Boz, önergesinde kulübün üniversite yönetiminin onayıyla kurulmasına rağmen bazı öğrenci grupları ve sosyal medya hesapları tarafından hedef gösterildiğini, faaliyetlerin “bölücülük” suçlamalarıyla tehdit edildiğini belirtti. Bu durumun yalnızca bir öğrenci kulübüne yönelik tepki olmadığını ifade eden Boz, Türkiye’de Kürt dili ve kültürüne yönelik tarihsel inkâr ve kriminalizasyon politikalarının üniversite ortamında yeniden üretildiğini savundu.
Üniversitelerin bilimsel özgürlük, düşünce çoğulculuğu ve kültürel çeşitliliğin temel mekânları olduğunu vurgulayan Boz, farklı dillere ve kültürlere ilişkin öğrenci kulüplerinin normal karşılanırken Kürt dili ve kültürü üzerine kurulan bir kulübün hedef haline getirilmesinin eşit yurttaşlık ilkesiyle bağdaşmadığını dile getirdi.
Boz, önergesinde hükümete şu soruları yöneltti: Kulübe yönelik hedef gösterme ve tehditlere ilişkin herhangi bir değerlendirme yapılıp yapılmadığı, Kürtçenin üniversitelerde akademik ve kültürel faaliyetlere konu edilmesinin neden tepkiyle karşılandığı, kampüslerde bu tür durumlara karşı koruyucu politikaların olup olmadığı ve dil-kültür temelli öğrenci faaliyetlerinin güvenlikçi yaklaşımlarla ele alınmasının toplumsal barışa etkileri.
Ayrıca Boz, Kürtçe üzerindeki tarihsel sınırlamalar ve hak ihlallerine karşı bugüne kadar yürütülen demokratikleşme adımlarının neler olduğu ve bu alanda somut sonuçlar elde edilip edilmediği konusunda da hükümetten açıklama talep etti
İlyas GÜR
Editör
















