Yani, üniversite mezunu olduğu halde çalışamayan, evde oturan işsiz gençler...
O fotoğrafı da hatırlayınız lütfen!
Ankara Ulus Meydanı'nda Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan, Saadet Partisi Gençlik Kollarının Ankara Ulus Meydanı'nda düzenlediği "Ev Genci" eylemini ziyaret etmiş burada önemli açıklamalarda bulunmuştu.
Saadet Partisi Genel Başkanı Mahmut Arıkan,"Son açıklanan verilere göre Türkiye’de tam beş milyon ‘ev genci’ var. İktidara, politikalarına ve çaldığı umuda karşı gittikçe büyüyen sessiz bir çığlıktır. İktidar Türkiye’nin genç nüfusu azalıyor diyor, ama işsiz gençleri görmek istemiyor. Gençlere evlenin diyor ama açlık sınırının altında verdiği asgarî ücreti artırmaya yanaşmıyor" görüşlerini paylaşmıştı.
SEVİNDİREN GELİŞME: SAADET PARTİSİ'NİN BU ÇAĞRISINA OLUMLU KARŞILIK GELDİ!
Saadet Partisi'nin ev gençlerine yönelik bu çağrısı kamuoyunda geniş yankı buldu.
Ve aylar sonra da olsa bu çağrıya olumlu tepkiler gelmeye de başladı.
Bu tepkilerden biri İstanbul Ticaret Odası (İTO) Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Komitesi Başkanı Ebru Koralı'dan geldi.
Bu girişimin ayrıntılarına gelince;
Ev gençlerine yönelik yeni istihdam modeliyle 15–29 yaş arasındaki milyonlarca gencin iş gücüne katılması hedefleniyor.
Sosyal güvenlikten mesleki eğitime uzanan bu adım hem genç işsizliğini azaltmayı hem de ekonomiye kalıcı katkı sağlamayı amaçlıyor.
Hizmet sektörü, özellikle yiyecek-içecek alanı, gençler için hızlı istihdam fırsatları sunan başlıca alanlar arasında öne çıkıyor.
İstanbul Ticaret Odası Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Komitesi Başkanı Ebru Koralı, “Bu süreci gençler için gerçek bir meslek ve gelecek fırsatına dönüştürmek istiyoruz” diyor.
Türkiye’de ne eğitimde ne istihdamda yer alan, kamuoyunda “ev gençleri” olarak bilinen 15–29 yaş grubuna yönelik yeni istihdam modeli, milyonlarca gencin iş gücüne katılmasını hedefliyor.
İŞKUR koordinasyonunda hayata geçirilmesi planlanan model kapsamında, gençlerin çalışma karşılığında aylık bir gelir elde etmesi, sosyal güvenlik sistemine dahil olması ve mesleki beceriler kazanması amaçlanıyor.
Bu adımın, genç işsizliğinin azaltılmasının yanı sıra ekonomiye kalıcı ve sürdürülebilir bir katkı sunması bekleniyor.
Yaklaşık 5 milyon genci kapsayan bu potansiyelin ilk aşamada 3,5 milyonunun istihdama kazandırılması öngörülürken, model yalnızca kısa vadeli bir destek mekanizması olarak değil; üretim kapasitesini artıran, vergi tabanını genişleten ve gençlerin gelecek planlamasını güçlendiren yapısal bir dönüşüm olarak değerlendiriliyor.
İstanbul Ticaret Odası Restoran ve Yiyecek-İçecek Hizmetleri Komitesi, söz konusu modeli sahada karşılık bulabilecek önemli bir fırsat olarak görüyor.
Komite Başkanı Ebru Koralı, özellikle hizmet sektörünün gençler için hızlı adaptasyon, öğrenme ve meslek edinme imkânı sunduğuna dikkat çekerek, bu sürecin doğru kurgulanması halinde hem gençler hem de sektörler açısından güçlü bir kazanım meydana getireceğini vurguluyor.
Koralı, “Yiyecek-içecek sektörü, gençlerin kısa sürede meslek edinebileceği, kariyer basamaklarını net biçimde görebileceği alanların başında geliyor. İŞKUR’un ev gençlerine yönelik bu modelini son derece değerli buluyoruz. Doğru eğitim ve işbaşı destekleriyle bu süreci gençler için gerçek bir gelecek fırsatına dönüştürmek istiyoruz” değerlendirmesinde bulunuyor.
Uluslararası literatürde NEET olarak tanımlanan ev gençleri arasında üniversite mezunlarının oranının yüksek olması, eğitim ile iş gücü piyasası arasındaki uyumsuzluğu da görünür kılıyor.
Özellikle büyükşehirlerde artan yaşam maliyetleri ve başlangıç ücretlerinin sınırlı kalması, birçok genç için iş hayatına adım atmayı zorlaştırıyor.
Bu tablo hem ekonomik büyüme hem de sosyal denge açısından önemli riskler barındırıyor.
İstanbul Ticaret Odası Restoran, Yiyecek İçecek Hizmetleri Komitesi çatısı altında iş dünyasının bu süreçte aktif rol almaya hazır olduğunu belirten Koralı, “Restoran ve yiyecek-içecek işletmeleri; işbaşı eğitim programları, mesleki kurslar ve mentorluk desteğiyle gençleri hızla sektöre kazandırabilir. Bu alanda çalışmak isteyen tüm gençleri komitemizle iletişime geçmeye davet ediyoruz. Kapımız açık, desteğimiz hazır” ifadelerini kullanıyor.
Yeni istihdam modelinde iş gücü ihtiyaçlarının düzenli olarak güncellenmesi, işbaşı eğitimlerinin yaygınlaştırılması ve sigorta primlerinin bir kısmının kamu tarafından karşılanması öngörülüyor.
Bu yaklaşım, işveren üzerindeki maliyet baskısını azaltırken gençlerin sosyal güvenlik sistemine dahil olmasını da kolaylaştırıyor.
Ebru Koralı’ya göre bu adım, yalnızca bugünün istihdam ihtiyacına değil, Türkiye’nin uzun vadeli ekonomik ve toplumsal dengelerine de katkı sunacak bir çerçeve çiziyor:
“Bu hamle, gençler için yeni bir başlangıç, sektörler için nitelikli iş gücü, ekonomi için ise güçlü bir çarpan etkisi yaratma potansiyeli taşıyor.”
Bakalım bu alanda somut adımlar ne zaman atılmaya başlanacak? Takip edip göreceğiz...
İlyas GÜR
Editör

















