Yayla hayatının vazgeçilmez ritüellerinden biri olan ot biçmenin, aile içi dayanışmayı da pekiştirdiğini belirten Sinan Usta, “Tırpanlarımızı biletiriz, sabahın erken saatinde işe koyuluruz. Bu, hem geçim hem gelenek meselesi,” diyerek yayla kültürünün sürekliliğine vurgu yaptı.
Sinan Usta'nın 13 yaşındaki oğlu Halil de bu geleneğin bir parçası olmanın heyecanını yaşıyor. Babasına yardım eden Halil, tırpanla ot biçmeye küçük yaşta alıştığını ve bu emeğin kendisini doğaya daha da yakınlaştırdığını söylüyor.
Bu yıl mevsim şartlarının değişkenlik gösterdiğini ifade eden Usta, “Otlar beklediğimiz gibi çıkmadı ama yine de topluyoruz. Hava güzel giderse kurutur, kışlık yiyeceğimizi hazırlarız. Yağmur bastırırsa hemen toplayıp Pazar’daki evimize taşırız,” dedi.
Ot biçme dönemi, yalnızca fiziksel bir emek değil, aynı zamanda bölge halkı için sosyoekonomik bir süreci de temsil ediyor. Çiçekli Yayla, bu mevsimde hem doğanın cömertliğini hem de ailelerin imece ruhunu bir arada yaşatıyor.
Yayla kültürünü sürdüren ve genç kuşaklara aktaran Usta ailesi, Karadeniz’in yükseklerinde hem doğayla hem gelenekle iç içe bir yaşamı örneklemeye devam ediyor.
İlyas GÜR
Editör















