Tüm Türkiye’nin gözü Diyarbakır’da! Narin Güran davasında karar günü

Diyarbakır’da 8 yaşındaki Narin Güran'ın organize şekilde öldürülmesine ilişkin davanın ikinci duruşması geçen 2 günün ardından 3. gününde devam ediyor. Ağırlaştırılmış müebbet hapis istemiyle yargılanan tutuklu sanıklar; amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve Nevzat Bahtiyar, bir kez daha hakim karşısına çıkarıldı. Duruşma bugün tutuklu sanık anne Yüksel Güran'ın savunmasıyla devam edecek. Davada bugün karar çıkması bekleniyor.

DIYARBAKIR - 28-12-2024 14:51

 Tüm Türkiye’nin gözü Diyarbakır’da! Narin Güran davasında karar günü

Diyarbakır’da 21 Ağustos’ta kaybolduktan 19 gün sonra Eğertutmaz deresinde, çuvalda, üzeri taşlarla örtülü cansız bedeni bulunan 8 yaşındaki Narin Güran cinayetiyle ilgili ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası istemiyle yargılanan amcası Salim Güran, annesi Yüksel Güran, ağabeyi Enes Güran ile cesedi taşıyan Nevzat Bahtiyar’ın yargılandığı duruşma 3. gününde de devam ediyor.

Tartışmalarla geçen 2 gününün sonunda bugün anne Yüksel Güran savunma yapacak. Kararın bugün açıklanması bekleniyor.

KARAR NE OLUR?


'İddianamede Salim Güran, Enes Güran, Yüksel Güran ve Nevzat Bahtiyar’ın “iştirak halinde çocuğu kasten öldürmek” suçundan “ağırlaştırılmış müebbet hapis” ile cezalandırılması talep ediliyor. Duruşma savcısı da mütalaasını bu yönde açıkladı. Kararın, iddianame ve mütalaa doğrultusunda mı olacağı yoksa mahkemenin kendi kanaat ve değerlendirmeleriyle mi verileceği merak ediliyor.

Gazeteci Emrullah Erdinç ve İhsan Yalçın duruşma salonundan anbean canlı aktarıyor. İşte tüm detaylar...

14.00: DURUŞMAYA ARA


Narin Güran’ın öldürülmesiyle ilgili görülen ve 3'üncü günde de devam eden davanın 2'nci duruşmasına, saat 16.00'ya kadar ara verildi.

13.30: NASIL OLSA SUÇSUZUZ, ÇIKARIZ’ DİYE DÜŞÜNDÜK

Sanık Yüksel Güran: “Narin o gece eve gelmedi. Size yemin ederim, eve gelmedi. Camiye gitti ve bir daha görmedim. O gün ne oldu? Diyorlar ki Salim ve Yüksel öldürdü, Enes de oradaydı. O zaman neden Nevzat arıyor? Niye Salim, ‘Kardeşimin karısıyla yatmışım,’ diyecek? Salim, seni 5 dakikada nasıl ikna etti? Sen o kadar korkak mısın?”


Bu sırada Yüksel Güran, Nevzat’a dönerek konuştu, mahkeme başkanı araya girdi ve “Buraya bakın,” dedi.

Yüksel Güran kaldığı yersen devam etti: “Nevzat, neden madem o gün Salim, ‘Sen yaptıysan birlikte gidelim,’ demiyorsun? Onun avukatına da söylüyorum. Rojin’in babası için ağladım. Ama bir adam, Nevzat, 8 yaşındaki Narin’i çuvala koyuyor, dere kenarına götürüyor, 30 dakika ip arıyor, sonra suyun içine atıyor. Ardından namazını kılıyor, çayını içiyor, Narin için gözyaşı bile dökmüyor ama Nevzat’ı savunuyorsunuz.

Bak, sen Ankara’dan gelmişsin, yetmedi, namusumuzu ortaya koyuyorsun. O Kur’an-ı Kerim’i nasıl dereye koyuyorsun? Nevzat, devlet seni koruduğu için rahat konuşuyorsun. Ama yukarıda Allah var! Kızım vahşice öldürüldü. Biz anneler birbirimizi biliriz. Ben 9 ay karnımda taşıdım.” (Saçını açarak devam etti.) “Narin’in elinde benim saçım var, deniyor. Suçlamıyorum. Hiçbir anne böyle bir şey yapmaz. Anneler birbirini anlar. Ama burada bir kadın Of, çok sıkıldım.” Diyor. Gelme o zaman. Ama dün Bir anne bana ‘Başın sağ olsun,’ dedi. Bu hoşuma gitti. Cezaevine girdiğimde bana ilk ne dediler biliyor musunuz? ‘Kaç çocuğun var, kaçı ölü?’ Elim ayağım titredi. ‘2 çocuğum ölü, 5’i sağ,’ dedim. Çok ağır geldi.


