YENİ Parti Rize İl Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Zehiroğlu, yaptığı yazılı açıklamada, “Çerçeve Yasa” tartışmaları üzerinden yürütülen siyasi değerlendirmelere ilişkin görüşlerini kamuoyuyla paylaştı.
Son dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel ve parti yönetiminin aldığı tutumu savunan bazı çevrelerin, “Hayır deseydik iktidar bizi barış karşıtı olmakla suçlardı” şeklindeki yaklaşımı öne çıkardığını belirten Zehiroğlu, bu argümanın siyasetin doğasıyla bağdaşmadığını savundu.
Zehiroğlu, siyasetin rakiplerin söylemlerinden çekinerek değil, kendi doğrularını topluma anlatabilme gücüyle yapılması gerektiğini ifade ederek, “Siyaset, rakiplerinizin size ne diyeceğinden korkarak veya onların kurduğu dilin esiri olarak değil; kendi sözünüzü ve doğrunuzu topluma ne kadar güçlü anlatabildiğinizle yapılır” dedi.
“SİYASETEN HAFİF VE ÇOCUKÇA BİR GEREKÇE”
“Bizi barış karşıtı ilan ederler” endişesiyle hareket edilmesini eleştiren Zehiroğlu, söz konusu yaklaşımın siyasi açıdan yeterli bir gerekçe olmadığını dile getirdi.
Zehiroğlu, “İktidar blokunun bize ne diyeceğinden ziyade, bizim bu topluma söyleyecek çok haklı ve güçlü bir sözümüz olmalıydı. ‘Bizi barış karşıtı ilan ederler’ korkusuyla hareket etmek, kimse kusura bakmasın ama siyaseten çok hafif ve çocukça bir gerekçedir” ifadelerini kullandı.
Olası bir “Hayır” kararının kamuoyuna güçlü ve anlaşılır biçimde anlatılabileceğini savunan Zehiroğlu, böyle bir tutumun Kürt halkına veya toplumsal barışa karşı bir tavır olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtti.
“İTİRAZIMIZ KÜRT HALKINA DEĞİLDİ”
Zehiroğlu, olası “Hayır” kararının bölünmez bütünlüğün asli ve ayrılmaz parçası olarak nitelendirdiği Kürt halkının ya da milletin yararına olacak gelişmelere yönelik bir itiraz anlamına gelmeyeceğini belirterek, asıl itirazlarının iktidarın geçmişteki uygulamaları ve siyasi yaklaşımı olduğunu söyledi.
Zehiroğlu, açıklamasında şu değerlendirmelere yer verdi:
“Bizim olası ‘Hayır’ımız; bölünmez milletimizin asli ve ayrılmaz bir parçası olan Kürt halkının ve milletin faydasına olacak herhangi bir gelişmeye itiraz değildi. Asla da olamazdı. Bizim itirazımız son derece netti: Geçmişte defalarca samimiyetsizliği ispatlanmış, her adımının ardında bambaşka siyasi ajandalar, hesaplar ve tuzaklar barındıran muktedirlerin yeni bir kurgusuna hayır diyecektik.”
“TOPLUM KİMİN GERÇEKTEN BARIŞ İSTEDİĞİNİ GÖREBİLİR”
İktidarın yaklaşımının ve kendi siyasi tutumlarının kamuoyuna doğru biçimde anlatılması halinde, toplumun kimin gerçekten barış ve huzur istediğini değerlendirebilecek durumda olduğunu savunan Zehiroğlu, siyasi partilerin iktidarın oluşturduğu söylem alanına sıkışmaması gerektiğini ifade etti.
Zehiroğlu, “İktidarın arka plandaki samimiyetsizliğini ve bizim şeffaf, ilkeli niyetimizi Kürt halkına çok rahat ve ikna edici bir şekilde anlatabilirdik. Toplum, kimin gerçekten barış ve huzur istediğini, kimin sandık ve siyasi rant peşinde koştuğunu görebilecek derin bir ferasete sahiptir” dedi.
“YÜZDE 90’I İKNA ETMEYE ÇALIŞMAK BÜYÜK RİSK”
CHP yönetiminin, iktidarın söylem tuzağına düşmemek adına daha geniş bir toplumsal kesimi ikna etmeye yöneldiğini ileri süren Zehiroğlu, bunun siyasi açıdan gereksiz ve riskli bir tercih olduğunu savundu.
Zehiroğlu, “Sayın Genel Başkan, bu gerçekler ışığında o dar ama sağlam kitleyi (yüzde 10’u) ikna edici bir duruş sergilemek yerine, iktidarın söylem tuzağına düşmemek adına yüzde 90’ı ikna etmeye çalışmayı seçti. Bence bu, siyaseten çok gereksiz, altından kalkılması son derece zor ve devasa bir risktir” ifadelerini kullandı.
“BAŞKALARININ SÖYLEMİNE GÖRE POZİSYON ALMAK OYUN BOZMAK DEĞİLDİR”
Açıklamasının sonunda siyasi partilerin kendi politikalarını rakiplerinin oluşturduğu söylemlere göre belirlememesi gerektiğini vurgulayan Zehiroğlu, gerçek anlamda siyasi başarının kendi ilkelerini ve doğrularını savunabilmekten geçtiğini belirtti.
Zehiroğlu, açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Unutulmamalıdır ki; başkalarının sizin için ne diyeceğine göre pozisyon almak oyun bozmak değil, o oyunun bir parçası olmaktır. Aslolan, iktidarın oyununu onların kurallarıyla değil, kendi doğrularınızla bozmaktır.”



















