Boz'un önergesinde, bu olayın toplumsal hassasiyetleri zedeleyici ve hedef gösterici bir durum taşıdığına vurgu yapıldı. Boz, benzer bir durumun 19 Ekim 2024 tarihinde Muş’ta yaşandığını, burada kimlik kontrolü sonrası alıkonulan üç gencin fiziksel şiddete maruz kaldığını ve polisler tarafından darp edildiklerini ifade etti. Bu durumların, kamu görevlilerinin görevlerini kötüye kullandığı ve insan haklarına aykırı uygulamalara işaret ettiği yönündeki iddiaların yeniden gündeme geldiğini belirtti.
Boz, önergesinde şu soruları yöneltti:
-
Hakkari’de 7 Haziran 2024 tarihinde yaşanan olayla ilgili bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu tür olayların toplumsal hassasiyetlere zarar verebileceği dikkate alındığında, sorumluların tespiti için ne gibi önlemler alınmaktadır?
-
Muş’ta 19 Ekim 2024 tarihinde polisler tarafından alıkonulan gençlere yönelik işkence ve kötü muamele iddiaları hakkında bir soruşturma başlatılmış mıdır? Bu iddiaların objektif bir şekilde araştırılması için hangi adımlar atılmaktadır?
-
Her iki olayda da yaşanan insan hakları ihlallerinin araştırılmasında alınacak önlemler nelerdir?
-
Kolluk kuvvetlerinin orantısız güç kullanımı ve keyfi davranışlarına yönelik denetim ve hesap verebilirlik mekanizmaları oluşturulmuş mudur?
-
Hakkari ve Muş’ta yaşanan olaylarla ilgili delillerin korunması ve soruşturmaların şeffaf bir şekilde yürütülmesi için alınan somut tedbirler nelerdir?
-
Gözaltına alınan kişilerin, bağımsız adli birimlere ifade verebilmeleri ve iddiaların tarafsız bir şekilde incelenmesi için ne gibi önlemler alınmaktadır?
Sümeyye Boz’un önergesi, İçişleri Bakanlığı'nın bu ciddi iddialara nasıl yaklaşacağı ve gerekli önlemleri alıp almayacağı konusunda kamuoyunda merak uyandırdı. Olayların etkin bir şekilde soruşturulması, hukuka aykırılıkların önlenmesi ve toplumsal huzurun sağlanması adına atılacak adımlar, takip edilecek gelişmeler arasında yer alıyor.



