Hediye’nin çocukları annelerini hiç görmedi. Anasız babasız yaşıyorlar. Yukarıda Allah var. Ama burada nasıl bir mahkeme var, Rabbim de var! Kızımı unuttum, namusumun derdine düşmüşüm, dediler. Ben Güran ailesinde büyüdüm, sonra Arif’i seçtim. Doğru düzgün okumadım, Türkçe ile Kürtçe’yi karıştırıyorum. Cezaevine girdiğimde hepimiz mutluyduk; ‘Nasıl olsa suçsuzuz, çıkarız’ diye düşündük. ‘Narin’e dair bir şey çıkacak,’ dedik.

Ama avukatlar yanıma geldi ve o kadar şey söylendi ki… DNA belli değil dediler. O anda çöktüm. Güran ailesinin hepsini namusuyla suçladılar. İnsan suçsuz yere oturuyor. Sabah namazı okununca tek başıma abdestimi alıyorum, başımı havaya kaldırıyorum, gözyaşı döküyorum.” (Burada sanık, dosyadaki bilirkişilere yönelik beddualar etti.) “Bu adam biliyor, ben Narin’e ne kadar düşkündüm. Hiçbir zaman ‘Neden ben?’ diye sormadı.”

13.00: ANNE YÜKSEL GÜRAN'IN SANIK KÜRSÜSÜNDE


Sanık Yüksel Güran: “Ben anneyim ve oğlum ile birlikte katil olarak gösteriliyoruz. Bu dünyada artık bir hayatım kalmadı. Hüseyin Bey, Ali Rıza Güran, sizden özür dilerim. Hayatımı anlatacağım. Ben Arif ile evlendiğimde asla yalan söylemeyeceğimize söz verdim. Hiçbir zaman kendi ekmeğiyle büyüttüğü çocuklarına kötü bir şey yapmadı, hiçbir gün evde şiddet olmadı. 7 çocuğumuz oldu. Narin evimizde kaybolduğunda ne oldu? 17 sene önce kızım Tülin’i kaybettim. Kızımın ölümüne kadar beni suçladılar. Dar Kapı Hastanesi’nde vefat etti. Herkes biliyor, raporlar da ortada. Kızım engelliydi. Oraya kadar kızımı kaybettim. Şimdi de bu dosya ile beni suçladılar. Sonra karakoldayım ve benimle oradaki görevliler benimle alay ediyor. Sen neden ameliyat oldun diye benimle alay etti ve Beni sen… (Bu noktada uygunsuz ifadeler kullandı.)”

Enes Güran, annesinin bu sözlerini duyunca araya girdi ve, “Onu sana söyleyen kamu görevlisi..." diyerek küfür etti. Bunun üzerine mahkeme başkanı hemen müdahale etti ve Enes’e susmasını söyledi. Polis eşliğinde Enes dışarı çıkarıldı. Mahkeme başkanı, “Ben söyleyene kadar içeri almayın,” dedi. Mahkeme başkanı, "Başka çıkmak isteyen var mı" diye sorunca Salim Güran da dışarı çıkmak istedi.

12.56: “BİR SUÇLU BULUNSUN VE CEZASINI ALSIN”

Avukat Mustafa Demir: Ulusal kriminal büronun iddiasına göre, Narin son görüldüğü yerden, ahır olarak tabir edilen yere 50 saniyede gidiyor, yani adeta ışınlanıyor. Kameradaki karartı, Narin olduğu iddia edilerek sunuluyor. Ama bir çocuk o rampayı 50 saniyede koşarak nasıl çıkar? Bu fiziksel olarak mümkün değil. Ayrıca, eve değil, ahırın önüne ulaştığı belirtiliyor. Bu iddialar, kamuoyunun beklentilerini karşılamak için ortaya atılmış gibi görünüyor. Neydi bu beklenti? “Bir suçlu bulunsun ve cezasını alsın.”

