Bugün Türkiye’de milyonlarca emekçi, sabah işe tok gitmenin hayalini kuramaz hâle getirilmiştir. Çocuklarının beslenmesini, evinin kirasını, faturalarını hesaplayan işçi ve emekçiye reva görülen bu ücret, sosyal devlet ilkesinin inkârıdır. Açlık sınırının altında yaşamayı dayatan bir yönetimin, “refah”, “büyüme” ve “istikrar” söylemleri artık birer boş propaganda metninden ibarettir.
Bu tablo bir beceriksizlik değil, bilinçli bir tercihtir. Tercih; emekten değil sermayeden, milletten değil yandaştan, adaletten değil ranttan yana yapılmıştır. İktidar, milleti açlığa mahkûm ederken; lüksü, israfı ve şatafatı kendi çevresi için seferber etmektedir.
Milli Parti olarak açıkça ilan ediyoruz: Açlık sınırının altında asgarî ücret belirleyen hiçbir yönetim meşru değildir. Bu, ekonomiyi yönetememenin ötesinde, millete sırtını dönmenin belgesidir. Emekçiyi aç bırakan bir düzeni kabul etmiyoruz, normalleştirmiyoruz, susarak ortak olmuyoruz.
Milli Parti, emeğin onurunu, alın terinin hakkını ve insan onuruna yaraşır yaşamı savunur. Asgarî ücret, bir lütuf değil; insanca yaşamanın asgarî şartıdır. Milli Parti iktidarında, ücretler masa başında değil, pazar yerinde, mutfakta, milletin gerçek hayatında belirlenecektir.
Buradan bir kez daha haykırıyoruz: Millet açken iktidar tok olamaz!
Emek ezilirken bu düzen ayakta kalamaz!
Milli Parti var, umut vardır.
Bu adaletsiz düzene son verecek irade, milletin bağrından çıkacaktır.
Kamuoyuna saygıyla duyurulur.
İlyas GÜR
Editör
















