https://www.haberetanik.com/files/uploads/user/e0f7f1a073e97a850a334b932695aff5-d3a07c08564472116b6a.jfif
Muhammet UZUN

YILLARDIR TÜİK RAKAMLARIYLA MİLLET ALDATIYOR

05-12-2025 10:01

Türkiye bugün en ağır ekonomik buhranlarından birini yaşıyor. Bu buhranın en büyük mağdurları kim? Asgari ücretli… İşçi… Emekli… Yani bu ülkenin alın teri, omurgası, yük taşıyıcısı olan milyonlar. Peki bu milyonlar niçin bu kadar ağır bedeller ödüyor? Çünkü birileri masa başında makyajlanmış rakamlarla gerçekleri karartıyor.

TÜİK’in her ay tartışmaların göbeğine düşen enflasyon rakamlarıyla oynanan bu tehlikeli oyun, bugün emekliyi perişan, işçiyi ezilmiş, asgari ücretliyi umutsuz bırakmıştır. Gerçek enflasyon mutfakta, markette, tezgahta, kasada, faturada… Ama açıklanan rakamlar başka bir ülkenin ekonomisinin rakamları sanki.

Bu düşük gösterilen enflasyonun tek bir kazananı var: Siyasi iktidar ve koltuklarını korumaya çalışan üst düzey bürokrasi.

Bakınız… Üst düzey bürokratlara 30.000 TL seyyanen zam yapabiliyorlar. Evet, tam 30 bin TL! Bu listede kim var? Elbette TÜİK Başkanı da var.

Yani enflasyonu düşük göstererek milyonlarca emeklinin hakkını törpüleyen kişi, aynı sistem sayesinde seyyanen zam alıyor.
Bu nasıl bir çelişkidir?
Bu nasıl bir vicdan terazisidir?
Bu nasıl bir yönetim anlayışıdır?

Söz konusu emekli olduğunda, işçi olduğunda, dar gelirli olduğunda “bütçede açık var, kaynak yok” deniliyor.
Ama sıra sarayın, makam araçlarının, sayısı bilinmeyen danışmanların, şatafatın, lüks harcamaların, üst düzey bürokratların zammına geldiğinde her nedense para bulunuyor.

Demek ki mesele para meselesi değil.
Mesele tercih meselesi.

Bu iktidar tercihini milletten yana değil, ayrıcalıklı bir zümreden yana kullanmaktadır.
Bu iktidar tercihini alın terinden yana değil, koltuk sevdasından yana yapmaktadır.
Bu iktidar tercihini emeğin hakkından yana değil, makam odalarının konforundan yana koymaktadır.

Bugün emekli pazarda kırık sebze seçiyorsa, markette et reyonuna bakıp geçiyorsa, fatura gelince kalbi sıkışıyorsa bunun tek sorumlusu; gerçekleri gizleyip rakamlarla oynayan, şatafatı terk etmeyen ve lüksü normalleştiren bu anlayıştır.

Türkiye bu tabloyu hak etmiyor.
Emekli bu saygısızlığı hak etmiyor.
Bu millet, bu ikiyüzlülüğü hak etmiyor.

Bir ülkenin itibarı sarayların ışıltısında değil, emeklisinin cüzdanında, işçisinin sofrasında, vatandaşının huzurunda ölçülür.

Gerçekler kaçınılmazdır; makyajlanmış rakamların da, süslü açıklamaların da, geçici pansumanların da bir ömrü vardır. Ama milletin sesi susturulamaz. Bu düzen böyle gitmez, gitmeyecektir de.

Neler Söylendi?
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar