"Çocuklarımız karnelerini aldı. Bir eğitim öğretim döneminin de sonuna geldik. Öncelikle öğrencilerimizi, gençlerimizi tebrik ediyorum. Muvaffakiyetler ve başarılar diliyorum. Nasıl bir ortamda eğitim öğretim sona ermiş oldu? Eğitim öğretimin temelini oluşturan öğretmenlerimizin haklarını alamadıkları, iktidar tarafından muhatap alınmadıkları için seslerini duyurmak üzere açlık grevi yaptığı, tartaklandığı ve gözaltına alındığı; buna karşılık takdir edilen maaş itibarıyla yoksulluk sınırının altında bir ücretle yaşam mücadelesi verdikleri ve geçim derdi altında ezildikleri bir ortamda eğitim öğretimi sona erdirmiş olduk.
Milli Eğitim Bakanına 'dindar nesil' cevabı
Böyle bir ortamda Millî Eğitim Bakanımız, imam hatip okullarının sayısını artırmakla övünüyor. “Dindar nesil yetiştirmek” ile övünüyor. Ancak namaz kılan, oruç tutan, ibadet eden insan sayısı her geçen gün azalıyor. Öte yandan uyuşturucuya müptela olmuş genç sayısı, sanal kumar bataklığına saplanmış genç sayısı ve çetelerin eline düşerek adeta kullanılan, patlamaya hazır bir bomba gibi hâle gelmiş genç sayısı her geçen gün artıyor. Nasıl dindar nesil yetiştiriyorsunuz?
"Eğitim insanda adalet duygusunun oluşması ve empati yeteneğinin kazandırılmasıdır"
Çünkü değerli arkadaşlar, din bir duygudur. Eğitim ise insanda adalet duygusunun oluşması, merhamet duygusunun gelişmesi ve empati yeteneğinin kazandırılmasıdır. Bütün bunları kazanmak için yalnızca öğretmek yetmez. Çocuğun bunlara maruz kalması gerekir. Hak edenin hak ettiği için bir makama geldiğini görmesi gerekir. Farklı düşünen birinin hakaret görmeden, mağdur edilmeden hoşgörüyle karşılandığını ve fikirlerini özgürce ifade edebildiğini görmesi gerekir ki empati yeteneği gelişsin. Aynı şekilde, çocuğun ailesine ve yakınlarına devletin merhametle yaklaştığını görmesi ve bunu yaşaması gerekir ki merhamet duygusu gelişsin.
Atı alanın Üsküdar’ı geçtiği, herkesin kendi gemisini yüzdürmeye çalıştığı, hiçbir değerin kalmadığı bir ortamda bu gençlerde ne merhamet duygusu, ne adalet duygusu ne de empati yeteneği gelişir, ne inanç oluşur. Çünkü inanç için de rol modele ihtiyaç vardır. İnsanların inançlı kişileri görüp “Ben de böyle olmalıyım” demesi gerekir. Ancak bunun aksi örnekleri görüldüğünde, ne kadar imam hatip okulu açılırsa açılsın insanlar dinden uzaklaşmaya devam eder ve gelecek nesillerimizi kaybederiz.
İlyas GÜR
Editör
