Bu doğrultuda bazı kişiler, “Bu dosyayı aldık, biz çözeceğiz,” diyerek iddialı açıklamalarda bulundu. “Yakında herkes görecek,” gibi paylaşımlar yaptılar. Ancak bu iddiaların arkasında somut bir çözüm yok. Zamansal olarak mümkün değil. Bu karartı ve olayın bu şekilde geliştiği iddiaları, zamansal olarak mümkün değil.

12.30: "HERKES NE BİLİYORSA ANLATSIN"

Avukat Mustafa Demir: Kimse 18 yaşındaki bir gencin ruh halini düşünmüyor. İnsan faktörünü hep unutuyoruz. İnsan faktörü burada çok önemli. 18 yaşındaki bir genç, kaybettiği kardeşi için karanlıkta bir yerde arama yaparken, başına bir şey gelmesin diye endişeleniyor? Orada kendi canını mı düşünür? Tabii ki böyle bir durumda ölümüne aramış olur. Bakın, biz diyoruz ki umut kırılıyor. Bir haber geliyor; bir çocuk var. Çocuğun resmi gerçekten Narin’e benziyor. Aile bakıyor, “Evet, bu Narin olabilir,” diyor. Benzetiyor. Çünkü en azından yerini bileceğini düşünüyor. Bu nasıl bir psikoloji, buradan anlıyoruz.

Annenin ilerleyen günlerde söylediği, “En azından bir mezarı olsun” sözü, ancak kayıp anneleri tarafından anlaşılabilir. Onları dinleyenler bilir. Daha önce engelli bir çocuğu yetiştirmiş bir anne olarak, annelik duygusu bile burada sorgulanır oldu. Neler neler sorgulanır oldu. Koçanlar meselesine gelelim. Belki de dedikleri gibi bir şey yoktu. Ama sonra, “Hatırladım,” dedi. “Hastaneye gitmek istedim, ancak hastane konusu gerçekleşmeyince kendime zarar verdim,” diyor. Şahit olanlar vardı. Herkes ne biliyorsa gelsin ve anlatsın ki hakikat ortaya çıksın. Sürekli bir organizasyondan bahsediliyor. Peki, nasıl bir organizasyon? Organize kelimesi burada ne anlama geliyor? Artık bunu anlamak mümkün değil.

12.01: ARİF GÜRAN'I ŞAŞIRTAN UYGULAMA

Enes Güran’ın avukatı Mustafa Demir: Dosyayı aldığımızda biz de Salim’den şüpheleniyorduk. Aramaları neden sildi diye merak ediyorduk. Cevabı verdi. Özel hayatıyla ilgili olduğunu söyledi zaten. Salim’in telefonunda bir uygulama vardı. ‘Kaçamak’ diye bir uygulama. Arif Bey’e söyledim mesela buna şaşırdı. Çocuklarına, eşine sadıktır demişti.

11.39: "BÖYLE GARİBANLIK MI OLUR?"

Enes Güran’ın avukatı Mustafa Demir: Kusursuz bir cinayet işlemiş Nevzat Bahtiyar. Eğer kameralar olmasaydı Nevzat asla bulunmazdı. Nevzat, “Garibanım,” diyor ama bu duruşmada nasıl bir tabloyla karşılaştığımızı gördük. Bu duruşmada bize patlıcan alan bir Nevzat var. Hani herkese anlatıyor ya, “Ben gariban bir adamım,” diyor. Böyle garibanlık mı olur? 10.000 lira indirimi kabul etmiyorsun. Ben onun doğru söylediğini düşünmüyorum, çünkü bugüne kadar hiçbir şeyde doğru konuşmadı. Bunda da doğru söylediğini düşünmüyorum. Madem Salim Güran sana, “Bu çocuğu götür, göm,” dediğinde bunu yapıyorsun, bir evin sıvasını mı yaptıramayacak? Sen onların hani adamıydın.

