Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
27 HAZİRAN Cumartesi 06:26

Vefatının 20. Yılı Anısına Rize’nin Asıl Fidanı Nihat Mete

Hep hasret duyuyorum ben onun gür sesine Ondan sonra uğraşmam Arif'in Kahvesi'ne Yarın gitsem yanına onu görsem masada Sanki her an yanımda bedenen olmasa da Hey gidi Nihat Mete kalplere iz bıraktın Aynı senin gibiler iki mert kız bıraktın

RİZE
Giriş Tarihi : 08-08-2023 14:20
Vefatının 20. Yılı Anısına Rize’nin Asıl Fidanı Nihat Mete

 

 

12 Ağustos 2003 günü 00:20’de bir çınar, Bir Rize sevdalısı, iyi bir baba aramızdan ayrılıyordu. O Rize’nin asıl fidanı, has evladıydı. Her geçen gün daha da kirlenen siyaset dünyasında daha çok özleniyor daha çok aranıyor. Bir basın toplantısında gazetecilere “Benim dediklerimi yazamazsınız, siz yine bildiğinizi yazın” demesini hiç unutmam. Siyasi görüşü ne olursa olsun arabuluculuk yapma işinde ilk akla o gelirdi. Günümüz Rize’sinde ona dair çok şey anlatılır. Mertliği, açık sözlülüğü ile tanınırdı. Arif’in Kahvesi onunla renkliydi. Günümüzde çok taşlar yerinden oynasa da Nihat Mete gerçeği sonsuza kadar yaşayacaktır. “Fakirin kahpeliğine puştluk, ağanınkine plan denir” sözü hafızalara kazınan Emice’ yi Rizeliler unutmayacaktır.

BİZ GEÇ GELDİK SEN ERKEN GİTTİN BABA

Ona özlem hasret gün geçtikçe artıyor. Ona hasretim tavan yaptığında onun gibi güzel insan kızları Elif ve Zeliha Ömür Mete ile sohbet ediyor, onu hatıralarını konuşuyoruz. Zeliha Ömür Mete babasına olan özlemini bakın nasıl dile getiriyor: “Her zaman kalabalık, her zaman yoğun, her zaman bulunduğu ortamdan bağımsız düşünceleri vardı. Ama hep mükemmeldi. Mükemmel bir emiceydi. Mükemmel bir dayıydı. Mükemmel bir abiydi. Mükemmel bir sağ koldu. Eşine rastlanılmaz bir insandı. Ve kusursuz bir babaydı. Ondan sonra cümleler ‘’ Ey gidilerle başlar oldu. Ve her cümlenin sonu ‘’keşke’’ lerle sonlanır oldu. Ne çalan kapı zillerinde, ne çalan telefonlarda var artık. Yok biliyoruz. Gelmeyecek. Gelemeyecek… Belki rüyalarda. Her gün biraz daha büyüse de bıraktığı boşluk, babamızdı diyebilmekle yetinmeye çalışmak özlemekten daha zor olsa da. Yazılanlarda, çizilenlerde, anlatılanlarda hep neleri kaybettiğimizin idrakine varmak acı verse de, bencil bir hoşluk da yaşatıyor. Bencil diyoruz çünkü hep gurur duyduk, hep mutlu olduk, hep kendimizi farklı hissettik çünkü. Her günümüzde, her anımızda, her düşüşümüzde, her kalkışımızda, her kahkahamızda ve her gözyaşımızda ve bütün dualarımızda var olacaksın. Adın hep alfabemiz, yolun hep yolumuz olacak. Biz geç geldik, sen erken gittin. Belki hiç söylemedik ama seni hep her şeyden çok sevdik ve son nefesimizde de her şeyden çok seviyor olacağız. Anlatmamızı istediler ama anlatabileceklerimiz sadece hıçkırıklarımız. Zaten anlatılabilecek bir şeyler var mı onu da bilmiyoruz. Kendisini öylesine güzel anlattı ki yaptıklarıyla, duruşuyla ve insanlığıyla… Basit cümlelerle güzelliğini bozmak olmaz. Babaların babası yattığın yer nur olsun.

