.

Abdülhamid’in çok akıllı ve kurnaz bir devlet adamı olduğunu, ülke yönetmedeki üst düzey becerisini ise şu anlatıyla tescilliyor: “Madem iki ordu geliyor, ilk gelen orduya direniş göstererek öteki ordunun da yetişmesini sağlamak sonra Yunan ve Bulgar ordusunun birbiriyle harp etmeye sürüklemek lazımdır.”

Doktor, Abdülhamid’in bu taktik ve stratejisi üzerine: “Demek imparator dediğin böyle bir şeymiş… Başka bir adam bu. O mızmız hasta gitmiş, heybetli bir adam gelmiş. Bu adam üç kıtaya hükmetmiş bir padişah…”kanısına varmış.

Selanik şehrinin işgal edileceğini öğrenmesi üzerine II. Abdülhamid, “Atalarımdan miras kalan bu şehri savunmak isterim. Bana bir tüfek verin” diyerek, vatan için canını verebilecek bir fedaiye dönüşmesi, yanındaki İttihat ve Terakkiciyi şaşkına çeviriyor.

Doktor ile her sohbetlerinde kazanan II. Abdülhamid oluyor.

II. Abdülhamid engin bilgisi, zekâsı ile İttihat ve Terakkici doktoru adeta büyülüyor.

Roman neresinden bakarsanız bakınız okuyucunun kafasında bir sürü soru işareti bırakıyor.

Sınıfsal olarak da bilimsel temelde de tarihi gerçeklerle de örtüşmüyor, sorunlu bir yaklaşım söz konusu...

Yaptıkları tüm kötülükler aklanmış, Mithat Paşa’nın sürgün edilmesi suç sayılmış.

II. Abdülhamid’in tek suçu Mithat Paşa hikayesi, başka bir suçu yok; suçsuz, günahsız, değeri bilinmemiş, hakkı yenmiş bir II. Abdülhamid var karşımızda.

Zülfü Livaneli meseleyi böyle görmüş.

Tahtan indirilmesini, talihsizlik, siyasal bir hamle olarak değerlendirmiş; bunda da toy İttihat ve Terakki’yi suçlu ilan etmiş.

Şu gerçeği kabul etmek gerekmektedir: Teokrasi, Monarşi istendik bir yönetim şekli olamaz.

Hiçbir şekilde de övülemez.

Bir padişah ne kadar iyi ve vicdanlı olabilir?

Sonuçta padişah hem ülkenin hem de ülkede yaşayanların tek sahibidir.

Padişahın kişisel özellikleri bu gerçeği değiştirmez.

Her bir kişi bulunduğu konuma göre davranış sergiler…

İşçi, patron gibi; patron işçi gibi davranış sergileyemez.

Bu işin doğasına aykırıdır.

Son söz: “Kaplanın Sırtında” romanı bir hayal kırıklığı olmuştur benim için.

 

