TEKNOLOJİ HAYATIMIZI KOLAYLAŞTIRDI, AMA BİZİ YALNIZLAŞTIRMASIN!

Fethi Karadeniz

22-09-2026 16:24

Babasıyla bankada bir saat geçiren oğul, sonunda dayanamaz:

“Baba, neden internet bankacılığını kullanmıyorsun? Her işini evden yaparsın. Bankaya gelmene bile gerek kalmaz.”

Babası bir süre düşündükten sonra öyle bir cevap verir ki, teknoloji çağının bütün kolaylıklarını yeniden sorgulatır:

“Sen beni anlamadın evladım…”

“Ben bugün bankaya geldiğimde dört arkadaşımla karşılaştım. Çalışanlarla sohbet ettim. Beni tanıyorlar, halimi hatırımı soruyorlar. Ben yalnızım. Benim ihtiyacım olan şey biraz da bu.”

İşte asıl mesele burada!

Biz teknolojiyle işlerimizi kolaylaştırırken, farkında olmadan insanlarla kurduğumuz bağları da hayatımızdan çıkarıyor olabilir miyiz?

Özellikle yaşlılarımız için bankaya gitmek sadece para çekmek, markete gitmek sadece alışveriş yapmak değildir.

Evden çıkmaktır. Yürümektir. İnsan görmektir. Selamlaşmaktır. İki çift laf etmektir.

Bazen yaşlı bir insanın bütün gününü güzelleştiren şey, bir komşunun “Nasılsın?” demesidir.

Bazen mahalle bakkalına yapılan kısa bir yürüyüş, hem beden hem ruh için ilaçtır.

Bazen bir hastalıkta kapıyı çalan eski bir dost, ilaçtan daha değerlidir.

Teknoloji bunların hiçbirini sağlayamaz.

Çünkü teknoloji işlemlerimizi yapabilir ama halimizi hatırımızı soramaz.

Elbette internetten yararlanalım. Teknolojiyi hayatımızdan çıkarmayalım.

Ama özellikle yaşlılarımızın hayatındaki bütün işleri onların elinden de almayalım.

Bırakalım bazen kendileri alışverişe gitsinler.
Bırakalım yürüsünler.
Bırakalım arkadaşlarıyla karşılaşsınlar.
Bırakalım bir bankta oturup sohbet etsinler.

Çünkü hareket etmek bedeni, insanlarla konuşmak ruhu ayakta tutar.

Ve unutmayalım:

Her şeyi kapımıza getirebiliriz.
Ama dostluğu, sohbeti ve insan sıcaklığını sipariş edemeyiz.

Teknoloji hayatımızı kolaylaştırsın…

Ama bizi birbirimizden uzaklaştırmasın.

 

Fethi KARADENİZ
Emekli Eğitim Müfettişi – Eğitimci-Yazar

DİĞER YAZILARI ÇOCUĞUN ELİNE EKMEK DEĞİL, ONURUNA DOKUNUN 01-01-1970 03:00 BİR HASTANENİN ENKAZI BİZE NE ANLATIYOR? 01-01-1970 03:00 ÇOCUKLARIN GÖZYAŞI, İNSANLIĞIN UTANCIDIR! 01-01-1970 03:00 ZAFER BİZİM! FİLENİN SULTANLARI AVRUPA’NIN ZİRVESİNDE 01-01-1970 03:00 ÖĞRETMEN YETİŞTİRDİK, ÖĞRETMENİ BEKLETTİK! 01-01-1970 03:00 Murat Hacıoğlu Futbol Akademisi 01-01-1970 03:00 BİR OKULUN KAPISINA KİLİT, BİR HUZUREVİNİN KAPISINA ANAHTAR MI? 01-01-1970 03:00 Kemer Köyü Değişiyor… Denizin Kıyısında Yeni Bir Hikâye Yazılıyor 01-01-1970 03:00 EVLER BÜYÜDÜ, GÖNÜLLER KÜÇÜLDÜ 01-01-1970 03:00 ALMANYA HAZIR MISIN? SULTANLAR GELİYOR! 01-01-1970 03:00 BARIŞ, SADECE SAVAŞIN OLMAMASI DEĞİLDİR 01-01-1970 03:00 Rize’de Çay Bardağı Büyüdü, Gönüller Büyüdü! 01-01-1970 03:00 30 AĞUSTOS: BİR MİLLETİN “YA İSTİKLAL YA ÖLÜM” DEDİĞİ GÜN 01-01-1970 03:00 ERGAN DAĞI: BİR HAYALDEN GERÇEĞE 01-01-1970 03:00 30 YIL SONRA ERZİNCAN: İNSAN BİR ŞEHRE DEĞİL, KENDİ GEÇMİŞİNE DÖNÜYOR 01-01-1970 03:00 ERZİNCAN’IN KURMA EVLERİ: YIKILAN SADECE EVLER Mİ? 01-01-1970 03:00 Hayatımın Deklanşöründen Geçenler 01-01-1970 03:00 Fındık Toplama Zamanı Geldi 01-01-1970 03:00