Frontiers in Animal Science'da yayımlanan araştırma, vegan beslenen kedilerde obezite oranının et bazlı beslenenlere göre %34 daha düşük olduğunu gösterdi. Prof. Andrew Knight, bulguların ilgi çekici olduğunu ancak daha fazla araştırma gerektiğini belirtti.
ACCESS Newswire / LONDRA, BİRLEŞİK KRALLIK (İGFA) - Frontiers in Animal Science dergisinde yayımlanan geniş çaplı bir araştırma, vegan diyetlerle beslenen kedilerde obezite ve buna bağlı sağlık sorunlarının, geleneksel et bazlı diyetlerle beslenen kedilere kıyasla daha düşük oranlarda görüldüğünü ortaya koydu.
Çevrim içi gerçekleştirilen araştırmada, en az bir yıl boyunca geleneksel et bazlı diyetlerle (%90) veya vegan diyetlerle (%10) beslenen 1.305 kediye ilişkin, bakım verenler tarafından bildirilen veteriner değerlendirmeleri analiz edildi.
Yaş, cinsiyet, kısırlaştırılma durumu, aktivite düzeyi ve beslenme uygulamaları dahil çeşitli faktörler hesaba katıldıktan sonra, vegan beslenen kedilerin fazla kilolu olarak değerlendirilme olasılığının %34 daha düşük olduğu görüldü.
Ancak bu fark, kısmen vegan beslenen kedi sayısının görece az olması nedeniyle istatistiksel olarak anlamlı değildi. Vücut ağırlığıyla ilişkili bazı sağlık sorunları ise vegan beslenen kedilerin hiçbirinde görülmedi. Bununla birlikte araştırmacılar, bulguların daha fazla araştırılmayı gerektiren ilgi çekici bir eğilime işaret ettiğini belirtiyor.
Fazla kilo ve obezite evcil kedilerde yaygın olarak görülüyor. Veterinerlik araştırmaları, kedilerin yaklaşık %30 ila %60’ının fazla kilolu veya obez olduğunu tahmin ediyor. Aşırı kilo; artrit, diyabet, idrar yolu hastalıkları ve yaşam kalitesinin düşmesi dahil çeşitli sağlık sorunlarıyla ilişkilendiriliyor.
Araştırmanın lideri ve Avustralya’daki Murdoch University School of Veterinary Medicine Yardımcı Profesörü Andrew Knight, bulguların kesin sonuçlar ortaya koymamakla birlikte ilgi çekici eğilimler gösterdiğini belirtti.
Knight, “Kedilerini vegan diyetlerle besleyen kişiler ayrıca osteoartrit ile diğer kas-iskelet sistemi ve hareket sorunları gibi vücut ağırlığıyla ilişkili rahatsızlıkların daha düşük oranlarda görüldüğünü bildirdi. Ancak vegan beslenen kedilerin sayısının görece az olması, bu sonuçların kesin olarak değerlendirilemeyeceği anlamına geliyor” dedi.
Knight, “İlginç bir şekilde, vegan beslenen kedilerin çoğu ağırlıklı olarak kuru mama tüketiyordu ve gün boyunca mamaya erişebilme olasılıkları daha yüksekti. Bunlar normalde fazla kilolu olma riskinin artmasıyla ilişkilendirilen beslenme biçimleridir. Buna rağmen bu grupta fazla kilolu olma oranlarının daha düşük olduğunu gözlemledik” ifadelerini kullandı.
Araştırmada, beslenme biçiminin bir kedinin kilosunu belirleyen tek faktör olmadığına dikkat çekildi. Fazla kilolu olma riskiyle sürekli olarak ilişkilendirilen diğer faktörler arasında yaş, cinsiyet, kısırlaştırılma durumu, aktivite düzeyi ve beslenme uygulamaları yer alıyor.
Vegan beslenen kedilerde fazla kilolu olma oranlarının neden daha düşük olduğu ise kesin olarak bilinmiyor. Araştırmada mamaların kendileri analiz edilmemiş olmakla birlikte, bazı ticari vegan kedi mamalarının benzer et bazlı mamalara kıyasla daha yüksek lif ve daha düşük kalori veya yağ içeriğine sahip olabileceği ve bunun da kilo kontrolüne yardımcı olabileceği belirtiliyor.
Enerji metabolizmasında ve yağsız vücut dokusunun korunmasında rol oynayan bir besin maddesi olan L-karnitin düzeylerindeki farklılıkların da potansiyel olarak rol oynayabileceği ifade ediliyor.
Profesör Knight, bulguların bir başlangıç noktası olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek, “Bu araştırmadan vegan diyetlerin kedileri fazla kilolu olmaya karşı kesin olarak koruduğu sonucuna varamayız ancak daha fazla araştırılmaya değer, tutarlı bir örüntü tespit ettik. Bir sonraki ideal adım, kedilerin ne yediğini, enerji alımlarını ve vücut kondisyonlarını doğrudan ölçen, daha geniş kapsamlı ve ileriye dönük bir araştırma olacaktır” dedi.
Knight ayrıca, “Kedi sahipleri, kedilerinin beslenme açısından eksiksiz diyetlerle beslendiğinden her zaman emin olmalı ve tüm temel besin maddelerini sağlayacak şekilde uygun takviyeler içeren ticari vegan mamaları tercih etmelidir” ifadelerini kullandı.

Araştırmanın Bağlantısı: https://www.frontiersin.org/journals/animal-science/articles/10.3389/fanim.2026.1939965/full
Prof. Andrew Knight’ın Bağlı Olduğu Kurumlar:
- School of Veterinary Medicine, College of Environmental and Life Sciences, Murdoch University, Perth, Avustralya
- School of Environment and Science, Griffith University, Brisbane, Avustralya
- Faculty of Health and Wellbeing, University of Winchester, Winchester, Birleşik Krallık
- Sustainable Pet Food Foundation, Londra, Birleşik Krallık
KAYNAK: Sürdürülebilir Evcil Hayvan Gıdaları Vakfı ( Sustainable Pet Food Foundation )
İlyas GÜR
Editör

















