Ziyaretçiler, özellikle ulaşım ve temel ihtiyaç kalemlerinde uygulanan ücretlerin “fahiş” seviyelere ulaştığını belirterek, turizm anlayışının sorgulanması gerektiğini ifade ediyor.
Zorunlu Minibüs Kullanımı Tepki Çekiyor
Manastıra ulaşımda özel araçlarla belirli bir noktaya kadar gidilebilse de, son etapta minibüs kullanımı zorunlu tutuluyor. Bu kısa mesafe için kişi başı 70 TL ücret alınması, ziyaretçilerin en çok eleştirdiği konuların başında geliyor. Vatandaşlar, alternatif sunulmadan zorunlu bırakıldıkları bu hizmetin yüksek fiyatlı olmasına tepki gösteriyor.
Temel İhtiyaçlar Cep Yakıyor
Sadece ulaşım değil, manastır çevresindeki işletmelerdeki fiyatlar da dikkat çekiyor. Sezon tam olarak başlamamış olmasına rağmen bazı kalemlerdeki ücretler şu şekilde sıralanıyor:
Minibüs (çıkış): 70 TL
Giriş ücreti: 200 TL
Bir bardak çay: 80 TL
Tuvalet: 20 TL
Ziyaretçiler, özellikle çay gibi temel bir ürünün bu seviyede fiyatlandırılmasının kabul edilemez olduğunu dile getiriyor.
Hizmet Eksiklikleri de Gündemde
Yüksek ücretlere rağmen bölgedeki hizmet kalitesinin yeterli olmadığı yönünde eleştiriler de bulunuyor. En dikkat çeken eksikliklerden biri ise mescit bulunmaması. Ziyaretçiler, bu kadar yoğun kullanılan bir turizm alanında temel ihtiyaçların karşılanmamasını önemli bir sorun olarak değerlendiriyor.
“Ayder’in Değeri Daha İyi Anlaşılıyor”
Tepkilerini dile getiren bazı ziyaretçiler, Ayder Yaylası ile yapılan kıyaslamalara da değindi. Ayder Yaylası’nda zaman zaman gündeme gelen fiyat eleştirilerinin haksız olduğunu savunan vatandaşlar, Sümela’daki mevcut tabloyu örnek göstererek denetim eksikliğine dikkat çekti.
Bir ziyaretçi durumu şu sözlerle özetledi:
“Ayder’de giriş ücretlerini eleştirenler, Sümela’daki bu kontrolsüz fiyatları görmüyor. Minibüsünden çayına kadar her şey çok pahalı. Bu anlayışla dünya çapında bir turizm markası olmak zor.”
Yetkililere Çağrı
Bölge halkı ve ziyaretçiler, turizm sezonu başlamadan önce fiyat politikalarının gözden geçirilmesini ve hizmet standartlarının artırılmasını talep ediyor. Özellikle ihaleyle işletilen alanlarda denetimlerin sıklaştırılması gerektiği vurgulanırken, aksi halde bölgenin turizm imajının zarar görebileceği ifade ediliyor.



















