“Kim Milyoner Olmak İster?” adlı yarışmada “Türkçeye Rumcadan geçen “fesleğen” kelimesinin kökeninin anlamı nedir?” sorusu soruldu şıklar ise şu şekilde;
A: Başlık
B: Yıkamak
C: Kral
D: Sürtmek
“Fesleğen” kelimesi, Türkçeye Yunanca (Rumca) kökenli “basilikon” (βασιλικόν) kelimesinden geçmiştir. Yunanca’da “basileus” kelimesi “kral” anlamına gelir ve bu kökten türeyen “basilikon” ise “krallara ait, krala yakışır” anlamında kullanılmıştır. Bu da zamanla, hoş kokusu ve estetik görünümü nedeniyle “kraliyet bitkisi” anlamına gelen “fesleğen” ismini almıştır.
Tarihi ve Kültürel Bağlamda Fesleğen
Antik çağlarda fesleğen, sadece hoş kokusuyla değil, aynı zamanda kutsal kabul edilmesiyle de biliniyordu. Özellikle Akdeniz coğrafyasında, fesleğenin kraliyet bahçelerinde yetiştirildiği, hatta bazı kültürlerde manevi bir değere sahip olduğu düşünülüyordu.
Yunanca’daki bu anlam, sadece isim kökeniyle sınırlı kalmamış, aynı zamanda bu bitkinin tarih boyunca sahip olduğu değerle de örtüşmüştür. Bazı kaynaklarda, “kral bitkisi” ya da “asil bitki” olarak da anılan fesleğen, hem yemeklerde hem de dini ritüellerde kullanılmıştır.
Neden Diğer Şıklar Değil?
A: Başlık – Fesleğen kelimesiyle ya da kökeniyle doğrudan bir ilişki bulunmamaktadır.
B: Yıkamak – Bu anlam başka Yunanca fiillerle ilgilidir ancak “fesleğen” kelimesinin kökeniyle alakalı değildir.
D: Sürtmek – Bitkinin kullanımıyla ilgili olsa da etimolojik açıdan bağlantısızdır.
Kökeni Yunanca “kral” anlamına gelen “basileus” sözcüğüne dayanan bu kelime, dilimize geçmiş haliyle bile geçmişin izlerini taşımaktadır.
Neden “Krala Ait” Bir Bitki?
Efsanelere göre, fesleğen bitkisi krallara layık bir kokuya sahip olduğu için bu ismi almıştır. Bir başka rivayete göre ise, Antik Yunan’da kutsal veya özel anlamlar yüklenen bitkiler krallarla ilişkilendirilirdi. Bu yüzden “basilikos” (fesleğen), adeta “kraliyet otu” olarak görülürdü.
Zamanla bu kelime, Latincede “basilicum”, İtalyancada “basilico”, Fransızcada “basilic”, İngilizcede ise “basil” olarak kullanılmaya devam etti. Türkçeye ise muhtemelen Osmanlı döneminde Rumca aracılığıyla “fesleğen” şeklinde geçmiştir.
İlyas GÜR
Editör
















