Konukçu, önergesinde Türkiye’de madencilik sektörünün “denetimsizlik, güvencesizlik ve cezasızlık” politikalarıyla şekillendiğini belirterek, işçilerin temel haklarının korunmadığını savundu. Devletin sosyal devlet ilkesi gereği işçileri koruma yükümlülüğü bulunduğunu hatırlatan Konukçu, buna karşın maden şirketlerinin işçi haklarını gasp etmesine göz yumulduğunu ifade etti.
Maden İşçilerinin Yürüyüşü ve Müdahale Gündemde
Önergede, Eskişehir’in Mihalıççık ilçesinde faaliyet gösteren Doruk Madencilik bünyesindeki Yunus Emre Termik Santrali’nde çalışan işçilerin, ödenmeyen maaşlar ve tazminatlar nedeniyle 12 Nisan 2026’da başlattıkları yürüyüşle 20 Nisan’da Ankara’ya ulaştıkları hatırlatıldı.
İşçilerin Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’na yürümek istemesi üzerine polis müdahalesiyle karşılaştığı belirtilen önergede, aralarında Bağımsız Maden-İş Sendikası Genel Başkanı Gökay Çakır ve sendika yöneticilerinin de bulunduğu çok sayıda kişinin gözaltına alındığı ifade edildi.
Müdahalenin ardından bazı işçilerin “Açız, yoksuluz, çıplağız” sloganıyla açlık grevine başladığına dikkat çekildi.
Hak İhlalleri ve Denetim Sorumluluğu Soruldu
Konukçu, önergesinde Doruk Madencilik işçilerinin aylardır ücret alamadığı, kıdem ve ihbar tazminatlarının ödenmediği ve iş güvenliği koşullarının yetersiz olduğu iddialarını gündeme taşıdı. Ayrıca, ilgili kamu kurumlarının denetim yükümlülüklerini yerine getirip getirmediğinin açıklığa kavuşturulmasını istedi.
Önergede, 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu ve 3213 sayılı Maden Kanunu kapsamında şirketlerin işçi tazminatları için karşılık ayırma zorunluluğu bulunduğu hatırlatılarak, bu yükümlülüklerin denetlenip denetlenmediği soruldu.
16 Maddelik Soru Listesi
Konukçu’nun Bakan Bayraktar’a yönelttiği sorular arasında şu başlıklar öne çıktı:
- Doruk Madencilik’in ruhsat süreçleri ve denetimleri
- İşçi hak ihlalleri ve iş güvenliği denetimleri
- Şirkete sağlanan teşvik ve kamu destekleri
- İşçilerin yürüyüşüne yönelik müdahalede bakanlığın rolü
- Ödenmeyen ücretler ve tazminatların toplam tutarı
- Açlık grevine ilişkin bakanlığın girişimleri
- Şirket faaliyetlerinin neden durdurulmadığı
“Madencilik Politikaları Sorgulanmalı”
Konukçu, Türkiye’de son yıllarda artan maden kazaları ve iş cinayetlerine de dikkat çekerek, denetimsizlik ve güvencesiz çalışma koşullarının sektörün temel sorunu haline geldiğini vurguladı.
Önergede, “İşçilere açlık ve güvencesizlik, şirketlere ise teşvik ve koruma sağlanması” eleştirilirken, Doruk Madencilik’in faaliyetlerini sürdürmesinin “cezasızlık politikası” ile ilişkili olup olmadığı sorusu da yöneltildi.
Konukçu, Enerji ve Tabii Kaynaklar Bakanlığı’nın hem işçi hakları hem de kamu denetimi açısından sorumluluğunu yerine getirip getirmediğinin kamuoyuna açıklanmasını talep etti.




















