İstanbul’da doğmasına rağmen anne ve babasının Rize’nin Pazar ve Sütlüce köylerinden olduğunu ifade eden Demircan, çocukluk ve gençlik yıllarının İstanbul’da geçtiğini söyledi. 1969 yılında İstanbul İmam Hatip Okulu’ndan, 1973 yılında ise İstanbul Yüksek İslam Enstitüsü’nden mezun olduğunu aktaran Demircan, genç yaşta Süleymaniye Camii’nde hatiplik görevine başladığını belirtti.
Yaklaşık 12 yıl imam hatiplik yaptığını dile getiren Demircan, bu dönemde gençlerle yoğun şekilde bir araya geldiğini ve Türkiye’nin gündemine ilişkin kendi hazırladığı hutbelerle topluma hitap ettiğini söyledi.
Demircan, özellikle Milli Türk Talebe Birliği’nin eski başkanlarından Rizeli siyasetçi İsmail Kahraman’ın dönemine dikkat çekerek, bu yapının İslam’a inançlı gençlerin yetişmesinde önemli bir merkez olduğunu ifade etti.
Türkiye’nin son 25 yılında etkili olan bazı isimlerin gençlik yıllarında bu çevrelerde yetiştiğini savunan Demircan, “Abdullah Gül, Recep Tayyip Erdoğan, Ömer Dinçer… Türkiye’nin son 25 yılında etkili olan kadronun ilk yetiştiği yuva Milli Türk Talebe Birliği’dir” dedi.
Süleymaniye Camii’nin de dönemin inançlı üniversite gençleri açısından önemli bir buluşma noktası olduğunu belirten Demircan, dönemin İstanbul Üniversitesi ve İstanbul Teknik Üniversitesi öğrencilerinin yanı sıra akademisyenlerin de cuma namazları için camiye geldiğini anlattı.
Demircan, dönemin önemli akademisyenlerinden Sabahattin Zaim ile bir dönem TRT Genel Müdürlüğü görevinde bulunan Nevzat Yalçıntaç gibi isimlerin de cuma cemaatinde yer aldığını söyledi.
“Hutbeleri kendim yazdım”
İmam hatiplik yaptığı 12 yıllık süreçte Diyanet tarafından hazırlanan hutbeleri okumadığını ifade eden Demircan, her hafta kendi hutbelerini hazırladığını söyledi.
Hutbelerinde dönemin güncel meselelerini İslami bakış açısıyla ele aldığını belirten Demircan, işçi-işveren ilişkilerinden turizme kadar toplumun gündemindeki pek çok konuya değindiğini aktardı.
Bu çalışmaların gençlerin yetişmesinde etkili olduğunu savunan Demircan, “Yetişen gençliğin yetişmesinde, tevazuyu bir kenara bırakalım, Tayyip Bey dahil, etkimiz oldu” ifadelerini kullandı.
Demircan, bugün Türkiye siyasetinde ve bürokrasisinde öne çıkan bazı isimlerle gençlik dönemlerinden itibaren sohbet ve eğitim ortamlarında bir araya geldiklerini belirterek, “Türkiye’yi yöneten bu insanlar bizim gençlik yıllarımızın, bizim sohbetlerimizin insanlarıydı” dedi.
Erdoğan Bektaş anısını anlattı
Konuşmasında Rize eski Valisi Erdoğan Bektaş ile ilgili bir anısını da paylaşan Demircan, İstanbul’da görev yaptığı dönemde bir gün kendisini ziyaret etmek isteyen Rize Valisi olduğunu öğrendiğini anlattı.
Valinin ziyaretinin kendisi için şaşırtıcı olduğunu belirten Demircan, Erdoğan Bektaş’ın kendisine, geçmişte Fatih Camii’nin Haliç’e bakan bölümünde kaldıkları dönemden kendisini tanıdığını söylediğini aktardı.
Demircan’ın açıklamaları, Rize kökenli isimlerin Türkiye’nin siyasi ve bürokratik hayatındaki etkisi ile geçmişteki dini ve sosyal çevrelerin bugünkü siyasi kadroların oluşumundaki rolüne ilişkin değerlendirmeleri yeniden gündeme taşıdı.
İlyas GÜR
Editör















