Haber Kenan Akyüz
Rize'de "50. Yıl Bakkalı" denildiğinde, birçok kişi için bu sadece bir alışveriş noktası değil; hatıraların, dostlukların ve şehrin değişen yüzünün canlı tanığı anlamına geliyor. 1973 yılında merhum babaları tarafından açılan bakkal, bugün ikinci kuşak temsilcileri Kerim ve Vehbi Katırcı kardeşlerin emeğiyle ayakta duruyor.
Rize'de adres tarif edilirken bazı yerler pusula gibidir. Yolu tarif eden de, dinleyen de bilir: "50. Yıl Bakkal’ının orada, karşısında, yanında" diye tarif edilen dükkan; yarım asrı aşan geçmişi, kapanmayan kepengi ve biriktirdiği insanlarla şehrin simgelerinden biri. Cumhuriyet Meydanı'na yakın bu küçük dükkân, yıllar içinde sadece bir bakkal değil, kentin ortak hafızasına dönüşmüş bir durak oldu. 1973'te, Cumhuriyet'in kuruluşunun 50. yılı kutlamalarının şehirde büyük bir hareketlilik oluşturduğu günlerde açılan bakkal, o günden bugüne "50. Yıl Bakkalı" adıyla anılıyor.
Bu hikâyenin bugünkü kahramanları Vehbi ve Kerim Katırcı kardeşler. Babalarından devraldıkları mesleği 53 yıldır ayakta tutan iki kardeş için bakkallık, zamanla bir işten öte bir yaşam tarzına dönüştü. Dürüstlükleri, düzgün kişilikleri ve yılların esnaflık terbiyesiyle müşterilerinin takdirini kazanan Katırcı kardeşler; bu bakkal sayesinde geçimlerini sağladı, yuvalarını kurdu, çocuklarını okutup büyüttü. En önemlisi; Kerim Katırcı’nın ifadesiyle "çok insan biriktirdi."
CUMHURİYET’İN 50. YILINDA DOĞAN İSİM
Bakkalın kuruluş hikâyesini anlatan bakkalın sahibi olan iki kardeşten küçük olanı Kerim Katırcı, 50. Yıl Bakkalı’ nın kuruluşunu anlatırken takvimi özellikle işaret ediyor: 1973. Çünkü o yıl, Cumhuriyet’in 50. yılıydı ve Türkiye’nin dört bir yanında olduğu gibi Rize’de de büyük etkinlikler yapılmış, şehre yeni mekânlar kazandırılmıştı.
Kerim Katırcı, "Bakkalımız 1973 yılında rahmetli babam tarafından açıldı. Burada daha önce başka birisi vardı. Babamın arkadaşıydı. Babam burayı ondan devraldı.1973'te Cumhuriyet'in kuruluşunun 50. yıl dönümü vardı. Çok büyük etkinlikler yapılıyordu. Bir sürü de mekân açılmıştı. Mesela 50. Yıl İlkokulu, 50. Yıl Blokları, 50. Yıl Yolu gibi isimler vardı. Hatta o zamanlar Rize'de 50. Yıl İlkokulu da vardı. Babamın arkadaşları ona '50. Yıl Bakkalı' ismini tavsiye ettiler. O da bakkalı '50. Yıl Bakkalı' adıyla açtı. Çok da güzel oldu" dedi.
RİZE'NİN MERKEZİNİN DE MERKEZİ
Piri Çelebi Mahallesi Adliye Caddesi No: 4/B adresinde bulunan dükkân, yıllar boyunca Rize'nin kalbinin attığı noktada yer aldı. Bakkalın bulunduğu çevre, geçmişte şehrin en kritik kurumlarına ev sahipliği yapıyordu. Jandarma Komutanlığı, Rize Valiliği, Adliye, Köy Hizmetleri İl Müdürlüğü, Sağlık Müdürlüğü ve Afet Müdürlüğü gibi birçok kurumun yanı başında olan dükkân, doğal olarak şehrin bürokratlarını ve halkını bir araya getiren bir buluşma noktası haline geldi.
Bakkal sayesinde birçok dostluklar kurduklarını belirten Kerim Katırcı, "Bugüne kadar bakkalımıza uğramayan belediye başkanı, il valisi, jandarma komutanı neredeyse olmamıştır. Hepsiyle bir merhabalığımız olmuştur" ifadelerini kullandı.
