Maçın farklı bir ülkede oynanması isteği, İsrail kulübü tarafından dile getirilmişti. Örneğin, daha önce basketbol maçının Sırbistan’a alınması gibi durumlar örnek gösterilmişti. Ancak son gelişmeler, durumu daha karmaşık hale getirdi.
İsrail'in gizli servisi Mossad, Tel Aviv takımına İstanbul’da olası bir terör saldırısı ihtimaline dair istihbarat sağladı. Bu bilgilerin Türk yetkililerle de paylaşıldığı bildirildi. İstihbarat, yalnızca bireysel saldırılar değil, aynı zamanda toplu protesto eylemleri olabileceği üzerine de odaklandı. Türkiye, başlangıçta güvenlik garantisi verse de, maç tarihi yaklaştıkça istihbarat verileri doğrultusunda bir değerlendirme yapıldı.
Devletimizin güvenlik birimleri, Beşiktaş kulübünü bilgilendirerek, mevcut şartlar altında maçın tarafsız bir sahada oynanmasının en sağlıklı karar olduğuna dair görüş bildirdi. Beşiktaş ise, kendi sahasında maçı oynamak istemesine rağmen, devletin aldığı ortak karar doğrultusunda hareket etmeyi kabul etti.
Beşiktaş, Türkiye Futbol Federasyonu (TFF) aracılığıyla UEFA’ya onay yazısı gönderdi ve ilgili resmi kurumlar, UEFA ve Federasyonu bu karar öncesinde detaylı bir şekilde bilgilendirdi. Bu süreç, Tel Aviv kulübünün girişimiyle başlamışken, Mossad ve Türk resmi kurumları arasında yapılan ortak değerlendirmeyle şekillendi.
Güvenlik endişeleri, özellikle Orta Doğu’daki gerginlikler ve savaşlar nedeniyle oldukça yüksek. Bu bağlamda, maçın güvenliğini sağlamak için her türlü önlemin alındığı belirtiliyor. Ancak, yaşananlar, taraftarların ve futbolseverlerin aklında bazı soru işaretleri bırakmış durumda.
Sonuç olarak, Beşiktaş ve Tel Aviv arasındaki bu Avrupa kupası maçı, güvenlik kaygıları nedeniyle farklı bir sahada oynanacak. İki takımın da sahada en iyi performansı sergilemesi bekleniyor, zira bu, sadece bir futbol maçı değil, aynı zamanda her iki ülke için önemli bir organizasyon.
İlyas GÜR
Editör
















