Uluslararası araştırmacı gazetecilik çalışmaları ve resmî raporlarla belgelenen iddialara göre, yüzlerce çocuğun ihmal, kötü muamele, yetersiz yaşam koşulları ve cinsel istismara maruz bırakıldığı öne sürülüyor. Boz’un açıklamasında, çocukların kirli yataklarda kaldığı, içme suyuna erişimin kısıtlandığı, engelli ve küçük çocukların diğer çocuklara baktırıldığı, tıbbi bakımın sağlanmadığı ve bağış etkinliklerinde “teşhir edilerek” şarkı söylemeye ve dans etmeye zorlandığı vurgulandı.
En ağır iddialardan biri ise iki kız çocuğunun otel çalışanları tarafından hamile bırakılması. Bu çocukların Ukraynalı refakatçiler tarafından istismarcılarla görüştürüldüğü, hamilelik tespit edilince apar topar Ukrayna’ya gönderildikleri ve doğumlarını sosyal hizmet desteği almadan yapmak zorunda kaldıkları belirtildi. Boz, bu durumun “istismarın örtbas edilmesine yol açan zincirleme bir ihmal” olduğunu ifade etti.
Türkiye ve Ukrayna’da yürütülen adli süreçlerin “delil yetersizliği” gerekçesiyle kapatılmasına dikkat çeken Boz, soruşturma sırasında çocuklara “rızaya dayalı ilişki” belgeleri imzalatıldığı iddiasının çocuk adalet sistemiyle bağdaşmadığını vurguladı. Türkiye’deki soruşturmada verilen takipsizlik kararına yapılan itirazların reddedilmesi de “devletin pozitif yükümlülüklerini yerine getirmediği” yönündeki endişeleri artırıyor.
Boz, devletin BM Çocuk Haklarına Dair Sözleşme kapsamında Türkiye’deki her çocuğu koruma yükümlülüğü olduğunu hatırlatarak, çocukların Ukraynalı görevlilerin inisiyatifine bırakılmasının kabul edilemez olduğunu söyledi.
Dezenformasyonla Mücadele Merkezi’nin uluslararası raporların ortaya koyduğu iddiaları “dezenformasyon” olarak nitelendirmesi ise Boz tarafından “şeffaflık ve hesap verebilirliği zayıflatan bir yaklaşım” olarak değerlendirildi.
14 Soru ile Bakanlıktan Açıklama Talep Edildi
Boz’un önergesi, çocukların Türkiye’ye getirildiği süreçte Bakanlığın hangi koruyucu tedbirleri uyguladığı, neden acil müdahale prosedürlerinin işletilmediği, istismar iddialarının hangi tarihte Bakanlığa ulaştığı ve hamile kalan çocukların apar topar Ukrayna’ya gönderilmesinde Bakanlığın rolü olup olmadığı gibi kritik sorular içeriyor.
Önergedeki soruların başlıcaları şöyle:
Otellerdeki barınma, hijyen, sağlık ve güvenlik ihlallerine rağmen çocukların neden Bakanlık kuruluşlarına alınmadığı,
İki kız çocuğunun hamile kalmasına dair iddiaların ne zaman öğrenildiği ve hangi adımların atıldığı,
Olayların yaşandığı dönemde kaç sosyal hizmet uzmanının görev yaptığı,
Uluslararası raporlarda yer alan kötü yaşam koşullarının hangilerinin Bakanlıkça doğrulandığı,
Bir çocuğun kaybolup helikopterle arandığı iddiasının doğruluğu,
Çocukların bağış etkinliklerinde zorla çalıştırılmasının çocuk işçiliği kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediği,
Takipsizlikle kapanan soruşturmalar sonrasında Bakanlığın bağımsız bir inceleme talep edip etmediği,
Uluslararası çocukların korunmasına yönelik yeni bir eylem planı hazırlanıp hazırlanmadığı.
Boz, yaşananların “yalnızca idari bir aksaklık değil, ağır bir insan hakları sorunu” olduğunu belirterek, sorumluların tespit edilmesi, çocukların haklarının iade edilmesi ve benzer ihlallerin yeniden yaşanmaması için Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nı açık ve kapsamlı bir açıklama yapmaya çağırdı.
İlyas GÜR
Editör
















