Futbol tarihine adını altın harflerle yazdıran Lucescu, son olarak Romanya Milli Takımı’nın başında Türkiye’ye karşı oynanan maçta kulübede yer almıştı. Bu karşılaşma, aynı zamanda onun teknik direktörlük kariyerindeki son resmi maçı oldu.
Türkiye’de iz bırakan kariyer
2000 yılında Galatasaray’ın başına geçerek Türkiye macerasına başlayan Lucescu, göreve geldikten kısa süre sonra Real Madrid karşısında kazanılan zaferle UEFA Süper Kupa’yı müzeye götürdü. Sarı-kırmızılı ekipte lig şampiyonluğu yaşayarak kulübe üçüncü yıldızı kazandırdı ve takımı UEFA Champions League’de çeyrek finale taşıdı.
Daha sonra Beşiktaş’ın başına geçen tecrübeli teknik adam, siyah-beyazlı kulübün 100. yılında kazanılan şampiyonluğun mimarı oldu. Ayrıca Beşiktaş’ı UEFA Cup’ta çeyrek finale taşımayı başardı.
Avrupa’daki büyük başarılar
Lucescu’nun en uzun soluklu ve başarılı dönemlerinden biri Shakhtar Donetsk ile geçti. Ukrayna temsilcisiyle 8 lig şampiyonluğu kazanan Lucescu, 2009 yılında İstanbul’da oynanan finalde UEFA Kupası’nı kazanarak kariyerinin zirvelerinden birine ulaştı. Daha sonra Dynamo Kyiv ile de önemli başarılara imza attı.
Türk Milli Takımı ve son dönem
2017 yılında Türkiye Millî Futbol Takımı’nın başına geçen Lucescu, ay-yıldızlı ekibi 17 maçta yönetti. Bu görev, onun Türkiye ile bağının ne kadar güçlü olduğunu bir kez daha ortaya koydu.
Futbolun entelektüel yüzü
Yarım asra yaklaşan teknik direktörlük kariyerinde 35 kupa kazanan Lucescu, bu alanda Sir Alex Ferguson ve Pep Guardiola’nın ardından en çok kupa kazanan teknik direktörlerden biri olarak tarihe geçti.
Sadece saha içindeki başarılarıyla değil, kültürel yaklaşımıyla da tanınan Lucescu; futbolcularını kitap okumaya, tiyatroya gitmeye ve eğitim almaya teşvik eden vizyoner bir isimdi.
Futbol dünyasında derin izler bırakan Mircea Lucescu’nun vefatı, onu tanıyan herkes için büyük bir kayıp olarak değerlendiriliyor.
İlyas GÜR
Editör










