Yedi yaşında, ciddi hasta bir çocuk için senden sadece bir telefon açman istendi münfesif. Sadece ilgili servisi arayıp “durum nedir?” diye sorman… Bu kadar basit bir insanlık görevi sana neden bu kadar ağır geldi münfesif?
80 yaşından 10 yaşına kadar bir aile, senden gelecek bir haber için saatlerce, günlerce bekledi. Umutla, çaresizlikle, korkuyla… Ama sen sessiz kaldın. Bir başhekimin sessizliği bazen bir ailenin en büyük çaresizliği olur; bunu hiç düşündün mü?
Bu çocuğun ailesinin durumu sana anlatıldı, durumu biliyorsun. İnsanlıktan çıktın mı? Yoksa omuzundan mı tükürüyorsun? Sözde başhekim, koltuk işgal eden idareci.Tıbbi Merkezler ve Hizmetler
Evet, çocuğun o anda orada bulunan bir yakınına bilgi veriliyor ama diğer aile bireyleri hiçbir şey öğrenemiyor. İnsanlar sana ulaşıyor, senden yardım istiyor ama sen görmezden geliyorsun. Bu mu senin hekimlik anlayışın? Bu mu senin yöneticiliğin? Yoksa sen de mi “Brütüs” deyip AK Parti’yi Rize’de bitirmeye çalışıyorsun?Plajlar ve Adalar
Kimse senden özel ayrıcalık istemedi münfesif. Ne özel oda, ne özel tedavi ne de torpil… Sadece bilgi istendi. Sadece insanlık istendi. Ama sen en temel şeyi bile havandan çok gördün.
Bir hekim önce vicdanıyla anılır. Bir yönetici ise adaletiyle. Sen hangisiyle anılmak istiyorsun münfesif? Yoksa sahip olduğun soyadı, Ankara’daki bağlantıların seni bu kadar duyarsız, bu kadar ulaşılmaz mı yaptı? İnsanlara yukarıdan bakmayı mı öğretti?Tıbbi Merkezler ve Hizmetler
Hani var ya akraban, Rize’nin en iyi eğitim veren lisesinin idari kadrolarını dağıttıran; ondan mı bu gücü alıyorsun? Yoksa sen ve senin gibileri o koltuklara atayıp AK Parti’yi Rize’de bitirmek için bizzat elinizden geleni yapmaya mı çalışıyorsunuz?
Sayın Bakan Memişoğlu, Sayın Bakan Yardımcısı, Sayın Katmer; böyle halkı, hastayı umursamayan başhekimlerle mi çalışmak istiyorsunuz? Rize’de başhekimlik yapacak hiç mi doktor yoktu? İnsanlık duygusundan mahrum bu şahsı o kutsal koltuğa nasıl atadınız?
Güneysulu olmak bir ayrıcalık mı taşıyor? İnşallah bu şahsın atamasında sevdiğim, saydığım rektörüm sizin etkiniz olmamıştır. İnşallah… Araştırıyorum.
Unutma münfesif Dr. Kazdal, bu koltuklar kalıcı değil. Ama insanların yaşadığı acılar ve gördüğü muamele hafızalarda kalır. Bugün yüz çevirdiğin o insanlar yarın bu şehrin vicdanı olarak karşına çıkar.Plajlar ve Adalar
Ey başhekim… Bir gün sen de bir haber bekleyen tarafta olursan, işte o zaman bugünkü sessizliğinin ne demek olduğunu gerçekten anlarsın.
Yazıklar olsun.
Öyle de Ankara’dan gelen bürokratlarla sobanın başına mısır veya kestane patlatmakla o milletin koltuğuna oturamazsın, Kazdal.
Saygılarımla,
İlyas GÜR
Editör















