Yıllar içinde tam 11 yakınını kaybettiğini dile getiren kadın, “11 kişiyi toprağa verdim… bir ben kaldım. Torunlarım var, başka kimsem yok,” sözleriyle yaşadığı derin yalnızlığı anlatıyor. Küçük yayla evinde hayvancılıkla geçimini sağlayan kadın, zaman zaman elektriğin ve internetin bile zor ulaştığı bu yükseklikte, doğa ile iç içe mütevazı bir yaşam sürdürüyor.
“Kimsem yok… Sadece torunlarım var, yeter bana,” diyen kadının bu sözleri, Anadolu kadınının güçlü ve gururlu sesini bir kez daha hatırlatıyor. Ne bir şikayet ne de serzeniş dile getiriyor; sadece doğa, emek ve torun sevgisiyle dolu bir hayat sürüyor.
Kadıralak Yaylası’nın kartpostalları andıran manzarasının ardında saklı bu hikâye, yaylaların yalnızca doğal güzellikleriyle değil, barındırdığı derin insan hikâyeleriyle de anlam kazandığını gözler önüne seriyor.
İlyas GÜR
Editör

