EKREM ORHON'DAN BUGÜNE
Rize'nin efsane belediye başkanlarından merhum Ekrem Orhon’ın da sık sık uğradığı bakkal, adeta açık hava sohbet alanı gibiydi. Ekrem Orhon'un bakkallarına sık sık uğradığını dile getiren Katırcı, "Merhum başkanımız Ekrem Orhan her sabah bize uğrardı. Akşamları yine gelir, kapıda oturur, halkla sohbet ederdi. Ekrem Orhon, babamla yıllar önce Sarıkamış'ta tanışmışlardı. Karşı tarafta otururdu. Her sabah bize uğrardı. Hatta arabasını çağıracağı zaman arkamızda itfaiye müdürlüğü vardı. Şoförü orada beklerdi. Adı Şeref'ti. Ben gidip ona haber verirdim. 'Şeref abi, Ekrem amca dükkanda sizi bekliyor' derdim. O da Ekrem amcayı gelip alırdı.O zamanlar 11-12 yaşlarındaydım. Valisi, emniyet müdürü, jandarma komutanı… Herkes burada bir araya gelirdi" diye konuştu.
"ÖMRÜMÜZ BU ÇEVREDE GEÇTİ"
Babalarının yanında işe başladıklarını söyleyen Vehbi Katırcı, "1973'te burası açıldı. Abim o sırada askere gitti. 2 yıl babam idare etti. 1975'te abim askerden geldi ve babamla birlikte çalışmaya başladı. Ben 1977'de ilkokul bire başladım. Okulumuz 50 metre ileride, evimiz 50 metre gerideydi. Hayatımız bu dükkanın etrafında geçti. Sabah okula giderdim, öğlen çıkar gelirdim abime yardım ederdim. Aradan yıllar geçti. Babamın arkadaşları şimdi benim de arkadaşım oldu. Şimdi belki yaşıtlarımdan çok babamın yaş grubundan arkadaşlarım var. Büyüklerle oturup kalkmak keyifli oluyor. Onlar da güler yüz arıyor. Böyle güzel dostluklar oluştu" dedi.
"KARDEŞLİKTEN ÖTE BİR ORTAKLIK"
Toplam dört kardeş olduklarını belirten Kerim Katırcı, bakkalın işletmesini ağabeyi Vehbi Katırcı ile birlikte yaptıklarını söyledi.
Vehbi Katırcı'nın kendisi için sadece bir ağabey değil, aynı zamanda en yakın dostu olduğunu söyleyen Kerim Katırcı, "Abim Vehbi Katırcı. Benim hayattaki en değerli varlığım. Çünkü abim, abim olmasından öte çok samimi arkadaşım. Çok samimi sırdaşım. Benim arkamdaki dağ. Bugüne kadar bana hiçbir konuda hayır dememiştir. Ben her şeyi ona sorarım. Ona danışırım. Hiçbir zaman 'hayır' dediğini hatırlamıyorum. Bir gün ona sormuşlar, 'niye hiç hayır demiyorsun'. O da demiş ki 'hayır diyeceğin bir soru sormadığı için hayır demiyorum ona'. Abi-kardeş güzel bir bağımız var. Bu güne kadar bir sorun yaşamadık. Abim 72 yaşında. Ben 55 yaşındayım. Aramızda 15 yaş fark var. Arada iki kız kardeşimiz var" şeklinde konuştu.
"BULUŞMA NOKTASI 50. YIL BAKKALI'YDI"
50. Yıl Bakkalı'nın buluşma noktası olduğunu belirten Katırcı, "Eskiler daha iyi bilir. Eskiden teknoloji gelişmemişti. Şimdiki gibi telefonla konum atılmıyordu. 'Arif’in kahvesinde buluşalım', '50. Yıl Bakkalı'nın önünde buluşalım', '50. Yıl Bakkalı'na bıraktım, oradan alırsın' denirdi. Bakkalımız bu anlamda bir buluşma noktasıydı. Bu gün hala aynı şekilde devam ediyor"
53 YILLIK HİKÂYE
Yıllar geçti. 50. Yıl Bakkalı bugün 2026’da 53 yılı geride bıraktı. Rize’nin plaka kodu da 53. Kerim Katırcı, bu tesadüfü gülümseyerek anlatıyor: "Evet, 53 yıl oldu. Geçen 53 yılda güzel paralar kazandık. Çocuklarımızı okuttuk. Allah’a şükür mütevazı bir şekilde her şeyimiz var. Ama hepsinden önemlisi çok insan biriktirdik. Çok güzel insanlar biriktirdik. Bugün nereye gidersek gidelim mutlaka tanıdık birine rastlıyoruz. Tanıdık birini gördüğümüzde yüzündeki tebessüm her şeye değer" şeklinde konuştu.
KEPENGİ KAPATAN TEK ŞEY: İKİ ACI
Açtıkları günden bu yana iki kez dükkanı kapattıklarını söyleyen Katırcı, "Yağmurda, çamurda, ihtilallerde… Her şartta açıktık. Hiç kapalı kalmadık. Sadece babamın ve annemin cenazesinde dükkanı kapattık. Onun dışında her zaman açıktık" diye konuştu.
