Elazığ’da Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü tarafından pazarlık usulüyle ihale edilen hasarlı yapıların yıkım işi, yaklaşık maliyet ile sözleşme bedeli arasındaki 4.5 katlık fark nedeniyle kamu kaynaklarının kullanımı tartışmasını gündeme taşıdı.
CHP’li belediyelere yönelik ihale süreçleri tanık beyanları ve çeşitli iddialarla yargı konusu yapılmaya devam ederken, kamu kurumlarının gerçekleştirdiği pazarlık usulü ihaleler tepkiye yol açtı.
YIKIM İŞİNİ PAZARLIKLA 4.5 KATINA İHALE ETTİLER
Sözcü'den Evren Demirdaş'ın haberine göre, Elazığ Kentsel Dönüşüm Müdürlüğü, 13 Nisan tarihinde "Maden Cami Kebir rezerv alanı içerisindeki 71 konut ile 24 Ocak 2020 depreminde ağır hasar alan 17 konutun yıkım ve enkaz kaldırma işi" için ihaleye çıktı.
İdare tarafından işin yaklaşık maliyeti 581 bin 777 TL olarak hesaplandı. Ancak "pazarlık usulü" ile yapılan ve yalnızca iki firmanın davet edildiği süreçte, teklifler maliyetin çok üzerine çıktı.
İhale, 2 milyon 630 bin TL bedelle BLT Yıkım Hafriyat şirketine verildi. 30 günlük bir çalışma süresini kapsayan iş için belirlenen bedelin, idarenin kendi koyduğu yaklaşık maliyetin 4.5 katına ulaşması dikkat çekti.
Şövalye Adası ranta açıldı: 200 kişinin yaşadığı adaya 1000 kişilik tesis yapılacakŞövalye Adası ranta açıldı: 200 kişinin yaşadığı adaya 1000 kişilik tesis yapılacak
SES ÇIKARAN OLMADI
Kamu kurumunun gerçekleştirdiği bu yüksek bedelli ihale, özellikle CHP’li belediyelerin benzer süreçler nedeniyle mercek altına alındığı bir dönemde "çifte standart" eleştirilerine yol açtı.
halefet cephesi, yerel yönetimlerin ihalelerinin en ince ayrıntısına kadar soruşturulurken, merkezi yönetime bağlı birimlerin maliyeti katbekat aşan ihalelerine sessiz kalınmasını eleştirdi.
581 bin liralık işin pazarlık yöntemiyle 2.6 milyon liraya ihale edilmesine karşın herhangi bir inceleme başlatılmaması, ihale mevzuatındaki denetim standartlarının kapsamı hakkında soru işaretlerini beraberinde getirdi.
İlyas GÜR
Editör

















