Sendika yöneticileri Ali Bülent Erdem ve Adnan Çobanoğlu imzasıyla yapılan açıklamada, mevcut tarım politikalarının çiftçileri korumak yerine şirketlerin çıkarlarına hizmet ettiği savunuldu.
“Şirketlerin insafına bırakıldık”
Çiftçi-Sen, Ege’de don ve ayaz zararı TARSİM raporlarına göre bazı bölgelerde %60-70’lere ulaştığını, buna rağmen üzüm alım fiyatlarının 2024 yılının altında belirlendiğini vurguladı. Açıklamada, “Şaraplık üzüm üreticileri ürünlerini işleyip satamıyor, bir avuç büyük şirketin insafına bırakılıyor. Yazılı olmayan sözleşmelerle üretim yaptırılıyor” denildi.
TARİŞ’in açıkladığı avans fiyatının da çiftçiyi değil şirketleri koruduğu iddia edilerek, “TARİŞ çiftçi kooperatifi olma özelliğini kaybetmiştir” ifadeleri kullanıldı.
Maliyet 126,5 TL, önerilen referans fiyat 205,5 TL
Sendika, 2025 yılı için kuru üzümün ortalama maliyetinin 126,5 TL olduğunu, çiftçilerin sürdürülebilir üretim yapabilmesi için referans taban fiyatın en az 205,5 TL olması gerektiğini belirtti.
TARSİM ve hükümete eleştiri
Açıklamada Tarım Sigortaları Havuzu’na (TARSİM) yönelik de sert eleştiriler yer aldı: “Devlet bugüne kadar TARSİM’e 34,5 milyar lira prim desteği verdi, TARSİM ise 33 milyar lira tazminat ödedi. Yani üreticiden toplanan paranın büyük kısmı sigorta şirketlerinde kaldı. Devlet üreticiyi değil şirketleri destekliyor.”
Dolandırıcılık uyarısı
Üzüm üreticilerinin tüccar adı altında faaliyet gösteren dolandırıcıların mağduru olmaya devam ettiği belirtilen açıklamada, “Devlet yıllardır bu konuda önlem almıyor. Çiftçilerin ürünlerini alıp parasını ödemeyen bu kişiler piyasada dolaşmaya devam ediyor” denildi.
Çiftçi-Sen’in talepleri
Çiftçi-Sen, çözüm önerilerini de sıraladı:
Çiftçi sendikaları fiyat belirleme süreçlerine dahil edilmeli.
TARİŞ yeniden yapılandırılarak çiftçi lehine işlevsel hale getirilmeli.
Üzüm üreticilerinin ürünlerini işleyip satabilmeleri için yasal düzenlemeler yapılmalı.
İklim krizinden etkilenen bölgeler “afet bölgesi” ilan edilmeli, telafi ödemeleri yapılmalı.
Çiftçileri dolandıran kişi ve şirketlere ağır cezalar uygulanmalı.
Tarım Sigortaları Yasası yeniden düzenlenmeli.
Agroekolojik üretim yapan çiftçilere kamu tarafından teşvik sağlanmalı.
Çiftçi-Sen, açıklamasını “Yaşasın örgütlü mücadelemiz, gıda egemenliği hemen şimdi, köylü hakları hemen şimdi” sözleriyle noktaladı.
İlyas GÜR
Editör














