Dev Emekli-Sen üyeleri, Ankara'da bugün yapılacak miting öncesi, sloganlarla Cumhuriyet Meydanı’na yürüdü. Burada konuşan Genel Sekreter Fikri Kalender, şunları söyledi:
"Aralık ayı, milyonlarca emekçi ve emekli için bir sonraki yılın ‘insan onuruna yakışır bir yaşam mı yoksa hayatta kalma mücadelesi mi olacağının belirlendiği kritik bir kavşaktır.
Emeklinin ve emekçinin sofrasındaki ekmek daha da küçülüyor. Yılbaşında 'resmi enflasyon' adı altında açıklanacak olan oranlar, emeklinin mutfağındaki yangını söndürmekten uzaktır. TÜİK'in masa başında takla attırdığı rakamlar emekçinin cebine girmeden her geçen gün çalınan refah payıdır. En düşük emekli aylığı olan 16 bin 881 lira. İktidarın 'enflasyona ezdirmedik' diye övündüğü bu rakam asgari ücretin yüzde 24, açlık sınırının ise yüzde 43 altındadır. Yani bir emeklinin sadece mutfak masrafını karşılayabilmesi için bile aylığın iki katına çıkartılması gerekmektedir. Emekliden bu sefalet ücretiyle barınması, beslenmesi, ısınması ve insanca yaşaması beklenmektedir. Bu sistematik bir yoksullaştırma politikasıdır.
Asgari ücret ve emekli aylıkları yoksulluk sınırı esas alınarak belirlenmelidir! Konfederasyonumuz DİSK’in ısrarla vurguladığı gibi; asgari ücret bir geçim ücretidir. En az yoksulluk sınırının yarısı düzeyinde belirlenmelidir. Emeklilerin kaderi de işçi sınıfının kaderinden ayrı değildir.
"En düşük emekli aylığı asgari ücrete eşitlenmelidir"
Hazine yardımıyla, kök aylık aldatmacalarıyla yamalanan bu ucube sisteme son verilmelidir. Bugün 16 bin 881 lira olan en düşük emekli aylığı, derhal asgari ücret seviyesine yükseltilmelidir. Emekliyi, asgari ücretin bile altında yaşamaya mahkûm etmek, 'siz artık yurttaş değilsiniz' demektir. Bu ayrımcılığı reddediyoruz. Emeklilerin sendikal hakları önündeki engeller kaldırılmalıdır. Avrupa'da ve dünyada olduğu gibi, Türkiye'de de emekliler kendi kaderlerini tayin etme hakkına sahiptir. DEV Emekli-Sen olarak, toplu sözleşme masasında yerimizi alana kadar mücadelemiz sürecektir. Emeklilik haktır, sendika haktır. Kaynak yok diyenlere sesleniyoruz; bize 'bütçede yer yok, kaynak yok' diyenler dönüp sermayeye sağladıkları vergi aflarına, garanti ödemelerine ve şatafatlı harcamalarına baksınlar."
İlyas GÜR
Editör
















