Uzmanlar, söz konusu düşüşün yalnızca küresel piyasalardaki dalgalanmalardan değil, aynı zamanda yerel üretim ve pazarlama stratejilerindeki eksikliklerden kaynaklanabileceğine dikkat çekiyor. Trabzon’daki gerilemenin istihdam ve üretim açısından da risk oluşturabileceği ifade ediliyor.
Şehrin ihracatında önemli paya sahip su ürünleri ve fındık sektörlerinde yaşanan düşüşün belirleyici olduğu vurgulanırken, metal ve maden sektöründeki artışın bu kaybı kısmen dengelediği belirtildi. Ancak ihracatın belirli sektörlere bağımlı olmasının uzun vadede risk oluşturduğu ve çeşitliliğin artırılması gerektiği görüşü öne çıkıyor.
“Analiz var ama eylem yok” sözleriyle mevcut durumu eleştiren Kazaz, ilgili kurumların daha aktif rol alması gerektiğini dile getirdi. İhracatçılar Birliği, bakanlıklar ve yerel kurumların elindeki verilerin somut projelere dönüştürülmesi gerektiğini belirten Kazaz, ortak akıl ve koordinasyon çağrısında bulundu.
Toplantıda yapılan değerlendirmelerde ise mevcut tablonun bir krizden ziyade çözüm üretme fırsatı olarak görülmesi gerektiği ifade edildi. Trabzon’un yeniden ihracat ivmesi yakalayabilmesi için yeni pazar arayışları, üretim çeşitliliği ve katma değerli ürünlere yönelimin kritik önemde olduğu vurgulandı.
Uzmanlar, hem yerel hem de ulusal düzeyde atılacak adımların şehrin ekonomik geleceğini doğrudan etkileyeceğine dikkat çekerken, Trabzon’daki bu düşüşün ekonomik politikaların yeniden gözden geçirilmesi gerektiğini ortaya koydu.



