"DARBE GÜNLERİNDE, SOKAĞA ÇIKMA YASAĞINDA ÖZEL İZİNLE AÇTIK"
Ülkenin zor dönemlerinde bile bakkalı açtıklarını belirten Katırcı, "12 Eylül döneminde de, nüfus sayımlarında da, sokağa çıkma yasağı olduğu zamanlarda da açıktık. Çünkü gazete satıyorduk. Hem özel izinliydik hem de açmak zorundaydık. Bir sürü abonemiz vardı. İl valisi, emniyet müdürü, belediye başkanı… Hepsinin gazete alması gerekiyordu. Evimiz zaten 10–20 metre mesafedeydi. Gelip açardık. Tabii özel izinle, devletin bize verdiği kartla açardık. Daha doğrusu, o kart sayesinde açmamıza izin verilirdi" ifadelerini kullandı.
"TANIMADIK YÜZ KALMADI"
Kerim Katırcı, yıllar içinde oluşan çevresini anlatırken aslında bakkalın "insan biriktirme" olduğunu söyleyerek, "Rize’de tanımadığım, tanışmadığım halktan kimse yok gibi. Daire amirlerinden yok gibi. Yaşım 55 oldu. Belki de çoğu sınıf ve okul arkadaşım Rize’nin birçok yerinde görev başında. Şu anki belediye başkanımız Rahmi Metin, benim ilk arkadaşım. Onların dükkanı iki dükkan ilerideydi. 6-7 yaşındayken beraber oynardık. Milli Parklar Bölge Müdürü Cüneyt Aloğlu ilkokul birden beri sınıf arkadaşım. Pazar Telekom Müdürü, önceki Telekom Müdürü, Ticaret İl Müdürü, Belediye Başkan Vekilleri… Hepsi arkadaşlarımız, dostlarımız. İnsanlarla iyi arkadaşlıklar kurduk, güzel bir sohbet ortamı oluştu. 50. Yıl Bakkalı denildiğinde herkesin bildiği bir yer" dedi.
"BAKKALLIĞIN ÖMRÜ AZALIYOR"
Zincir marketler, internet alışverişi ve yeni tüketim alışkanlıklarının bakkalları olumsuz etkilediğini ifade eden Katırcı, "Bugün 2026 yılı. 50 seneyi devirdik. Bundan sonra ne kadar daha gider bilmiyorum. Çünkü piyasalar, şartlar değişiyor. Zincir marketler çoğalıyor. Alışveriş alışkanlıkları değişiyor. İnternet alışverişi çıktı. Eskiden insanlar gıda almak için bakkala giderdi. Şimdi zincir marketlere ya da internete gidiyorlar. İnsanlar tuvalet kağıdını bile internetten alıyor. Bu ne demek? Alışveriş alışkanlıkları değişti. Ağır vergi yükü, ağır çalışma şartları bakkallığı yavaş yavaş bitiriyor. Zincir marketler fiyat avantajını kullanarak küçük esnafı zorluyor. Bakkallığın ömrü maalesef azalıyor" diye konuştu.
"BİZDEN SONRASI MUAMMA"
Katırcı kardeşler ikinci kuşak. Babalarının kurduğu dükkanı bugünlere taşıdılar.
Kendilerinden sonra bakkalı devam ettirecek kimsenin olmadığını ifade eden Katırcı, "Biz ikinci kuşak temsilcisiyiz. Babam burayı açtı. Abimle biz devam ettiriyoruz. Bizden sonra devam eder mi bilmiyorum. İki tane oğlum var. İkisi de mühendis olacaklar inşallah. Bu işi devam ettirmek bir yana, artık Rize’ye gelirler mi o da muamma. Hakkımızda hayırlısı" şeklinde konuştu.
RİZE'NİN SİMGESİ, BİR DÖNEMİN TANIKLIĞI
50. Yıl Bakkalı; bir dönemin buluşma cümlelerinde, bir dönemin gazete kokusunda, kapı önünde yapılan sohbetlerde, zor günlerde izin kağıdıyla açılan kepenklerde ve 53 yılın biriktirdiği insanlarda yaşıyor. Vehbi ve Kerim Katırcı kardeşler için bu dükkan; ekmek kapısı olmanın ötesinde, hayatın ta kendisi. Zincir marketlerin çoğaldığı, maliyetlerin arttığı, internet alışverişinin hayatı dönüştürdüğü bu dönemde bakkallık mesleği birçok yerde geriliyor. Bugün 53 yılı geride bırakan 50. Yıl Bakkalı için gelecek belirsiz olsa da geçmişi dimdik ayakta duruyor.
Kerim Katırcı’nın sözleriyle: "53 yıl geçti, farkında olmadan. Bundan sonra ne kadar gider bilmiyorum. Ama güzel günler geçti. Hakkımızda hayırlısı"...
İlyas GÜR
Editör
















