Konukçu, Türkiye genelinde lojistik ve perakende sektöründe binlerce işçinin taşeronlaşma, güvencesiz çalışma, performans baskısı ve sefalet ücretleri altında çalışmaya zorlandığını belirterek, Kolay Gelsin kuryelerinin eyleminin bu yapısal krizin somut bir sonucu olduğunu vurguladı.
“Kendi işinin patronu” söylemiyle sunulan “Esnaf Kurye” modelinin, işçileri iş hukuku korumasından mahrum bıraktığını ifade eden Konukçu, 2026 yılı için açıklanan ücret zamlarının yetersiz olduğunu, kıdem, kalite primi ve yakıt desteği gibi kazanılmış hakların geri alındığını, ayrıştırma gibi ek iş yüklerinin karşılıksız dayatıldığını ve performans baskısının dayanılmaz boyutlara ulaştığını belirtti.
Kuryelerin taleplerini hatırlatan Konukçu, paket başı ücretin 35 TL + KDV olarak belirlenmesi, kaldırılan yan hakların geri verilmesi ve bu haklarda en az yüzde 27 oranında iyileştirme yapılması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca depo içinde ücretsiz yaptırılan ayrıştırma faaliyetlerinin ya ücretlendirilmesi ya da tamamen kaldırılması gerektiğini ifade etti.
Migros, BİM ve A101 depolarında devam eden işçi eylemleri ile Kolay Gelsin kuryelerinin mücadelesinin aynı sorunun parçası olduğuna dikkat çeken Konukçu, “Lojistik ve perakende sektörü büyük kârlar elde ederken, bu kârı yaratan işçilere açlık sınırının altında ücretler ve angarya çalışma dayatılmaktadır” dedi.
İlyas GÜR
Editör










