Konukçu, Şişli Belediyesi’nde kayyım yönetiminin “halkın iradesini yok saydığını, belediyeyi siyasi tasfiye merkezine dönüştürdüğünü ve belediye emekçilerinin haklarına topyekûn saldırı başlattığını” belirtti. Belediyede çalışan işçilerin maaşlarının eksik yatırılması, mesai ve ikramiyelerin ödenmemesi, toplu iş sözleşmesinden doğan hakların gasp edilmesi gibi uygulamaların sistematik hale geldiğini ifade eden Konukçu, hukuksuzluklara karşı direniş gösteren işçilerin işten çıkarıldığını vurguladı.
Kayyım Yönetiminin İşçileri Hedef Aldığı İddiası
Konukçu’nun açıklamasına göre;
Cumartesi-Pazar izinlerinin “tasarruf tedbirleri” gerekçe gösterilerek hafta içine kaydırılmasına karşı çıkan,
Yasal haklarını korumak için dava açan,
Mesai saatleri dışında siyasi bir parti etkinliğine katılan,
Taşyapı'nın “Şişli’nin Kanal İstanbul’u” olarak anılan proje toplantısına katılan şehir plancıları
toplam 9 işçi, kayyım yönetimi tarafından işten çıkarıldı.
Konukçu, bu işten çıkarmaların hukuki değil siyasi nitelikte olduğunu belirterek, işçilerin fotoğraflarının belediye binası girişine asılarak “yasaklı” ilan edilmesini “12 Eylül karanlığını hatırlatan antidemokratik bir uygulama” sözleriyle değerlendiren DİSK/Genel-İş üyesi işçilerin çağrılarına da dikkat çekti.
“Sendikal Hakları ve Özel Hayat Özgürlüğü İhlal Ediliyor”
Milletvekili Konukçu, işçilerin salt hak arama eylemleri, sendikal faaliyetleri veya siyasi toplantılara katılımları gerekçe gösterilerek işten çıkarılmasının anlamlı bir saldırı olduğunu vurguladı.
Bu uygulamaların, Anayasa’nın 51. maddesi, ILO’nun 87 ve 98 sayılı sözleşmeleri ve demokratik belediyecilik ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti.
Bakan Işıkhan’a Yöneltilen 11 Soru
Konukçu’nun Bakan Işıkhan’ın yazılı olarak yanıtlamasını istediği sorular şunlar:
Şişli Belediyesi’nde kayyım yönetimi döneminde kaç işçinin iş akdi feshedildi? Bu fesihlerin gerekçeleri nelerdir? İlgili kurumlara usulüne uygun bildirim yapılmış mıdır?
Personel fazlalığı gerekçesiyle çıkarılan işçilerin yerine yeni personel alımı yapıldı mı? Yapıldıysa hangi kriterlerle?
Bazı işçilerin dava açtıkları, mahalle toplantısına veya siyasi etkinliklere katıldıkları için işten çıkarıldığı iddiaları doğru mudur? Bu kararların yasal dayanağı nedir?
Kayyım yönetimine karşı hukuki yollara başvuran işçilerin işten çıkarılması “yargı düşmanlığı” değil midir?
Liyakatli şehir plancılarının işten çıkarılması, rant odaklı projelere direnç göstermemeleri için verilen bir talimat mıdır?
İşten çıkarmalar, Türkiye’nin taraf olduğu ILO sözleşmelerine uygun mudur?
Aynı belediyede mesai saatleri içinde iktidar partisi etkinliklerine katılan personel olup olmadığı araştırılmış mıdır?
Hafta tatili uygulamasının kaldırılması, servislerin kısıtlanması ve maaş/ikramiye ödemelerindeki gecikmelerin gerekçesi nedir?
Bakanlık, işçilerin siyasi görüşleri ve sendikal faaliyetleri nedeniyle işten çıkarılmasını onaylamakta mıdır? Hak ihlalleriyle ilgili inceleme başlatılmış mıdır?
İşten çıkarılan işçilerin işe iadesi için Bakanlığınız bir girişimde bulunacak mıdır?
Belediyede uygulanan bu politikalarla işçilerin ekonomik ve sosyal olarak çökertilmek istendiği iddialarına yanıtınız nedir?
“Belediyeler Halk İçin Var, Emekçinin Hakkını Korumalıdır”
Kezban Konukçu, açıklamasının sonunda kayyım yönetimini “rant projelerine boyun eğen, hukuku yok sayan bir yönetim anlayışı” ile suçlayarak, emekçilerin örgütlü mücadelesine destek verdiğini belirtti.
Konukçu, Şişli’de yaşananların yalnızca bir işçilik meselesi değil, aynı zamanda “demokrasi, hukuk ve yerel yönetim anlayışı sorunu” olduğunu vurguladı.
İlyas GÜR
Editör
















