Haber: İlyas GÜR
Karadeniz’den başlayarak Türk denizleri ve Atlantik Okyanusu’nda çeşitli ekosistemlerde çalışan Aytan, “Bir plastik kapanında yaşıyoruz” diyerek dünyanın en ücra noktalarına kadar ulaşan plastik tehdidine dikkat çekti.
“Plastikler sınır tanımıyor; Himalayalardan Antarktika’ya kadar ulaşıyor”
Prof. Dr. Aytan, modern yaşamda fark edilmeden üretilen plastiklerin çevresel dolaşımının sınır tanımadığını vurguladı:
“Gördüğümüz plastik objeler buzdağının sadece görünen yüzü. Duvar boyalarından yer döşemelerine, sentetik tekstilden temizlik ürünlerine kadar her şey plastik. Bunlar aşındıkça mikro ve nanopartiküllere dönüşüyor, atmosfere karışıyor ve dünyanın dört bir yanına taşınıyor.”
Aytan, yapılan bilimsel çalışmaların Himalayalar'da yeni yağan karların içinde bile mikroplastik tespit edildiğini, bu nedenle kıtalar arası dolaşımın artık bilimsel gerçeklik olduğunu ifade etti.
“Antarktika’ya kadar uzandık: Dünyanın kara kutusunda bile plastik var mı görmek istedik”
1950’lerde başlayan plastik üretiminin bugün 400 milyon tonu aştığını belirten Aytan, en uzak ekosistemlerde bile plastik birikimi olduğuna dair verilerin kendilerini Antarktika araştırmasına yönlendirdiğini söyledi:
“Antarktika, insan etkisinin en az olduğu ‘dünyanın kara kutusu’ diyebileceğimiz bir ekosistem. Mikroplastikler burada da var mı, hangi kaynaklardan geliyor, nasıl dağılıyor görmek çok önemliydi.”
Aytan, Türkiye’nin Antarktika’da yayınlanan ilk mikroplastik araştırmasının 2018’de kendi ekipleri tarafından yapıldığını, denizle teması olmayan buzul göllerinin dip çamurunda bile mikroplastik bulduklarını hatırlattı:
“Bu, 1950’lerden beri havaya karışan mikroplastiklerin buzulda birikmesi ve erimeyle göllere taşınması demek. Yani bugün yürürken ayakkabınızın altından kopan plastik parçacığı bile oraya ulaşabiliyor.”
Sentetik tekstil en büyük gizli kaynak: “Ev tozunun %90’ı plastik”
Prof. Aytan, görünmeyen kaynaklara dikkat çekerek, sentetik kıyafetlerden kopan mikro liflerin hem iç mekânlarda hem atmosferde büyük bir kirlilik oluşturduğunu belirtti:
“Ev tozu dediğimiz şeyin %90’ından fazlası plastik. Biz otururken bile üzerimizden havaya lifler karışıyor. Antarktika’da bulduğumuz mikroplastiklerin büyük çoğunluğunun tekstil kaynaklı olması bunun en somut kanıtı.”
Zorlu yolculuk: “Beş uçuş, belirsiz sefer ve -2 derecede çalışma”
Türkiye’den Antarktika’ya uzanan yolculuğunu da anlatan Aytan, bilimin arka planındaki zorlukları paylaştı:
Trabzon’dan başlayan beş uçuşluk uzun yolculuk
Güney Amerika’nın güney ucu Punto Arenas’ta saatlerce hava koşulunu bekleyen belirsiz sefer sistemi
King George Adası’ndaki stabilize piste iniş
Şili bandıralı Betanzos araştırma gemisi ile bir haftalık deniz yolculuğu
Tipi, fırtına ve 130 km/s rüzgârlarla mücadele
Zodyak botlarla -2 derecede örnekleme çalışmaları
Hipotermi riskiyle karşı karşıya kalınan anlar
“Bazı günler bir tipide saatlerce ekip arkadaşlarımızı bekledik. Ben birkaç kez hipotermi sınırından döndüm. Ama bilimsel çalışma motivasyonumuz çok yüksekti.”
“Antarktika’da bile Karadeniz kadar mikroplastik bulduk”
Seferde alınan örneklerin analizinde çıkan sonuçlar ise düşündürücü:
“Öğrencilerimin dediği gibi, hiçbirimiz Antarktika’da bu kadar fazla plastik bulacağımızı düşünmemiştik. Karadeniz’de örneklediğim miktara yakın yoğunlukta mikroplastik bulduk.”
Aytan, özellikle yeni yağan kar, yüzey suyu, deniz bentik çamuru ve canlı örneklerinde mikroplastik tespit ettiklerini vurguladı.
“Bu sadece çevre kirliliği değil; iklim krizinin de bir parçası”
Plastiğin sadece kirletici değil, aynı zamanda iklim değişikliğinin gizli tetikleyicilerinden biri olduğuna dikkat çeken Aytan:
“Plastikler üretim süreçlerinde toksik kimyasallar içeriyor. Ayrıca iklim değişikliğiyle ilişkileri çok güçlü. Antarktika iklim değişikliğinin en net gözlendiği ekosistemlerden biri. Oraya ulaşan her plastik, üzerindeki kimyasallarla canlılara zarar veriyor.”
“Balinalar, penguenler, foklar… Bir masal gibi ama büyük bir uyarı gibi”
Bilimsel çalışmalarının yanı sıra Antarktika’nın doğasına dair benzersiz deneyimlerini de paylaşan Prof. Aytan:
Zodyak botun altından geçen balinalar
Yüzlerce penguen gözlemi
Buzulların arasında ilerlerken duyulan nefes sesleri
Buzulların kopmasıyla bir anda “buz denizi” üzerinde kalmak
“Orası bir simülasyon gibi. Enerjisi, manyetik alanı, sessizliği bambaşka. Ama aynı zamanda bize şunu söylüyor: İnsan etkisi dünyanın en uzak köşesine bile ulaşmış durumda.”
“Türkiye, mikroplastik araştırmalarında öncü olabilir”
Prof. Dr. Ülgen Aytan, RTEÜ bünyesinde kurduğu Mikroplastik Araştırma Grubunun 2013’ten beri Türkiye’de öncü çalışmalar yürüttüğünü belirterek: “Ulusal ve uluslararası birçok üniversiteyle ortak projeler yürütüyoruz. TÜBİTAK ve Avrupa destekli çalışmalarımız var. Hem araştırma hem farkındalık hem eğitim anlamında önemli bir misyon üstleniyoruz.”
“Mesleki hayatımın en değerli hediyesi”
Aytan, seferin kendisi için bilimsel olduğu kadar kişisel anlamda da dönüm noktası olduğunu ifade etti: “Raif hocamız beni bu yolculuğa cesaretlendirdi. Bana göre hayatımda kendime verebileceğim en güzel hediyeydi. Her anı mucize gibiydi.”
İlyas GÜR
Editör













