Gurbetteki Rizeli derneklerinin daha etkin çalışmalar yürütmesi gerektiğini ifade eden Karaahmetoğlu, kentin ihtiyaç duyduğu yatırımlar için daha güçlü bir birliktelik ve ortak talep oluşturulması çağrısında bulundu.
Rize eski Baro Başkanı Av. Hüseyin Karaahmetoğlu, Rize'nin yetiştirdiği başarılı bürokrat, siyasetçi, sanayici, iş insanı ve sanatçılara rağmen kentin lobi faaliyetlerinin yeterli düzeyde olmadığını söyledi. Rizelilerin kendi hemşehrilerine daha fazla destek vermesi gerektiğini vurgulayan Karaahmetoğlu, bireysel anlaşmazlıkların toplumsal dayanışmanın önüne geçmemesi gerektiğini dile getirdi.
“Rize lobisi yeterli değil”
Rize'de yetişen insanların önemli görevlere gelmesine rağmen yeterince desteklenmediğini ifade eden Karaahmetoğlu, hemşehri dayanışmasının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti.
Karaahmetoğlu, “Rize'den başarılı birçok bürokrat, siyasetçi, sanayici, iş insanı ve sanatçı çıkmasına rağmen Rize lobisi yeterli değil. Rizeliler kendi çocuğunu, kendi evladını koruma düşüncesine sahip olmalı. Bir insana destek olduğunuzda, katkı sağladığınızda ve Rize ile ilgili taleplerde bulunduğunuzda bundan hem o kişi hem de toplum kazanır” dedi.
Hemşehrilerin bireysel bir anlaşmazlık nedeniyle birbirlerine sırt çevirmesinin doğru olmadığını kaydeden Karaahmetoğlu, Rizeli isimlerin toplumdaki konumlarını güçlendirecek bir yaklaşım benimsenmesi gerektiğini ifade etti.
Gurbetteki derneklere daha etkin çalışma çağrısı
Gurbette faaliyet gösteren Rizeli derneklerinin mevcut çalışmalarını geliştirmesi gerektiğini belirten Karaahmetoğlu, derneklerin yalnızca temsil makamlarını doldurmakla yetinmemesi gerektiğini söyledi.
Hemşehri derneklerinin Rize için neler yapabileceklerine odaklanması gerektiğini dile getiren Karaahmetoğlu, paneller, tartışmalar ve alanında deneyimli isimlerin görüşlerinden yararlanılmasının önemine işaret etti.
Karaahmetoğlu, bu tür çalışmalarla Rize için daha etkili bir lobi oluşturulabileceğini ve kentin sorunlarına yönelik ortak çözüm önerilerinin geliştirilebileceğini kaydetti.
PFDK başkanlığı örneğiyle dayanışma eksikliğine dikkat çekti
Karaahmetoğlu, açıklamasında Türkiye Futbol Federasyonu bünyesindeki Profesyonel Futbol Disiplin Kurulu (PFDK) başkanlığı dönemine ilişkin kendisine aktarılan bir anekdotu da paylaştı.
Dönemin başkanı Yıldırım Demir'in kendisine Rizelilerin tutumuyla ilgili bir değerlendirmede bulunduğunu anlatan Karaahmetoğlu, bir Rizelinin önemli bir göreve gelmesine rağmen yine Rizeliler tarafından aleyhinde federasyona faks gönderildiğinin ifade edildiğini söyledi.
Bu örneğin hemşehri dayanışmasının önemini ortaya koyduğunu belirten Karaahmetoğlu, Rizelilerin kendi yetiştirdikleri isimlere daha fazla sahip çıkması gerektiğini vurguladı.
Ovit Yolu örneği: “Yıllarca mücadele edildi”
Rize'nin önemli yatırımları için ortak hareket edilmesinin gerekliliğine değinen Karaahmetoğlu, merhum Ekrem Oran'ın Ovit Yolu için verdiği mücadeleyi örnek gösterdi.
Ekrem Oran'ın Ovit Yolu'nun açılması için yaklaşık 40 yıl mücadele ettiğini belirten Karaahmetoğlu, bu süreçte yeterli desteğin sağlanamadığını ifade etti. Oran'ın babasının yakın dostu olduğunu ve süreci yakından bildiğini aktaran Karaahmetoğlu, önemli yatırımların hayata geçirilmesinde toplumsal desteğin belirleyici olduğunu dile getirdi.
Rize'nin ihtiyaç duyduğu yatırımlar konusunda yeterince ses çıkarılmadığını savunan Karaahmetoğlu, kentin ortak çıkarları için daha güçlü bir talep mekanizması oluşturulması gerektiğini söyledi.
“Rize için talepte bulunmaktan vazgeçmeyelim”
Rizelilerin yalnızca kendilerini doğrudan ilgilendiren konularda tepki göstermesinin yeterli olmadığını belirten Karaahmetoğlu, kentin genel yararına olacak yatırımların da gündemde tutulması gerektiğini ifade etti.
Rize'de toplumun üzerine adeta bir “ölü toprağı” serilmiş gibi hareket edildiğini ve kaderci bir yaklaşımın öne çıktığını söyleyen Karaahmetoğlu, bu anlayışın değiştirilmesi gerektiğini kaydetti.
Karaahmetoğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı: “Rizeli birbiriyle kenetlenirse çözemeyeceği bir şey yok. Rize için yapılacak yatırımlarda daha güçlü bir şekilde sesimizi çıkarmalı, kentimizin yararına olabilecek projeleri talep etmeli ve yetiştirdiğimiz insanlara sahip çıkmalıyız.”
İlyas GÜR
Editör
















