Yabancılara tanınan hak Kürtlere tanınmıyor!
Sağlık Bakanlığı’nın uygulamasına 5 yabancı dil eklendiğini belirten Gergerlioğlu, “E-Reçetem sistemine İngilizce, Almanca, Arapça, Fransızca ve Rusça olmak üzere 5 yabancı dil eklendi fakat bir dil unutuldu! 30 milyona yakın Kürt vatandaş var Türkiye’de ve Kürtçe’nin eklenmesi ihmal edildi veyahut da gerekli görülmedi! Ne derseniz deyin milyonlarca vatandaşımızın ana dili olan Kürtçe E-Reçetem sistemine eklenmedi! Bu konuda vatandaşların büyük tepkisi var ve onların tepkilerini buradan gündeme getiriyoruz. Turistler ve yabancı uyruklu hastalar için ihtiyaç duyulmuş. Peki kendi vatandaşın için niye Kürtçe eklenmesi gerektiğini düşünmüyorsun? T.C. Kimlik Numarası eklendiğinde Türkçe’den başka bir dilde işlem görülmüyor ama bu ülkede Kürtçe anadili olan 30 milyona yakın insan var. Kürt vatandaşlara soruyoruz, diyorlar ki “Ya bari turist olsaydık. Güya vatandaşız ama yabancıya tanınan hak anadilimiz olan Kürtçe’ye tanınmıyor, turiste tanınıyor. Bunu kabul edemiyoruz.” diyorlar! Devlet Millet bütünleşmesi konusunda önemli hatalar olduğu söylenir, bunların giderilmesi yerine devam ettirilmesi tercih ediliyor. Milyonlarca Kürt’ü kazanmak, onların haklarını teslim etmek yerine Kürtçe’yi hayattan uzaklaştırmayı tercih ediliyolar. Sağlık Bakanı bir açıklama yapmış ve yabancı diller konusunda ırkçı bir yaklaşımda bulunan bir anlayışa cevap vermiş ama niye Kürtçe yok sorusuna cevap vermemiş! Sayın Sağlık Bakanı’na sesleniyoruz; milyonlarca vatandaş 5 dilin yanı sıra Kürtçe’nin neden eklenmediğini soruyor! Sen asıl buna cevap ver!” İfadelerini kullandı.
Türkiye’de inanılmaz hadiseler yaşanıyor ve bitmek bilmiyor
Hak ihlallerinin bitmediğini, Türkiye cezaevlerinin haksızlık ve hukuksuzluk ürettiğini vurgulayan Gergerlioğlu, “Adalet Bakanlığı denilen Zulümat Bakanlığı buna engel olmuyor, aksine bunun devamını sağlıyor. 86 yaşındaki Mustafa Said Türk yatalak ve ağır hasta. Bu kişi evde bakım hastası iken 24 gün hastanede tutuldu. 24 günde 20 kilogram zayıfladı. Vücudu yara bere içinde kaldı, yattığı yataktan düştü, yerde döşek üstünde yatmak zorunda kaldı. Biz bu konuda çok uyarılar yapmamıza rağmen maalesef adeta insanlığa karşı suç işlendi. Bakın 86 yaşındaki bir hastanın infaz erteleme alması gerektiğini açıkça defalarca söyledik. Buna rağmen Menemen R Cezaevi’ne attılar. Menemen R Cezaevi’ne gittim ve hastanın cezaevinden, hastaneye nakledildiğini öğrendik. Çünkü O, cezaevinde durabilecek bir hasta değildi. Ardından infaz erteleme aldı fakat bu süreç 24 gün boyunca Mustafa Said Türk’e işkenceye dönüştü. Resmen işkence, eziyet çektirildi. Sırtında yara bere izleri oluşmuş durumda, perişan durumdaki bir insanı görüyorsunuz. Mustafa Said Türk’ün bu durumunu Sağlık Bakanı’na gösteriyorum, Adalet Bakanı Sn. Yılmaz Tunç’a gösteriyorum bu rezalet nedir? 86 yaşında yatalak bir insani sedye ile cezaevine götürme rezaletini nasıl işlediniz? Biz size bu insan cezaevine götürülmez, infaz erteleme verilmesi gerekir dedik, dinlemediniz. 86 yaşındaki yatalak adamı tutup cezaevine götürdünüz. Bunun için doktor olmanıza gerek var mı? Ama insafsız, vicdansız insanlar cezaevinde kalabilir raporu verdi. Bir hekim olarak utanıyorum, utanç duyuyorum. Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu’ndan utanç duyuyorum. Hastane Başhekimini defalarca aradık telefondan kaçıyor, hastane doktorları Sağlık Kurulu’nda bu hastanın, cezaevinde yatabileceğine karar verdi! Böyle bir rezalet başka bir yerde görülmedi! Ne oldu biliyor musunuz? Bizim tüm uyarılarımıza rağmen bu rapor verildi, ardından bu kişi cezaevine yattı, 24 günde 20 kilogram zayıfladı, cezaevinde duramadı, yoğun bakımlara kaldırıldı, Menemen Devlet Hastanesi’ne götürüldü, Yeşilyurt Devlet Hastanesi’ne götürüldü, İstanbul Adli Tıp Kurumu’na götürüldü perişan oldu. Vücudu yara bere izleri ile doldu en sonunda Adli Tıp Kurumu dedi ki: “Mustafa Said Türk infaz erteleme alabilir.” İnsanların elinden son anda kurtuldu, canını son anda kurtardı Mustafa Said Türk. Sağlık Bakanı yok mudur bu ülkede? Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi Başhekimi niye telefonlarımızdan kaçıyor? Bu nasıl bir skandal rapordur? Adli Tıp Kurumu sonunda bir karar verdi ama bu insan bir sürü işkence çekti. Böyle bir rezalet olabilir mi? Biz bu raporların nasıl verildiğini de biliyoruz! İktidarın emriyle veya iktidardan çekinme ile siyasi mahpuslara verilen bu acımasız cezalar! Bakın şu durumda yatan bir hastaya cezaevinde kalabilir raporu veriyorsunuz insanlığınızdan utanın, Manisa Merkez Efendi Devlet Hastanesi doktorları! Ayıptır ya, sonunda Adli Tıp Kurumu’ndan yanlıştan dönüldü ama bu insan sizin yüzünüzden işkence çekti hiç mi vicdanınız sızlamıyor! Bu nasıl bir rezalettir! Hasta mahpusların çektiği çileler nedir bir milletvekili olarak millet adına soruyorum; bu rezaletler neden yaşanmıştır? Biz bütün bunların şahidiyiz ve Sağlık Bakanlığı’na Adalet Bakanlığı’na bu rezaleti soruyoruz! Bu nasıl bir rezalettir bu nasıl bir skandaldır? Sizin babanız yok mu? Dedeniz yok mu? 86 yaşında yatalak beyin felci geçirmiş, saymak ile bitmeyecek sağlık sorunları olan bir hastayı nasıl olur da cezaevine atarsınız? İnanılmaz hadiseler yaşanıyor Türkiye’de ve bitmiyor!” şeklinde konuştu.
Gözlem kurulları suç işliyor
2021’den bu yana 313 tutuklunun tahliyesinin engellendiğini İnsan Hakları Derneği’nin son açıklamasından öğrendiklerini söyleyen Gergerlioğlu, “Anayasa’ya aykırı olan yönetmeliğin yürütmesinin durdurulmasını istemiş İHD, biz de bunu yıllardır istiyoruz. 1 Ocak 2021 itibariyle yürürlükte olan bir yönetmelik var. Bu yönetmelik denetimli serbestlikleri ve şartlı tahliyeleri yokuşa sürüyor. Birçok cezaevini ziyaret ediyorum ve oralarda en büyük sorunun bu yönetmelik nedeniyle yokuşa sürülen denetimli serbestlikler ve şartlı tahliyeler olduğunu görüyorum. Normal insanları bu şekilde cezaevinden çıkartmıyorlar. Onların yanı sıra ağır hasta yaşlı insanlar da var bunların arasında ve cezaevinde tutulmaya zulmen devam ediliyor. Gözlem Kurulları suç işliyor! Keyfi ve soyut kararlar veriyor. Kendi kafasına göre mahkeme yapıyor, ikinci mahkeme yapıyor. Memleketin mahkemeleri belli arkadaşlar gözlem kurulu diye mahkeme yeri mi var? Adamın mahkumiyeti bitmiş bir daha soruyor; “Şu terör örgütünde misin? Şu kişi hakkında ne düşünüyorsun? Senin dışarıda toplum arasında yaşayacağına kanaat getirmedik salmıyorum seni. 6 ay, 1 sene göndermiyorum seni.” Bu ne keyfiyettir! Nasıl bir keyfiyetle bu yönetmelikle bu idarecilere bu yetkiler veriliyor? Binlerce vaka sayıyoruz her gün burada fakat hukuksuzluklar bitmiyor.” dedi.
İlyas GÜR
Editör

















