Haber: Gülcan YILDIRIM
Ancak yapılan saha incelemeleri ve tüketici geri bildirimleri, özellikle kafeler, restoranlar, kahvehaneler, oteller, yemek salonları ve yolcu otobüsü mola tesisleri gibi toplu tüketim noktalarında servis edilen bazı çaylarda gıda boyası ve renklendirici maddelerin kullanıldığını ortaya koyuyor.
Toplu Tüketim Yerlerinde Dev Pazar
Türkiye’nin yıllık toplam kuru çay tüketimi 280–300 bin ton seviyesinde bulunuyor. Bunun yaklaşık %25–30’u toplu tüketim noktalarında tüketiliyor. Bu da yıllık 18–22 milyar bardak çayın yalnızca toplu tüketim yerlerinde servis edildiğini gösteriyor.
Özellikle büyük şehirlerdeki çay ocakları, ucuza sınırsız çay sunan yemek salonları, otobüs mola tesisleri, kahvehaneler, otel restoranları ve yüksek fiyatlı çay zincir kafeler, bu dev pazarın önemli bir bölümünü oluşturuyor.
Neden Boyalı Çay Tercih Ediliyor?
Ziraat Mühendisi Şener Bülbül, boyalı çay kullanımının sebeplerini şöyle açıklıyor: “Toplu tüketim noktalarında az çayla çok bardak çıkarma, daha koyu renk elde etme ve ‘demli çay’ algısı oluşturma gibi amaçlarla boyalı çay tercih ediliyor. Ayrıca parlak renk ile tüketici etkileniyor ve servis hızı artırılıyor.”
Bu yöntem özellikle yüksek hacimli işletmelerde yaygın olarak kullanılıyor.
Sağlık Üzerindeki Olası Olumsuz Etkiler
Boyalı veya renklendirici katkılar içeren çayların uzun süreli tüketimi ciddi riskler barındırıyor:
Karaciğer ve böbrek toksisitesi: Sentetik azo boyalar metabolize olurken toksik birikim oluşturabiliyor.
Sindirim sistemi bozuklukları: Mide yanması, reflü artışı ve bağırsak florasında dengesizlik görülebiliyor.
Metabolik etkiler: Bazı boyar maddeler glukoz metabolizmasını olumsuz etkileyerek insülin direncini artırabiliyor.
Alerjik reaksiyonlar: Astım benzeri solunum sorunları, kaşıntı ve döküntülere neden olabiliyor.
Kanserojen riskler: Uluslararası Kanser Araştırma Ajansı (IARC) bazı azo boyalarını potansiyel karsinojen olarak sınıflandırıyor.
Bu riskler, günlük olarak yüksek miktarda çay tüketen Türkiye halkı için özellikle önemli.
En Riskli İşletmeler
Boyalı çay kullanımının en çok görüldüğü işletme tipleri arasında kantinler, kalabalık kahvehaneler, otobüs mola tesisleri, hızlı servis sunan yemek salonları ve turistik otel restoranları yer alıyor. Ayrıca, bardak fiyatı 60–100 TL arasında olup maliyeti düşük çayları satışa sunan zincir kafelerde de boyalı çay kullanımı yaygın. Bu işletmelerin önemli bir kısmı düzenli analiz ve denetime tabi değil.
Çözüm Önerileri
Bülbül, olası sağlık risklerinin önüne geçmek için önerilerini şöyle sıralıyor:
Denetim sıklığının artırılması: Toplu tüketim yerlerinde hızlı test kitleriyle gıda boyası taraması yapılmalı.
Boyalı çay kullanan işletmelere yaptırım: Tüketiciyi yanıltma suçunun önüne geçilmeli.
Tüketicinin bilgilendirilmesi: Doğal çay ile boyalı çay arasındaki farklar kamuoyuna anlatılmalı.
Şeffaflık ve izlenebilirlik sistemi: İşletmelerin kullandığı çayın menşei ve kalitesi denetlenebilir olmalı.
Bütün bu olumsuzlukların yanı sıra, özellikle pahalı zincir kafelerde 60–100 TL arasında satılan çaylar, tüketicinin tepkisini artırıyor ve tercihleri hızla kahve pazarına kaydırıyor. Ancak kahve sektöründe de katkı maddesi kullanımından aromayla kaliteyi gizlemeye kadar birçok hileli uygulama bulunuyor.
Bu nedenle, hem çay hem kahve pazarında şeffaf, standartlara uygun ve denetlenebilir bir sistemin kurulması artık zorunlu hâle gelmiş durumda.
İlyas GÜR
Editör













