Mahkemelerin Kararları Yok Sayıldı
Çimento şirketinin daha önce sunduğu 1. ve 2. ÇED raporları sırasıyla 2015 ve 2023 yıllarında iptal edilmiş, Danıştay da bu kararları onamıştı. Ancak Çevre Bakanlığı, iptal edilen 2.ÇED raporunu 2009/7 sayılı genelge kapsamında yeniden değerlendirmeye alarak "revize" ederek üçüncü kez onayladı. Çevreciler bu uygulamanın hukuksuz olduğunu savunuyor.
203 Bin Ağaç Kesilecek, Zeytinlikler Yok Sayıldı
Yeni onaylanan 3.ÇED raporuyla 3.958 dönümlük alan – bunun 3.782 dönümü orman – çimento üretimi için feda edilecek. Projede 203.000 ağacın kesileceği öngörülüyor. Ayrıca, 3 km yarıçaplı alanda bulunan 13 parsel tescilli zeytinlik ile 178 parsel zeytinlik tarla da proje dışında bırakıldı.
Tarım, Su ve Yaşam Alanları Tehlikede
Bölgedeki Deştin Çayı, Bayır Barajı, Kazan Göleti ve Muğla’nın içme suyu kaynakları da projeyle ciddi tehdit altında. Deştin ve çevresinde yaşayan halk, hem geçim kaynaklarını hem de sağlıklı yaşam haklarını kaybetme riskiyle karşı karşıya.
Toplumun Geniş Kesiminden Ortak Dava
Muğla Büyükşehir Belediyesi’nin ardından 43 kişi ve 12 demokratik kitle örgütü de 3.ÇED Olumlu kararının iptali için dava açtı. Davacı kurumlar arasında Deştin Tarımsal Kalkınma Kooperatifi, Muğla Barosu, Türk Tabipler Birliği, TMMOB’a bağlı çeşitli mühendis odaları ve çevre dernekleri bulunuyor.
“Boyun Eğmeyeceğiz”
Deştin Çevre Platformu, Bayır Çevre Komitesi ve MUÇEP Merkez İlçe Meclisi tarafından yapılan ortak açıklamada, çimento şirketi ile bakanlık arasındaki iş birliğine karşı direnişin süreceği vurgulandı. Açıklamada, “Mahkeme kararlarının, halkın itirazlarının, zeytinliklerin ve ormanların yok sayılmasına sessiz kalmayacağız. Bu proje tamamlanmadan durmayacağız. Muğlalılar olarak çimentocu şirket Muğla’yı terk edene kadar mücadelemiz sürecektir,” denildi.
Ayrıca, TBMM’den geçen ve kamuoyunda tartışma yaratan “Torba Maden Yasası”nın doğa ve yaşam alanlarına yeni saldırılara zemin hazırlayacağı belirtilerek, toplumsal mücadele çağrısı yapıldı.
İlyas GÜR
Editör
