Nevzat ile Vecdi arasında yine bir iletişim başlıyor. Bu iletişim bir şeyleri etkiliyor mu? Biz bunu net olarak söyleyemiyoruz çünkü dinleyemedik. İlk başta HTS kayıtları elimizde yoktu. Bu nedenle bu konuyu soramadık. Bakın, Nevzat burada pür dikkat dinliyor. Normalde hiçbir şeyi dikkatlice dinlemeyen bir insan, buraları büyük bir dikkatle dinliyor. Çünkü doğruluk payı olduğunu biliyor. Temas etmiş, gerçek evraklar üzerinden konuşuyoruz. O akşam yakalanacağının kendisine bildirildiğini düşünüyorum. Belki ahırda… Ahır bölgesi aranmış olsaydı belki bir şey bulunabilirdi. Ya da yan taraftaki diğer alanlarda…

Özellikle Narin’in son görüldüğü yerlerde, daha kapsamlı arama yapılması gerekiyordu. Mavi ışık kullanarak her yerde arama yapılmış, taşların üzerindeki kan izlerine bile bakılmış. Ancak keşke bu yöntem diğer yerlerde de uygulanmış olsaydı. Çünkü Narin’in son görüldüğü yer, okul kamerasına göre artık kesinleşmiş durumda. Hayalet Söylemi: Bu noktada, “hayalet” lafı devreye giriyor. Çünkü Narin Güran’in en son görüldüğü yere ilişkin bir tutanak var. O bölgede en yakın yer Nevzat Bahtiyar’ın evi. Ama tutanakta Nevzat’ın evinden hiç bahsedilmiyor.

Tutanağa göre, Fuat Güran’ın evi 400 metre uzakta, Hüseyin Güran’ın evi 250-300 metre uzakta, baba Arif Güran’ın evi 100 metre uzakta. Ama Nevzat’ın evi daha yakın bir mesafede olmasına rağmen tutanakta yer almıyor. Neden Nevzat’ın evinden bahsedilmiyor? “Siz niye söylemediniz?” diyorlar. Ama kimse fark edememiş ki. Adam dediğim gibi, adeta bir hayalet gibi davranıyor. Aramalarda en önde yer alıyor, oturup babayı teselli ediyor, olay yerinde her zaman bulunuyor.

Nevzat, bilgi almak için her yerde bulunuyor. Ancak bu bilgileri kendi başına analiz edemediği için güvendiği kişilerden destek alıyor. Özellikle kardeşiyle bu bilgileri paylaşıp, kardeşinin yönlendirmesine göre hareket ediyor. Başlangıçtaki koruma refleksi ve çelişkili ifadeler de bunu gösteriyor. İlk ifadelerde, “Gazalar hemen onu evden çıkardı, arabayla aşağı indi,” deniliyor. Ama acaba Nevzat, köyden daha erken bir saatte çıkmış olabilir mi? Bu yüzden kameralar ve HTS kayıtları bizim için çok önemli. Kameraların daha kapsamlı bir şekilde incelenmesi gerekiyor. Bu konu mahkeme için de oldukça kritik bir nokta.

11.22: NEVZAT BAHTİYAR'IN SORGU VİDEOSU İZLETİLDİ

Nevzat Bahtiyar’ın sorgu görüntüleri izletildi. Nevzat Bahtiyar’ın jandarma sorgusu videosunda, "Ben bu olayın açığa çıkacağını biliyordum. Narin’in cesedi sabah dere yatağından çıkarıldıktan sonra tedirgin olmaya başlamıştım. Jandarma da evime gelince bu olayı itiraf ettim." dediği anlar gösterildi.

Avukat Mustafa Demir, şunları söyledi:

"Burada asıl soru şu; Bu gerçekten Nevzat Bahtiyar’ın ifadesi mi, yoksa ifadeyi alan kişinin yönlendirilmiş ifadeleri mi? Çünkü burada açık bir yönlendirme var. Bu yönlendirme belli alanlarda değil, çok daha ötesinde bir şey. Nevzat’ın kurmadığı cümleler, yani ifadesine hiç geçmeyen cümleler, sanki onun ifadeleriymiş gibi yazılıyor. Biz Nevzat Bahtiyar’ın jandarmadaki ifadelerini okuduğumuzda, altında imzası var, avukat var, 'Tamam, bu Nevzat’ın ifadesi' diyebiliriz. Ama burada görüntüler var ve görüyoruz ki bu ifadeler aslında Nevzat’a ait değil.

Örneğin, arama ile ilgili bir soru soruluyor: 'Sen 15.08’de neden aradın?' Nevzat, 'Su meselesinde aradım' diyor. Ancak sonrasında, 'Pişman mısın?' diye bir soru geliyor. Bu soru da Nevzat’ın ifadesinde geçmiyor. Peki, bu ifadeyi kim ortaya koyuyor? Jandarma personeli, 'Keşke aramasaydım, bu işin içinde olmazdım, pişmanım' şeklinde bir cümle ekliyor. Oysa Nevzat’ın ağzından böyle bir ifade çıkmıyor. Ayrıca olayın itirafıyla ilgili sözlerine bakalım. Burada da aynı durum var. Görüyoruz ki bu ifadeler Nevzat’ın değil, ifadeyi alan kişinin sözleri."

