Habere Tanık Rize Haberleri, Sondakika Rize haberleri,
HV
15 MAYIS Cuma 02:06

Uzman Nesil Sezgi Yılmaz'dan Çocuk Adaletine Onarıcı Yaklaşım Çağrısı

Geçtiğimiz günlerde bir çocuğun karıştığı ölüm vakasının kamuoyunda yarattığı büyük yankı, çocuk adalet sistemi üzerine tartışmaları yeniden gündeme taşıdı. Toplumun bir kesimi çocukların yetişkinler gibi yargılanmasını ve cezalandırılmasını talep ederken, uzmanlar bu tutumun hem bireysel hem toplumsal düzeyde derin yaralar açabileceği uyarısında bulunuyor.

SAĞLIK
Giriş Tarihi : 03-08-2025 07:17
Uzman Nesil Sezgi Yılmaz'dan Çocuk Adaletine Onarıcı Yaklaşım Çağrısı

Çocuk Gelişimi Uzmanı Nesil Sezgi Yılmaz, yaşanan olay üzerine yaptığı açıklamada, çocukların “suçlu” değil, ihmal ve dışlanmanın kurbanı olduğunu vurgulayarak, “Ceza değil, sorumluluk sistemi kurulmalı. Bir çocuk yalnız bırakılmasaydı, belki o ölüm hiç yaşanmayacaktı” dedi.

“Adaletin Temeli Öfke Değil, Gelişimsel Gerçekliktir”
Yılmaz, yaşanan her ağır olay karşısında yükselen toplumsal öfkenin anlaşılır olduğunu ancak hukukun duygularla değil, ilkelerle işlediğini belirtti. “Ağır bir suç işlenmiş olsa bile, çocuk hâlâ çocuktur. Yetişkin gibi cezalandırmak yalnızca öfkeyi tatmin eder, toplumu onarmaz” ifadelerini kullandı.

“Çocuklar Kötü Değil, Gelişimsel Olarak Savunmasızdır”
Tarihten bugüne çocukluk anlayışının değişimine dikkat çeken Yılmaz, çocukların nörolojik ve duygusal gelişimlerinin ancak ergenlik sonunda tamamlandığını söyledi. “Öfke, dışlanma veya korku karşısında ani tepki vermeleri, onların ‘kötü’ olduğunu değil, gelişimsel olarak desteğe ihtiyaç duyduklarını gösterir” dedi.

Yılmaz, Türkiye'nin de taraf olduğu 1989 Birleşmiş Milletler Çocuk Haklarına Dair Sözleşmesi uyarınca çocukların gelişim düzeyine göre değerlendirilmesi gerektiğini hatırlattı:

“Bu sözleşme, çocukların yetişkinler gibi yargılanmasını değil, gelişimsel ihtiyaçlarına uygun biçimde adaletin sağlanmasını öngörür.”

“Ceza Susturur, Ama İyileştirmez”
“Ceza gerçeği örter, iyileşmeyi değil, susturmayı getirir” diyen Yılmaz, çoğu çocuğun suça yönelmesinin arkasında travmalar, ihmal, aile içi şiddet ve yoksulluk gibi nedenlerin bulunduğunu belirtti.

“Bir çocuk eğer ihmal edilmişse, dışlanmışsa, şiddet görmüşse ve sonunda öğrendiği gibi tepki veriyorsa, bu bir suç değil, yardım çağrısıdır. Çocukları yalnızlaştırmak değil, sorumluluk alacak sistemler kurmak zorundayız.”

“Suçla Kimliği Birbirinden Ayırmak Gerekir”
Yılmaz, cezalandırmanın çocukların kendilerini “suçlu” kimliğiyle tanımlamasına neden olabileceğini belirterek şu uyarıyı yaptı:

“Cezaevinden çıkan bir çocuk, toplum tarafından etiketlendiği suç kimliğiyle geri döner. Oysa onarıcı adalet, çocuğa yaptığı davranış ile kimliği arasında ayrım yapmayı öğretir. Bu yaklaşım, hem mağdurun zararını gözetir hem de çocuğun yeniden topluma kazandırılmasını sağlar.”

“Çocukları Anlamadan Toplumu Koruyamayız”
Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı: “Bir annenin evladını kaybetmesi karşısında duyulan acıya ve öfkeye elbette saygı duyuyorum. Ancak çocukları anlamadan, onların yaşadıklarını görmeden adalet sağlanamaz. Cezalandırmakla değil, onarmakla hem bugünü hem geleceği kurtarabiliriz. Toplumun yarası ceza ile değil, anlayış ve sorumlulukla sarılır.”

İlyas GÜRİlyas GÜR

Editör

YORUMLAR
Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar