Konukçu, önergesinde Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın 2024 yılı Sayıştay Düzenlilik Denetim Raporu’nda yer alan burs ödemeleriyle ilgili usulsüzlük tespitlerine dikkat çekerek, gençlere yönelik en önemli sosyal destek mekanizması olan burs sisteminin şeffaflıktan ve objektif kriterlerden uzak şekilde yönetildiğini vurguladı.
“Burslar, siyasi kayırma aracına dönüştürülmüş durumda”
Milletvekili Konukçu, Sayıştay raporunda yer alan bulguların eğitimde fırsat eşitliğini ortadan kaldırdığını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Kamu kaynakları halkın ihtiyaçlarına göre değil, iktidarın siyasi önceliklerine göre dağıtılmaktadır. Gençlik ve Spor Bakanlığı’nın burs sisteminde herhangi bir değerlendirme süreci işletilmeden, objektif kriterler belirlenmeden ve kayıt altına alınmadan ödemeler yapılmıştır. Bu durum hem kamu güvenini hem de sosyal adalet ilkesini zedelemektedir.”
Konukçu, burs sisteminin bir sosyal destek mekanizması olmaktan çıkıp, politik sadakat ve yakınlık temelli bir araca dönüştüğünü ifade ederek, özellikle Kürt gençler, kadınlar, LGBTİ+ bireyler, KHK mağdurları ve dezavantajlı bölgelerde yaşayan öğrencilerin bu süreçten olumsuz etkilendiğini vurguladı.
“10,5 milyon TL’lik ödemeler denetimsiz yapıldı”
Sayıştay raporuna göre, 13 kamu kurum ve kuruluşu tarafından toplam 2.427 öğrenciye burs verilmesi amacıyla 10 milyon 528 bin 928 TL’nin Bakanlık hesaplarına yatırıldığını hatırlatan Konukçu, bu ödemelere ilişkin herhangi bir değerlendirme veya izleme sürecinin yürütülmediğini belirtti.
Milletvekili Konukçu, “Bu uygulamalar yalnızca bir idari hata değil, eşit yurttaşlık ilkesinin kasıtlı olarak ortadan kaldırılması anlamına gelmektedir,” ifadelerini kullanarak, Bakanlığın uygulamalarının demokratik hesap verebilirlikten uzak olduğuna dikkat çekti.
Bakan Osman Aşkın Bak’a yöneltilen sorular
Kezban Konukçu, Gençlik ve Spor Bakanı Osman Aşkın Bak’tan şu sorulara yazılı yanıt istedi:
2022 yılından itibaren yapılan burs ödemelerinde mevzuatta yer alan değerlendirme kriterlerinin uygulanmamasının gerekçesi nedir?
Değerlendirme süreci işletilmeden burs alan öğrenci sayısı kaçtır? Bu ödemeler hangi yılları kapsamaktadır ve toplam tutarı nedir?
Burs verilen öğrencilerin kriterlere uygunluğu hakkında tarafsız bir inceleme yapılmış mıdır? Yapıldıysa sonuçları nelerdir?
Sayıştay’ın tespit ettiği 10.528.928 TL tutarındaki burs ödemesi hangi kurum ve kuruluş kaynaklarından aktarılmıştır?
Bu süreçte kamu kaynaklarında oluşan zarar tespit edilmiş midir?
Sorumluluğu belirlenen kamu görevlileri hakkında herhangi bir disiplin veya adli işlem başlatılmış mıdır?
Burs sisteminin mevzuata uygun hale getirilmesi için hangi denetim mekanizmaları ve düzenleyici adımlar atılacaktır?
“Bu sadece hukuki değil, siyasi bir sorumluluktur”
Önergesinde, konunun yalnızca teknik bir idari eksiklik değil, demokratik hesap verebilirliğin ve adil kamu yönetiminin gereği olduğunu vurgulayan Konukçu, sözlerini şu şekilde tamamladı:
“Sayıştay raporundaki bulgular, Türkiye’de sosyal devlet anlayışının aşındırıldığını ve kamu kaynaklarının denetimden uzak, partizan biçimde dağıtıldığını göstermektedir. Bu nedenle Bakanlık bu konuda topluma şeffaf bir yanıt vermek zorundadır.”
İlyas GÜR
Editör
