ZENGİN GÖRÜNÜMLÜ FAKİR BABASIYDI

Emiceyi; ilk kez kısa bir süre önce vefat eden aile büyüğümüz amcamız Fevzi Kar sayesinde tanımıştım. Fevzi Emice Nihat Emice ile ilgili düşüncelerini kaleme almış, bana ulaştırmıştı. Şimdi bu notları sizlerle paylaşıyorum: Renkli haraketli bir yaşamı vardı. Hiçbir zaman çıkarını düşünmezdi. Yalnız parti içi yanlışları da af etmezdi. Seçmeniyle devamlı diyalog içinde olan Nihat Mete Rizelilerin sevgisini hiçbir zaman kaybetmemiştir. Nüktedan bir kişiliği vardı. Şakayı çok severdi. Hazır cevapları meşhurdu. Bir gün çok sevdiği Trabzon Milletvekili Oflu Necati Çakıroğlu ile Ankara Bulvar Palas’ta yemektedirler. Of ile İyidere iki ayrı ilde olmasına karşın yan yanadır. Birbirleriyle çok akrabalık vardır. İki ilçeyi bir dere ayırmaktadır. Çakıroğlu “Biz Çakıroğullarının Metelere halaları var. Oraya gelin vermişiz. Fakat biz Mete’lerden hiç kız almadık. Bizim kızlar bunların sırlarını bize aktarır. Biz bunların her halini biliriz. Bunlar bizim sırlarımızı öğrenemez” der. Nihat Mete hemen cevap verir “Bizim dul kalmış kızımız yoktur ki Oflu’ya verelim. Bizim kızlar sizinkileri beğenmedi ki evlendirelim”. Nihat Mete zengin görünümlü bir fakir babasıydı. Garibanın düşkünün hep yanındaydı. Ramazandan zengin dostlarından alır fakire dağıtırdı. Bu işi hiçbir zaman reklam amaçlı kullanmazdı. 1991 seçimlerinde Nihat Mete Milletvekili adayı olmuş baraja takılarak seçilememişti. Anavatan İktidarı seçim yatırımı olarak Çaykur’a haylı işçi almıştı. Seçim sonucuna göre Türkiye Genelinde DYP iktidar olunca Çay fabrikası müdürleri DYP Rize İl binasına gelip durumlarını izah ettiler. İşçi alımlarının kadroları şişirdiğini ve hukuken sakınca olacağını belirttiler. O zaman Mete İl Başkanı değildi. İl başkanı Müdürlere bildiğiniz gibi davranın dedi. Milletvekili adaylığı için il başkanlığından etmiş olan Mete ayağa kalkarak “Ekmeğe ihtiyacı olanın partisi olmaz. Bu çocuklar Rize’nin evlatlarıdır. Onların kılına dokunamazsınız. Onlara dokunan beni karşısında bulur” der. Mesel kapanır. Siyami Ersek Hastanesi’nde kendisini ziyarete gittim. Bana” Ağabey Rize’de bir zafer kazanıp beraber bir horon oynamak nasip olmadı. Ben rahatsızım sana inşallah nasip olur” dedi. Gözümden iki damla yaş geldi. Recep Tayyip Erdoğan’ı hapishanede ziyarete gider. Soyadı tutmadığı için izin alamamaktadır. Hapishane Müdürüne “Siyasi düşüncelerimiz farklı olsada Erdoğan benim hemşerimdir. Ben Rize il başkanıyım. Oda Rizelidir. Bana yakışan dar zamanda yanında olmaktır” der. Eğer izin vermeseniz belimdeki ruhsatlı silahla seni kafandan vururum”. Kedisine izin verildi ve ziyareti gerçekleştirdi.

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR
Haber En Son Olay Haber