11.20: "'GÜRANLAR BİZİ TEHDİT ETTİ' DİYEN TESPİT EDİLSİN"

Enes Güran’ın avukatı Mustafa Demir: Bu dosyada Twitter yargılamalarını gördük. Mesela kendi aralarında anlaşıyorlar. ‘Güranlardan biri geldi’ diyorlar, sonra ‘Güranlar bizi keleşle tehdit etti’ diyorlar. O kişi kim, tespit edilsin. Herkes kendinde her hakkı nasıl görüyor ya? Prof. Dr. Ersan Şen, masumiyet karinesinden bahsetti, linç edildi.

Mahkeme Başkanı: 6 yıldır Diyarbakır’dayım 10 yıldır da bu işi yapıyorum. Binlerce karar verdim. Müebbet verdiğim dosyada bile bana 'Adalet yok' diyenler oldu. Biz toplum olarak eleştiririz ama asla eleştirmeye gelemeyiz.

11.13: MAHKEME BAŞKANI: MİLLETVEKİLLERİ DAHİ OLSA SALONU BOŞALTACAĞIM

Diyarbakır Barosu eski Başkanı Nahit Eren: "Savunma özgürlüğüne sahip çıkan bir baroyuz. Bizim sizden bu davanın bugün ya da yarın çıkacak kararın vicdanen hukuk açısından toplumun sizden beklentisi konusunda vicdanen karar çıkacağından şüphe duymuyorum. Bu duruşma salonunda sanıklar, izleyiciler oturduğu yerden bağırdı. Bir baba savunma yaparken masaya vura vura savunma yaptı. Vicdanındaki sıkışmışlığı hissederek siz de ses çıkarmadınız. Dün Diyarbakır Barosunun 15 avukatı duruşmayı takip etti. Bir avukata yapılan bu tutumu kabul etmiyoruz. Hiç kimsenin Diyarbakır Barosunun hafıza ve adalet anlayışına söyleyecek söz hakkı yok"

Mahkeme Başkanı: PKK, DEAŞ terör örgütlerini burada yargıladım. Kasten öldürme yaralama suçlarını da yargıladım. Nerede müdahale edeceğimi gayet iyi bilirim. Dün hakim, başkan olan biri değilim. Enes'in Kalaşnikof söylemine de bilerek müdahale etmedim. Bıraktım ki konuşsun. Mahkeme başkanı olarak belki ben bir şey bulacağım, anlayacağım. Benim de kendime has tarzım var. Biz artık dinleme makamındayız. İlk etapta sorgu makamındaydık. Burada benim şahsıma küfür edebilir. Suç unsuruna kanaat getirirsem müdahalede bulunacağım. Dün duruşma salonundan attığım kişi avukat değildi. Cübbesi yoktu, konuşunca söz hakkı vermedim. Seyircisiniz konuşmayın dedim. Konuşmaya devam edince çıkın dışarı dedim. Üçüncü defa yaka paça çıkarın dedim. Öyle bir söz söyleyeceğim ki suç unsuru varsa onu da söyleyeceğim. Baba Arif Güran herkesin kendini hür ifade edebildiği mahkeme oldu diye teşekkür etti. Siz de geldiniz aynı şeyleri söylediniz. İyi niyetim suistimal edilirse milletvekilleri dahi olsa salonu boşaltacağım" diye konuştu.

11.03: NEVZAT BAHTİYAR'IN İKİNCİ AVUKATI SALONA GELDİ

Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz güvenlik nedeniyle duruşmaya katılmayacağını duyurup adliyeye gelmedi. Bahtiyar’ın ikinci avukatı Adnan Ataş ise biraz önce duruşma salonuna geldi.

10.50: "KADIN PROGRAMLARINA KATILDINIZ"

Enes Güran’ın Avukatı Mustafa Demir: Sayın Başkan, Narin dosyasında Nahit Eren bazı paylaşımlar yaptı. İlk olarak şunu söyleyeyim, bu paylaşımları kötü niyetle yaptığınızı düşünmüyorum.

Bu sırada Mahkeme Başkanı araya girdi: “Şunu bir söyleyebilir miyim? Bu duruşmada sosyal medyada konuşmayan tek biziz ya! Hepiniz konuştunuz. Ben çok kullanamıyorum ama siz karşılıklı konuştunuz, kadın programlarına katıldınız. Bu duruşmada bir biz konuşmadık.”

