Muğla’da Ortaca Hayıt Cafe’de düzenlenen “Sermaye ve Doğa” konulu söyleşi, Sol Parti MYK üyesi Alper Taş, CHP İlçe Başkanı Mehmet Güzel, Sol Parti Ortaca Temsilcisi Hamit Daka, TKP İlçe Başkanı Gökan Budak, Hayıt Tiyatro grubu üyeleri ve çok sayıda yurttaşın katılımıyla yapıldı.
Programda konuşan Sol Parti MYK üyesi Alper Taş, doğal yaşam ve iklimin insanlar tarafından bozulduğuna işaret ederek, “Pandemi sürecini yaşadık. Peki, pandemiyi neden yaşadık? Çünkü doğayı ve doğal yaşamı bozduk. Virüsler adeta bize savaş açtı. Bakın, kokarca tehlikesini yaşıyoruz. Neden yaşıyoruz? Çünkü bu tehlike olmaktan çıktı, gerçek bir sorun haline dönüştü. Bunun sebebi, doğal yaşamı ve iklimi bozuyor olmamız. İşte bu nedenle bu tür sorunlarla karşı karşıya kalıyoruz. Doğa içinde de ekonomi içinde birleşmeliyiz” diye konuştu.
‘Memleketi uçuracaklarını söylemişlerdi ama ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler’
Türkiye’de yaşanan siyasal sorunlara da değinen Taş, ülkenin en temel sorununun “tek adam rejimi” olduğunu savunarak, “Biz SOL Parti olarak buradan açıkça ilan ediyoruz: Evet, Türkiye’nin bir bekâ meselesi vardır. Ama bu mesele iktidarın iddia ettiği gibi dış güçler, komplo teorileri ya da hayali düşmanlar değildir. Türkiye’nin gerçek beka meselesi, tek adam rejimidir. Bu rejim siyasal İslamcı bir rejimdir. 2018’de yürürlüğe girdiğinden beri ülkenin geleceğini yok etmiştir. Memleketi uçuracaklarını söylemişlerdi ama ülkeyi uçurumun kenarına getirdiler” ifadelerini kullandı.
‘Baskı, gözaltı ve tutuklamalarla tüm muhalifler cezalandırılmakta’
“CHP’li belediye başkanları başta olmak üzere baskı, gözaltı ve tutuklamalarla tüm muhalifler cezalandırılmakta” diyen Taş, şöyle konuştu:
“Yargı, hukuk, adalet ayaklar altına alınmaktadır. Demokrasi askıya alınmıştır. Antidemokratik uygulamalar genel kural haline gelmiştir. Kendileri gibi düşünmeyenlere karşı cadı avı başlatılmıştır. Ekonomi iflas ettirilmiş, zamlar ve vergilerle halka yüklenilmiştir. Ülkemize adeta örgütlü kötülük yayılıyor. Kurtuluş ellerimizdedir. Yeter ki isteyelim, yeter ki birleşelim.”
‘BD emperyalizminin kurduğu oyun, Türkiye’de iktidar tarafından sorgusuz sualsiz uygulanıyor’
Türkiye ekonomisinin karma ekonomiden serbest piyasa ekonomisine geçirildiği 24 ocak 1980 tarihli tarihi kararın halen uygulanması 45 yıldır bu ülkenin emekçilerini işsizliğe, yoksulluğa ve açlığa mahkum ettiğini söyleyen Taş, 12 Eylül askeri darbesine ilişkin, “O gün Kenan Evren ‘Ben ne yapacağım bu aydınlarla’ diyordu. Bugün de aynı anlayış Tayyip Erdoğan ve Devlet Bahçeli eliyle sürdürülüyor. Çünkü onlar aynı zihniyetin devamıdır. Hatırlayın, 12 Eylül gecesi CIA şefi ‘Bizim çocuklar başardı’ demişti. Bugün de ABD emperyalizminin kurduğu oyun, Türkiye’de iktidar tarafından sorgusuz sualsiz uygulanıyor” değerlendirmesini yaptı.
İktidarın, laikliği ve demokrasiyi yok saydığını dile getiren Taş, şöyle konuştu:
“Bu iktidar yeni bir rejim inşa etti. Bu rejimle laikliği yok saydılar, demokrasiyi ortadan kaldırdılar. Baskıyı ve zorbalığı artırdılar. İtiraz eden herkesin önüne duvarlar örmeye çalıştılar. Ama o duvarlar bize vız gelir! Nazım’ın dediği gibi: ‘O duvar, o duvar, nefsimize vız gelir, bize vız gelir!’ Biz meydanlarda olmaya, itiraz etmeye devam ediyoruz. Farklı siyasi görüşlerden olabiliriz, başka başka partilerden gelebiliriz. Ama öncelikli görevimiz hepimiz için birdir, bu rejimi yenmek. Bunun için birleşik bir halk hareketi yaratacağız. Bu hareket gençlerin öncülüğünde Saraçhane’de doğdu. Şimdi bu birlikteliği ülkenin dört bir yanına taşımak zorundayız. Gelin Tonya’da meclisimizi kuralım. Gelin yan yana, zalimlerin karşısına dikilelim.
Temiz, özgür ve insanca yaşamak istiyorsak yüzümüzü sola dönmeliyiz. Çünkü bu sahtekar siyasal İslamcılar yalnızca ülkenin kaynaklarını değil, halkın inancını da kirletiyor” diyen Taş, “Biz öyle bir Türkiye kuracağız ki: Kadınlar özgür olacak, devlet erkek devleti olmaktan çıkacak. Doğamız, ormanlarımız, sularımız yağmaya açılmayacak. Bu ülkenin müşterekleri sermayeye teslim edilmeyecek. Mehmet Cengizlere bu topraklar peşkeş çekilmeyecek. Tarih Mahirlere, Denizlere hak verdi. Onların söyledikleri bugün bir kez daha doğrulandı. Onları katledenleri tarih yerin dibine batırıyor, ama onların düşlerini tarih yüceltiyor. Gelin, o düşleri hep beraber büyütelim.”
İlyas GÜR
Editör
