DİĞER YAZILARI Güne Dair 01-01-1970 03:00 NUTUK 01-01-1970 03:00 HAVVA’NIN ÜÇ KIZI 01-01-1970 03:00 KARNE VE TATİL 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK İNSANLAR 01-01-1970 03:00 LGS 01-01-1970 03:00 YOL 01-01-1970 03:00 TEORİ PRATİK İLİŞKİSİ 01-01-1970 03:00 YAŞAM VE ÖLÜM 01-01-1970 03:00 Postmodernizm 01-01-1970 03:00 OKULDA ŞİDDET 01-01-1970 03:00 NİÇİN KİTAP OKUNUR! 01-01-1970 03:00 Bir Şey Değişir, Her Şey Değişir 01-01-1970 03:00 Ünlülerin Özel Yaşamları 01-01-1970 03:00 Bayram 01-01-1970 03:00 Bir Öğretmen Öldürüldü 01-01-1970 03:00 Savaş Öldürür 01-01-1970 03:00 Kadın Cinayetleri 01-01-1970 03:00 Gerçekleri Konuşabilmek! 01-01-1970 03:00 Sevgi Kurtarır 01-01-1970 03:00 YAN BAKTIN! 01-01-1970 03:00 Çocuklar Tatil Başladı 01-01-1970 03:00 YENİ BİR ÇAĞ! 01-01-1970 03:00 Kar Yağdı 01-01-1970 03:00 Yeni Yıl 01-01-1970 03:00 Sanayide Bir Gün 01-01-1970 03:00 Sıradan, Basit, Aşağılık 01-01-1970 03:00 Zenginlik Mi? 01-01-1970 03:00 Yıkmak Kolay! 01-01-1970 03:00 Öğretmen 01-01-1970 03:00 SORGU MU YARGI MI? 01-01-1970 03:00 Çok Şaşırıyorlar 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 102 Yaşında 01-01-1970 03:00 BİR GÜN 01-01-1970 03:00 Doğa Ve Bilim 01-01-1970 03:00 Duygu Dalgalanması 01-01-1970 03:00 Ölüm Yakışmadı 01-01-1970 03:00 FUTBOL 01-01-1970 03:00 Jack London 01-01-1970 03:00 YANIYORUZ 01-01-1970 03:00 Komşuda Pişer! 01-01-1970 03:00 NELER OLUYOR HAYATTA 01-01-1970 03:00 Savaşa Karşı Barış 01-01-1970 03:00 “UCUZ HAYAT” 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 İLETİŞİM 01-01-1970 03:00 NEDEN BÖYLEYİZ 01-01-1970 03:00 RUS EDEBİYATI 01-01-1970 03:00 İNSANOĞLU 01-01-1970 03:00 “Kızlarıma Mektuplar” 01-01-1970 03:00 EDİP AKBAYRAM 01-01-1970 03:00 “Dağın Öte Yüzü” 01-01-1970 03:00 KADIN VE TAKI 01-01-1970 03:00 KÜÇÜK DÜŞÜNMEK! 01-01-1970 03:00 KARNE 01-01-1970 03:00 OKUMUŞ! CAHİLLER 01-01-1970 03:00 FERDİ TAYFUR 01-01-1970 03:00 Yıl Biterken… 01-01-1970 03:00 İyilik İyidir 01-01-1970 03:00 HER ÇOCUK BAŞARIR! 01-01-1970 03:00 SURİYE… 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN… 01-01-1970 03:00 ŞANS OYUNLARI 01-01-1970 03:00 Atatürk’ü Anlamak! 01-01-1970 03:00 Normalleşmek 01-01-1970 03:00 NEREYE 01-01-1970 03:00 Edebiyat Ve Toplum 01-01-1970 03:00 Edebiyat Ve Tarih 01-01-1970 03:00 NARİN 01-01-1970 03:00 Karadeniz- Karadeniz 01-01-1970 03:00 İSRAİL VE ORTADOĞU 01-01-1970 03:00 SU BİTTİ 01-01-1970 03:00 15 Temmuz 01-01-1970 03:00 Gündemin Gündemi 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENE DOKUNMA 01-01-1970 03:00 Bir LGS Daha Geçti 01-01-1970 03:00 BEN Mİ ABARTIYORUM 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMENE ŞİDDET! 01-01-1970 03:00 Mülakat! 01-01-1970 03:00 Ulusal Egemenlik 01-01-1970 03:00 Yaşam Ve Ölüm 01-01-1970 03:00 Eğitimde Çözüm! 01-01-1970 03:00 EZBERCİ EĞİTİM 01-01-1970 03:00 HER YASAL HAK HELAL DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 YAŞAR KEMAL 01-01-1970 03:00 KİTAP OKUYALIM! 01-01-1970 03:00 İNCİ TANELERİ 01-01-1970 03:00 Her Şey Şeklen 01-01-1970 03:00 Sen Olmalısın! 01-01-1970 03:00 BİR İZ BIRAK! 01-01-1970 03:00 YAŞAM AKARKEN 01-01-1970 03:00 ÜZÜLDÜM! 01-01-1970 03:00 Şiddet! 01-01-1970 03:00 Rüyalar 01-01-1970 03:00 Doğanın Döngüsü 01-01-1970 03:00 Süleyman Kozan Öğretmen 01-01-1970 03:00 Yalnızlaşmak! 01-01-1970 03:00 10 Kasım 01-01-1970 03:00 Eleştiri 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Barışın Gücü 01-01-1970 03:00 Savaşa hayır! 01-01-1970 03:00 Yaşadığın Yer! 01-01-1970 03:00 Filede Başarı 01-01-1970 03:00 ŞEHİR 01-01-1970 03:00 Sel 01-01-1970 03:00 Sular Çekildi 01-01-1970 03:00 Memleket Sevdası 01-01-1970 03:00 Aydede 01-01-1970 03:00 ZİRVE 01-01-1970 03:00 15 TEMMUZ 01-01-1970 03:00 ETİK VE AHLAK 01-01-1970 03:00 Taraf Olmak 01-01-1970 03:00 YÜZLEŞMEK 01-01-1970 03:00 Gidiyorlar 01-01-1970 03:00 NERELİSİN? 01-01-1970 03:00 AYRIŞMAK NİYE? 01-01-1970 03:00 İllde Vatan 01-01-1970 03:00 DİLİN GÜCÜ 01-01-1970 03:00 Benim korkum 01-01-1970 03:00 ÖDEV ÖĞRENCİYE Mİ VELİYE Mİ? 01-01-1970 03:00 DEPREMİN DİLİ TÜRKÜLER 01-01-1970 03:00 HOMO SAPİENS(İNSAN) DÜNYANIN YABANCISIDIR 01-01-1970 03:00 DOĞAYI ANLAMAK 01-01-1970 03:00 DEPREM KÜLTÜRÜ 01-01-1970 03:00 Depremi Unutma! 01-01-1970 03:00 Ölüm Ve Yaşam 01-01-1970 03:00 HANS VE HASAN 01-01-1970 03:00 Deprem! 01-01-1970 03:00 Ne Ekersen! 01-01-1970 03:00 Osmanlıda Matbaa 01-01-1970 03:00 Bir Serzeniş! 01-01-1970 03:00 Vatanı Sevmek 01-01-1970 03:00 Saf Tutmak 01-01-1970 03:00 İlle De Sanat! 01-01-1970 03:00 Âmâ ’sız Ancak ’sız 01-01-1970 03:00 Köy Okulları 01-01-1970 03:00 Bu Ülkenin Okumuşu 01-01-1970 03:00 Öğretmenin Suçu Nedir? 01-01-1970 03:00 ÖMK’ da Belirsizlik Sürüyor 01-01-1970 03:00 ÖMK’ nin Kahramanı 01-01-1970 03:00 Cumhuriyet 01-01-1970 03:00 Bilginin Gücü 01-01-1970 03:00 Grupçuluk 01-01-1970 03:00 Kitap Fuarları 01-01-1970 03:00 ÇİN ATASÖZLERİ 01-01-1970 03:00 TAM ZAMANI! 01-01-1970 03:00 Eğitime Başlarken 01-01-1970 03:00 İYİLİK 01-01-1970 03:00 Zafer Bayramı 01-01-1970 03:00 Kadınlar Nasıl Giyinmelidir? 01-01-1970 03:00 Batıl İnanç 01-01-1970 03:00 Bir Önerim Var! 01-01-1970 03:00