Uzun, yaş çay alım fiyatının üreticiyi ve sanayiciyi koruyacak seviyede belirlenmesi gerektiğini savunurken, ÇAYKUR'a sağlanan Hazine desteklerine de tepki gösterdi.
Yaş çay fiyatının en az 35-40 lira seviyesinde olması gerektiğinin daha önce de dile getirildiğini belirten Uzun, "Benim görüşüm yaş çay fiyatının 40 liranın altına düşmemesi yönündeydi. Üreticinin emeğinin karşılığını alması gerekiyor. Ancak fiyat belirlenirken hem üreticinin hem de özel sektörün ayakta kalması gözetilmelidir." dedi.
Özel sektörün artan maliyetler altında zorlandığını ifade eden Uzun, elektrik, kömür ve diğer üretim giderlerinde yüksek oranlı zamlar yaşandığını belirterek şunları söyledi:
"Elektriğe, kömüre ve üretimde kullandığımız tüm girdilere yüksek oranlarda zam geliyor. Ancak yaş çay fiyatına gelince aynı anlayış gösterilmiyor. Maliyetlerimiz sürekli artarken özel sektörün bu yükü tek başına taşıması mümkün değil. Böyle devam ederse sanayici bankalara daha fazla bağımlı hale gelir."
"ÇAYKUR'un zararını Hazine karşılıyor"
ÇAYKUR'un Hazine desteğiyle faaliyetlerini sürdürdüğünü öne süren Uzun, özel sektörün ise benzer bir destekten yararlanamadığını ifade etti.
Uzun, "ÇAYKUR'un zararını Hazine karşılıyor. Benim zararımı kim karşılayacak? Eğer üreticiyi desteklemek devletin görevi ise bu yük yalnızca özel sektörün üzerine bırakılmamalı. Aynı şartlarda rekabet etmemiz mümkün değil." diye konuştu.
"Hazine desteğinin arttığını düşünüyorum"
Geçmiş yıllardaki Hazine desteklerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Hasan Uzun, 2024 yılında ÇAYKUR'a yaklaşık 10,6 milyar lira, 2025 yılında ise yaklaşık 10 milyar lira Hazine desteği sağlandığını iddia etti.
Bu yıl sağlanan desteğin daha yüksek olduğunu öne süren Uzun, "Kamuoyuna resmi bir açıklama yapılmadı ancak bu yıl ÇAYKUR'un en az 20 milyar lira Hazine desteği aldığını düşünüyorum. Eğer bu rakam doğruysa çok ciddi bir kamu kaynağı kullanılıyor." ifadelerini kullandı.
"Geçmişte hem yatırım yapıldı hem kâr edildi"
Refahyol Hükümeti döneminde ÇAYKUR yönetiminde görev yaptığını hatırlatan Uzun, o dönemde kurumun hem kâr ettiğini hem de fabrikalarda modernizasyon yatırımları gerçekleştirdiğini savundu.
Ekonomiye ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Uzun, ülkede ekonomik sorunların yeterince tartışılmadığını öne sürerek, mevcut ekonomi politikalarını eleştirdi. Uzun, Türkiye'nin ekonomik açıdan zor bir süreçten geçtiğini ve üretimi destekleyen politikaların hayata geçirilmesi gerektiğini söyledi.




















