Parlamentoda plan bütçe komisyonu üyesi oluşu da devleti tanımada önemli bir fırsat oldu kendisi için. Cora siyaseti seviyor. Hatta kendisi için yaşam modeli oldu da diyebiliriz. Görev verilsin verilmesin partisi için vazife addedip sahayı bırakmıyor. Bunun son örneği 31 Mart yerel seçimlerinde gösterdiği gayrettir. Sadece Büyükliman havzasında çalışmadı; Araklı, Sürmene, Köprübaşı ve Maçka ilçelerine de giderek seçilen başkanlara destek verdi. Kendisiyle hafta sonu karşılaştık. Maçka Hamsiköy programından döndüğünü ve devamında bir düğün merasimine katılacağını söyledi. Seçmenlerinin derdini dinliyor, derman olmaya çalışıyor, yetkili mercilere sorunları iletiyor ve çözüm arıyor. AK Parti'nin gücünü milletten aldığını, tabelasını milletin astığını ısrarla söyledi bize. "O nedenle sahada olmam gerekir." diyor. Biz iki dönem milletvekilliği yaptık gerisi tufan demiyor, hizmet ve vatandaşa dokunmak diyor.
Cora ayrım yapmadan 31 Mart yerel seçimlerinde seçilen belediye başkanlarını ziyaret ederek başarı diledi. Dikkatimizi çeken sadece AK Parti'den seçilen başkanları değil muhalefetten ve bağımsız olarak seçilmeyi başaran başkanları da ziyaret etmesi oldu.
Sözün özü Cora’nın genç ve tecrübeli bir siyasetçi oluşu kendisi için büyük bir avantaj. Kolay değil iki dönem milletvekilliği yapacaksın, yüzlerce taleple ilgileneceksin... Her siyasetçiyi yıpratır. Cora’ya il başkanlığını sorduğumuzda ser verip sır vermedi. Cumhurbaşkanımız ne takdir ederse neferi oluruz diyerek bizleri geçiştirdi. Cora’nın milletvekili gibi dolaşması ve vatandaştan kopmaması aklımıza her şeyi getirmiyor değil. Hadi hayırlısı.
İlyas GÜR
Editör















