Boz, kamuoyuna yansıyan bilgilere göre hemşirenin, kadınlara yönelik cinsiyet temelli şiddeti protesto etmek amacıyla saçlarını örerek yaptığı sosyal medya paylaşımı sonrası adli soruşturmaya maruz kaldığını ve gözaltına alındığını hatırlattı. Söz konusu paylaşımın, Halep’te Şeyh Maksud ve Eşrefiye mahallelerine yönelik saldırılar sırasında, bir cihatçı tarafından SDG’li bir kadına ait olduğu öne sürülen kesilmiş saç örgüsünün teşhir edildiği görüntülere karşı gelişen toplumsal tepkinin parçası olduğu ifade edildi.
“Şiddeti protesto eden kadın hedef alındı”
Önergede, kadınlara yönelik açık şiddet ve aşağılamaya dikkat çeken barışçıl bir eylem yerine, bu şiddeti protesto eden bir kadının cezai işlemlere maruz bırakılmasının ciddi kaygılar yarattığı vurgulandı. Boz, bu durumun ifade özgürlüğü, barışçıl protesto hakkı ve kadın dayanışmasının kriminalize edilmesi anlamına geldiğini belirtti.
Hemşirenin paylaşımının herhangi bir şiddet çağrısı içermediğine dikkat çeken Boz, gözaltı gibi ağır bir tedbirin uygulanmasının ceza hukukunun “son çare” ve “ölçülülük” ilkeleriyle bağdaşmadığını ifade etti. Anayasa’nın 26’ncı maddesi ile Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nin 10’uncu maddesine atıf yapan Boz, demokratik bir toplumda bu tür ifadelerin cezai yaptırımlara konu edilmesinin kabul edilemez olduğunu dile getirdi.
Kadınların dayanışmasına caydırıcı etki uyarısı
Kadınlara yönelik savaş suçları, insanlığa karşı suçlar ve cinsiyet temelli şiddet iddialarının gündemde olduğu bir dönemde, bu ihlallere dikkat çeken kadınların cezalandırılmasının adalet duygusunu zedelediğini belirten Boz, söz konusu uygulamaların kadınların kamusal alanda söz söyleme ve dayanışma kurma hakları üzerinde caydırıcı bir baskı oluşturduğunu kaydetti.
Bakan Tunç’a yöneltilen sorular
Milletvekili Boz, önergesinde Adalet Bakanı Yılmaz Tunç’a; hemşire hakkında başlatılan soruşturmanın hukuki dayanağını, gözaltı kararının gerekçelerini ve hangi fiillerin suçlama konusu yapıldığını sordu. Ayrıca, barışçıl bir sosyal medya paylaşımının Türk Ceza Kanunu kapsamında hangi gerekçelerle suç sayıldığını, gözaltı tedbirinin ölçülülük ilkesiyle nasıl bağdaştırıldığını ve olayın ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilip değerlendirilmediğini gündeme getirdi.
Boz, Kuzey ve Doğu Suriye’de kadınlara yönelik saldırıları ve bu saldırılara ilişkin görüntüleri ırkçı ifadelerle yayan kişiler hakkında da herhangi bir adli işlem başlatılıp başlatılmadığını sorarak, Bakanlıktan kamuoyunu tatmin edecek bir açıklama talep etti.



















