İSMAİL TÜRÜT ÖZÜR DİLEMELİ

Muhammet UZUN

13-04-2026 17:51

Karadeniz’in dalgaları serttir… Ama insanı, yüreği ve kardeşliği daha da serttir. Bu coğrafyada insanlar birbirine sırtını değil, omzunu verir. Çünkü bilirler ki; aynı yağmurun altında ıslanmış, aynı denizin tuzunu solumuş insanların ayrılığı değil, birliği esastır.
Ancak İsmail Türüt’ün bir etkinlikte Çaykur Rizespor atkısını reddetmesi ve bu tavrı sert bir şekilde ortaya koyması, sadece bir spor meselesi değildir. Bu, çok daha derin bir kırılmanın, çok daha tehlikeli bir zihniyetin dışa vurumudur.
Soruyorum açıkça:
Rize ile Trabzon ne zaman ayrıldı?
Karadeniz ne zaman bölündü?
Aynı horonun halkası ne zaman parçalandı?
Bu tavır, sadece Rizeli bir gence yapılmış bir saygısızlık değildir. Bu tavır; Rize’ye, Rizeliye ve aslında Karadeniz’in ortak kültürüne yapılmış açık bir haksızlıktır. Çünkü Rize ile Trabzon arasındaki bağ; rekabetle süslenmiş bir kardeşliktir, düşmanlık değil!
Hiç kimse, kendi memleket sevgisini başka bir memleketi aşağılayarak büyütemez. Hiç kimse, Trabzon sevgisini Rize’yi yok sayarak yüceltemez. Bu, sevgi değil; bu, ayrıştırmadır.
Sanatçı dediğin birleştirir.
Sanatçı dediğin köprü olur.
Sanatçı dediğin gönülleri yakınlaştırır.
Ama burada yapılan nedir?
Bir atkıyı reddetmek değil…
Bir şehri reddetmektir.
Bir insanı değil…
Bir kültürü incitmektir.
İsmail Türüt’e buradan açıkça sesleniyorum:
Bu tavır yanlıştır.
Bu tavır yakışmamıştır.
Ve bu tavır kabul edilemez.
Karadeniz insanı merttir. Hatasını da bilir, özrünü de. Bu nedenle yapılması gereken bellidir:
Rizeli gençten, Rizelilerden ve tüm Karadeniz halkından açıkça özür dilemek.
Çünkü bu mesele artık bir atkı meselesi değildir.
Bu mesele, birlik meselesidir.
Bu mesele, kardeşlik meselesidir.
Bugün Rize’yi ötekileştiren yarın Artvin’i, Giresun’u, Ordu’yu da ayırır. Bu zihniyet büyürse; Karadeniz küçülür. Bu dil yayılırsa; Türkiye zarar görür.
Bizim ihtiyacımız olan şey; ayrılık değil, birliktir.
Bizim gücümüz; farklılıklarımız değil, ortaklığımızdır.
Unutulmamalıdır ki;
Türkiye, şehir şehir bölünerek değil…
Gönül gönüle birleşerek büyür.
Karadeniz’in hırçın dalgaları bile aynı denize çıkar.
İnsanları neden ayrı düşsün?
Bugün yapılması gereken; bu yanlışı görüp düzeltmektir.
Çünkü bu topraklar kırgınlık kaldırmaz…
Ama samimi bir özrü her zaman kabul eder

DİĞER YAZILARI Çayın Buharında Kaybolan Emek 01-01-1970 03:00 Türkiye Kimin Savaşına Sürükleniyor? 01-01-1970 03:00 BU DÜNYAYI KİMLER YÖNETİYOR? 01-01-1970 03:00 RAKAMLARLA YÖNETİLEN ÜLKEDE, HAYAT GERÇEKLERİ 01-01-1970 03:00 ASGARİ DEĞİL, AÇLIK ÜCRETİ! 01-01-1970 03:00 YILLARDIR TÜİK RAKAMLARIYLA MİLLET ALDATIYOR 01-01-1970 03:00 KOMİSYON GÖLGESİNDE MEŞRUİYET ARAYANLAR ve MİLLETİN SERT VİCDANI 01-01-1970 03:00 Erdoğan’ın ABD Seferi: Boş Çantayla Gidip, Daha Boş Dönmek 01-01-1970 03:00 Anayasa Değişikliği Masalı 01-01-1970 03:00 Hekim – Hasta İlişkisi Üzerine: Meram’daki Olaydan Çıkarılacak Dersler 01-01-1970 03:00 GEÇİM MÜCADELESİNİN EN AĞIR YÜKÜNÜ EMEKLİ TAŞIYOR  01-01-1970 03:00 KARANLIK MASALAR, GİZLİ TUTANAKLAR VE MİLLETİN SIRTINA SAPLANAN HANÇER 01-01-1970 03:00 SAHTE DİPLOMALAR VE AK PARTİ’NİN YÜZÜNE VURULAN AYNA 01-01-1970 03:00