Terör saldırısında şehit olan bir polis memurunun çocuğu olan Hande Bilgin, görev yaptığı dönemde adres kayıt işlemleriyle ilgili dikkat çekici usulsüzlükler fark ettiğini ileri sürdü.
Bilgin’in iddiasına göre, bazı kişilerin gerçek ikamet adresleri dışında adreslere kaydedilmesi amacıyla sahte imzalar kullanıldı. Söz konusu işlemleri belgeleyerek savcılığa bildirdiğini belirten Bilgin, bu başvurunun ardından çalışma ortamında yalnızlaştırıldığını ve çeşitli baskılara maruz kaldığını savundu.
Yaşadığı süreç nedeniyle psikolojik ve fiziksel sağlığını koruyabilmek amacıyla ücretsiz izne ayrılmak zorunda kaldığını ifade eden Bilgin, yaklaşık 10 aydır ücretsiz izin kullandığını söyledi.
“İş Yükünün Tamamı Üzerime Kaldı”
Bilgin’in açıklamalarında, aynı kurumda görev yapan Mehmet Yüksel de iddiaların merkezindeki isimlerden biri olarak yer aldı. Yüksel’in AK Parti Ardanuç İlçe Başkanı Ahmet Yüksel’in ağabeyi olduğunu belirten Bilgin, mesai arkadaşının çalışma saatlerine düzenli olarak uymadığını ve uzun süreli sağlık raporları aldığını ileri sürdü.
Bu durum nedeniyle bazı dönemlerde müdürlükte tek memur olarak kaldığını ve iş yükünün büyük bölümünün üzerine kaldığını ifade eden Bilgin, kendisinin sağlık sorunları yaşadığı dönemlerde kısa süreli rapor almakta dahi zorlandığını iddia etti.
Bilgin, çalışma koşullarında yaşanan bu durumun zaman içerisinde kendisi açısından ciddi bir baskıya dönüştüğünü savundu.
İşlemlerdeki Farklılıkları Fark Etti
İddialarının temelinde ise bazı vatandaşların adres kayıt işlemleriyle ilgili fark ettiği tutarsızlıkların bulunduğunu belirten Bilgin, prosedüre uygun olmadığı gerekçesiyle gerçekleştirmediği bazı işlemlerin daha sonra tamamlandığını gördüğünü söyledi.
Bilgin, bazı kişilerin gerekli şartları taşımadığı gerekçesiyle işlemlerini gerçekleştirmediğini ancak daha sonra bu kişilerin adres kayıtlarının yapıldığını fark ettiğini belirterek, yaşanan durumu araştırmaya başladığını ifade etti.
İncelemeleri sırasında sahte imza kullanıldığı yönünde şüphe uyandıran belgelerle karşılaştığını öne süren Bilgin, elde ettiği bilgi ve belgeleri savcılığa taşıdığını söyledi.
“İddiaları Savcılığa Bildirdikten Sonra Baskı Gördüm”
Söz konusu iddiaları resmi makamlara bildirmesinin ardından çalışma ortamındaki tutumların değiştiğini savunan Bilgin, sistematik biçimde yalnızlaştırıldığını ve mobbinge maruz kaldığını ileri sürdü.
Yaşadığı baskıların sağlık durumunu olumsuz etkilediğini belirten Bilgin, bu nedenle ücretsiz izne ayrılmak zorunda kaldığını ifade etti.
Bilgin’in iddialarıyla ilgili hukuki sürecin devam ettiği öğrenilirken, öne sürülen usulsüzlük iddialarının ilgili makamlarca incelenmesi bekleniyor.
Öte yandan, söz konusu iddialarla ilgili adı geçen kişiler ve kurumların konuya ilişkin açıklamaları kamuoyuna yansımadı. Hukuki süreç kapsamında yapılacak incelemelerin ardından iddiaların gerçeği yansıtıp yansıtmadığı netlik kazanacak.
İlyas GÜR
Editör
















