İYİ Parti Genel Sekreteri Osman Ertürk, Rize’de partisinin düzenlediği istişare toplantısında yaptığı konuşmada, ekonomik sorunların vatandaşların günlük yaşamına etkilerini değerlendirdi. Ekonominin eğitimden sağlığa, barınmadan iş kurmaya kadar hayatın her alanını doğrudan etkilediğini belirten Ertürk, ekonomik imkânları olan vatandaşların daha iyi hizmetlere erişebildiğini, dar gelirli vatandaşların ise ciddi güçlüklerle karşılaştığını ifade etti.
“Türkiye’de her şey ekonomiyle ilgili”
Türkiye’de ekonomik durumun yaşam koşullarını belirlediğini dile getiren Ertürk, maddi imkânların eğitim ve sağlık hizmetlerine erişimde önemli rol oynadığını söyledi. Ekonomik gücü olmayan vatandaşların sağlık hizmetlerinde uzun süre beklemek zorunda kalabildiğini belirten Ertürk, mevcut ekonomik koşulların toplumsal yaşam üzerindeki etkilerine dikkat çekti.
“Emekli öğretmenler pazarda tezgâh açıyor”
Türkiye’nin farklı illerinde saha çalışmaları yaptıklarını anlatan Ertürk, çarşı ve pazarlarda karşılaştıkları emeklilerin durumuna ilişkin gözlemlerini paylaştı.
Emeklilerin aldıkları maaşlarla geçinmekte zorlandığını savunan Ertürk, pazarlarda domates, biber ve patates satarak geçimini sağlamaya çalışan emekli öğretmenlerle karşılaştıklarını söyledi.
Ertürk, yıllarca devlete hizmet etmiş emeklilerin çalışma hayatından sonra da geçim mücadelesi vermek zorunda kaldığını belirterek, mevcut ekonomik koşulların emeklilerin yaşam standartlarını olumsuz etkilediğini ifade etti.
“7-8 yıldır ekonomik buhran içindeyiz”
Türkiye’de yaşanan ekonomik sorunların geçici bir kriz olarak değerlendirilemeyeceğini savunan Ertürk, ekonomik sıkıntıların uzun yıllardır devam ettiğini dile getirdi.
Geçmişte yaşanan ekonomik krizleri hatırlatan Ertürk, önceki krizlerin belirli dönemlerde yoğunlaştığını, bugün ise ekonomik sorunların yıllardır sürdüğünü belirterek, “7-8 senedir büyük bir ekonomik buhranın içerisindeyiz” dedi.
Türk lirasının değer kaybettiğini ve vatandaşların satın alma gücünün gerilediğini söyleyen Ertürk, 2023 seçimleri öncesindeki ekonomi politikalarını da eleştirdi. Seçim öncesinde piyasaya para verildiğini ve kredilerin genişletildiğini öne süren Ertürk, seçimlerin ardından ekonomi yönetiminde değişikliğe gidildiğini hatırlattı.
Enflasyon ve artan maliyetlere dikkat çekti
Mehmet Şimşek’in 2023 yılında ekonomi yönetiminde göreve gelmesinin ardından yeni bir ekonomik program uygulamaya konulduğunu belirten Ertürk, buna rağmen vatandaşların yüksek enflasyonun etkilerini yaşamaya devam ettiğini savundu.
Konuşmasında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine atıfta bulunan Ertürk, son üç yıldaki toplam enflasyonun yüzde 240 seviyesine ulaştığını ileri sürdü. Aynı dönemde dünya genelindeki enflasyon oranlarıyla Türkiye’deki artış arasında önemli bir fark bulunduğunu ifade etti.
Enflasyonun vatandaşların birikimlerini erittiğini belirten Ertürk, Mayıs 2023’teki 100 liranın satın alma gücünün bugün 29 liraya gerilediğini söyledi. Kiraların son üç yılda yedi kat, enerji maliyetlerinin ise yaklaşık 4,5 kat arttığını öne süren Ertürk, bu durumun vatandaşların tasarruf yapmasını ve temel ihtiyaçlarını karşılamasını zorlaştırdığını dile getirdi.
“Ekonomik sorunlar toplumsal yozlaşmayı da beraberinde getiriyor”
Ekonomik sıkıntıların yalnızca maddi kayıplara yol açmadığını savunan Ertürk, geçim mücadelesinin toplumsal ilişkiler ve insanların psikolojik durumu üzerinde de etkili olduğunu belirtti.
Vatandaşların insanca yaşayabilecekleri koşullara ulaşmakta zorlandığını ifade eden Ertürk, ekonomik sorunların toplumsal yozlaşmaya ve ciddi bireysel mağduriyetlere neden olabildiğini söyledi.
Yatırım fonlarındaki krizi gündeme getirdi
Konuşmasının son bölümünde yatırım fonları piyasasına ilişkin değerlendirmelerde bulunan Ertürk, vatandaşların birikimlerini enflasyona karşı korumakta zorlandığını ve alternatif yatırım araçlarına yöneldiğini belirtti.
Ertürk, yatırım fonlarında yaşandığını öne sürdüğü krizin büyüklüğünün 830 milyar liraya ulaştığını ve 131 fonu kapsadığını iddia etti. Bu tutarın yaklaşık 500 milyar liralık bölümünün hisse senedi yoğun fonlardan, 300 milyar lirayı aşan bölümünün ise para piyasası fonlarından kaynaklandığını ifade etti.
Özellikle kısa vadeli ödemeleri için birikimlerini para piyasası fonlarında değerlendiren vatandaşların da risk altında olabileceğine dikkat çeken Ertürk, fon piyasalarındaki risk puanlama sistemine ilişkin açıklamalarda bulundu.
Fonlarda yaşanan gelişmeler nedeniyle yatırımcıların birikimlerinin zarar gördüğünü savunan Ertürk, ortaya çıkan kayıpların sorumlularına yönelik işlem yapılmadığını ileri sürdü.
Osman Ertürk, konuşmasında ekonomik sorunların emeklilerden çalışanlara, küçük tasarruf sahiplerinden yatırımcılara kadar toplumun farklı kesimlerini etkilediğini belirterek Türkiye’nin ekonomik tablosuna yönelik eleştirilerini dile getirdi.
İlyas GÜR
Editör
