10.43: "HUKUK HERKESE LAZIM"

Enes Güran’ın avukatı Mustafa Demir: Evet bu ailenin başına birçok şey geldi. Ama hukuk herkese lazım. Burada verilecek karar tarihe geçecek. Hukuka sahip çıkacağız. Sadece bunu istiyoruz sizden.

10.15: DURUŞMA BAŞLADI

Gerginlik sona erdi, mahkeme heyeti yerini aldı. Enes Güran’ın avukatı savunma yapmaya başladı.

10.10: SALONDA GERGİNLİK ÇIKTI

Diyarbakır Barosu avukatlarıyla Mahkeme Başkanı arasında tartışma yaşandı.

Avukat Nahit Eren: Duruşmada yaşanan usulsüzlüklere sessiz kalmanız bizi üzdü. Sanıklar burada bağırıyor. Sanıklar tehdit içerikli konuşuyor. Bana bağırıldı çağrıldı. Ama avukata yaptığınız tutumu asla kabul etmiyoruz. Bu anlamda bizim sizden ricamız hiç kimsenin kimseye gözdağı verecek bir duruma gelmemesi. Dün bu salonda kalaşnikoflardan bahsedildi hiçbir şey demediniz.

Mahkeme Başkanı: Ben burada PKK, IŞİD, FETÖ üyelerini yargıladım. Ben nerede müdahale edeceğimi gayet iyi bilirim. Dünkü hakim değilim ben. Enes’in Kalaşnikof muhabbetine bilerek müsaade ettim. Belki suç duyurusunda bulunacağım. Belki kararımı etkileyecek bir şey söyleyecek. Vardır bizim de bir bildiğimiz! Benim iyi niyetim suistimal edilmesin. İyi niyetim suistimal edilirse milletvekillerini dahi çıkaracağım.

10.05: NEVZAT BAHTİYAR'IN AVUKATI ERYILMAZ DURUŞMAYA KATILMAYACAK

Nevzat Bahtiyar’ın avukatı Ali Eryılmaz güvenlik nedeniyle duruşmaya katılmayacağını duyurdu. Nevzat Bahtiyar da geniş güvenlik önlemleri altında salona getirildi. Enes o anda gözlerini Nevzat Bahtiyar’a dikip bir süre söylendi.

10.02ENES GÜRAN'A "İYİ MİSİN" SORUSU

Yüksel Güran duruşma salonunda oğlu Enes Güran’a döndü ve ‘İyi misin?’ diye sordu. O da başını sallayarak ‘İyiyim’ dedi.

08.30: SANIKLAR ADLİYEYE GETİRİLDİ

Duruşma öncesi tutuklu sanıklar, cezaevinden yoğun güvenlik önlemleri eşliğinde çıkarılarak adliyeye getirildi.

DURUŞMANIN 1. VE 2. GÜNÜNDE NELER YAŞANDI?

Amca Salim Güran, anne Yüksel Güran, ağabey Enes Güran ve Narin'i dereye bıraktığını söyleyen Nevzat Bahtiyar hakkında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası talep edildi.

Davanın 2. duruşmasının ilk gününde son tanıklar Salim Güran'ın işçisi Ramazan A., çoban Ahmet Akgün ve tutuksuz amca Erhan Güran tanık olarak ifade vermişti. Tanıkların çelişkili ifadeler vermesi üzerine Mahkeme Başkanı "Bizden bir şey saklıyorsunuz" diye tepki göstermişti.

Tanık ifadelerinin ardından ise dün, sanıklar Salim Güran, Enes Güran ve Nevzat Bahtiyar'ın son savunmaları alındı.

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
Abdullah Erenkara: Annelerimizin Sevgisi Ve Fedakârlığı Hayatın En Kıymetli Temelidir

Abdullah Erenkara: Annelerimizin Sevgisi Ve Fedakârlığı Hayatın En Kıymetli Temelidir

09-05-2026 - DIYARBAKIR

Selen Karagöz Diyarbakır’daki Kitap Fuarında Okurlarıyla Buluşacak

Selen Karagöz Diyarbakır’daki Kitap Fuarında Okurlarıyla Buluşacak

09-05-2026 - DIYARBAKIR

Rize Haber Yemek Tarifleri Haber Yazar