İkinci, geride kalan eğitim öğretim yılının eğitim alanındaki yapısal sorunların daha da derinleştiği bir dönem olduğunu öne sürerek, Milli Eğitim Bakanlığı'nın uygulamalarının öğretmenlerin, öğrencilerin ve velilerin beklentilerini karşılamaktan uzak kaldığını ifade etti.
"Hak arayan öğretmenlere baskı kabul edilemez"
Eğitim emekçilerinin hak arama mücadelesine yönelik baskıların arttığını iddia eden Muhammet İkinci, son dönemde gerçekleştirilen öğretmen eylemlerine yönelik müdahaleleri eleştirdi. Polis müdahaleleri, gözaltılar ve ters kelepçe uygulamalarının demokratik hak ve özgürlükler açısından kabul edilemez olduğunu belirten İkinci, özel sektör öğretmenleri ile mülakat mağduru öğretmenlerin taleplerinin dikkate alınması gerektiğini söyledi.
"Öğretmenlik mesleği değersizleştiriliyor"
Öğretmenlerin ekonomik, sosyal ve mesleki açıdan ciddi sorunlarla karşı karşıya olduğunu savunan İkinci, düşük ücretler, güvencesiz çalışma koşulları, liyakat ilkesinden uzak atamalar ve proje okullarındaki görevlendirmelerin çalışma barışını olumsuz etkilediğini ileri sürdü.
Ücretli öğretmenlik uygulamasına da tepki gösteren İkinci, on binlerce öğretmenin düşük ücretlerle çalıştırıldığını belirterek, aynı işi yapan öğretmenler arasındaki hak ve ücret farklılıklarının giderilmesi gerektiğini ifade etti. Emeklilik hakkını kazanan çok sayıda öğretmenin ise düşük emekli maaşları nedeniyle görevine devam etmek zorunda kaldığını dile getirdi.
"Bilimsel ve laik eğitimden uzaklaşılıyor"
Muhammet İkinci, eğitim politikalarının bilimsel ve laik eğitim anlayışından uzaklaştığını savunarak, eğitim kurumlarında çeşitli vakıf ve derneklerle yapılan protokollerin kamusal eğitim anlayışına zarar verdiğini öne sürdü. Eğitimin çağdaş, bilimsel ve demokratik ilkeler doğrultusunda yeniden yapılandırılması gerektiğini söyledi.
Çocuk işçiliği ve sınav baskısı vurgusu
Açıklamada, Mesleki Eğitim Merkezleri (MESEM) uygulamalarına da değinildi. İkinci, çocukların eğitim hayatı yerine iş hayatına yönlendirildiğini iddia ederek bunun kabul edilemez olduğunu ifade etti. Ayrıca sınav odaklı eğitim sisteminin öğrenciler üzerinde yoğun bir psikolojik baskı oluşturduğunu ve başarıyı yalnızca sınav sonuçlarına indirgediğini savundu.
"Eğitimde fırsat eşitsizliği büyüyor"
Okullar arasındaki fiziki ve teknolojik imkan farklılıklarının giderek arttığını belirten İkinci, birçok okulda temizlik personeli ve yardımcı hizmetli eksikliği yaşandığını söyledi. Okulların temel ihtiyaçlarının velilerden alınan bağış ve katkı paylarıyla karşılanmaya çalışıldığını ileri süren İkinci, kamusal eğitimin güçlendirilmesi gerektiğini ifade etti.
"Bakan Tekin'e karne vermiyoruz"
Açıklamasının sonunda Milli Eğitim Bakanı Yusuf Tekin'in eğitim politikalarını eleştiren Muhammet İkinci, Eğitim Sen Trabzon Şubesi olarak Bakan Tekin'e "karne vermediklerini" açıkladı.
İkinci, Türkiye'nin liyakati esas alan, kamusal eğitimi güçlendiren, eğitim emekçilerinin taleplerini dikkate alan, laik, bilimsel ve demokratik bir eğitim sistemine ihtiyaç duyduğunu belirterek, mevcut eğitim politikalarının yeniden gözden geçirilmesi çağrısında bulundu.
İlyas GÜR
Editör
















