Kaçar, mevcut ekonomik koşulların esnafı her geçen gün daha da zorladığını belirterek, üretim ve istihdamın korunması için kapsamlı adımlar atılması çağrısında bulundu.
Kaçar, esnaf ve sanatkârların Türkiye ekonomisinin omurgasını oluşturduğunu ifade ederek, "Mahalle kültürünü yaşatan, üretimi ayakta tutan, istihdam sağlayan ve vatandaşla birebir temas eden esnafımız sadece ticaret yapan bir kesim değil, aynı zamanda sosyal hayatımızın en önemli yapı taşlarından biridir." dedi.
"Esnaf Tarihinin En Zor Dönemlerinden Birini Yaşıyor"
Yüksek enflasyon, artan kira ve enerji maliyetleri, finansmana erişimde yaşanan sorunlar ile bankacılık sisteminden kaynaklanan yüklerin esnafı zor durumda bıraktığını dile getiren Kaçar, vatandaşın alım gücündeki düşüşün de satışları olumsuz etkilediğini kaydetti.
Kaçar, birçok işletmenin faaliyetlerini sürdürebilmek için ağır borç yükü altına girdiğini belirterek, üreten ve istihdam sağlayan esnafın bu şartlarda yalnız bırakılmasının kabul edilemez olduğunu ifade etti.
"Kapanan Her İşletme Bir Ailenin Geçim Kaynağının Kaybıdır"
Son aylarda her gün yüzlerce esnafın kepenk kapattığını belirten Kaçar, bunun yalnızca ticari bir faaliyet sonu olmadığını vurguladı.
Kapanan her iş yerinin bir ailenin geçim kaynağının kaybı anlamına geldiğini söyleyen Kaçar, bunun işsizliği artırdığını, mahalle kültürünü zayıflattığını ve şehir ekonomilerine zarar verdiğini ifade etti.
Çözüm Önerilerini Sıraladı
Saadet Partisi olarak üretim odaklı ve adalet temelli bir ekonomik anlayışı benimsediklerini belirten Kaçar, ekonominin yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını, insanı merkeze alan bir sistemin oluşturulması gerektiğini söyledi.
Kaçar, esnafın sorunlarının çözümü için şu önerileri sıraladı:
- Esnafın vergi ve sosyal güvenlik prim borçlarının ödeme gücü dikkate alınarak yeniden yapılandırılması,
- Esnaf ve Sanatkârlar Kredi ve Kefalet Kooperatiflerinin kaynaklarının güçlendirilmesi,
- Faizsiz ve uzun vadeli finansman imkanlarının artırılması,
- POS komisyon oranlarının düşürülmesi ve tahsilat bloke sürelerinin kısaltılması,
- Küçük işletmeler üzerindeki bankacılık maliyetlerinin azaltılması,
- Enerji, kira ve işletme giderlerini hafifletecek destek mekanizmalarının devreye alınması,
- Vergi sisteminin üretim ve istihdamı teşvik edecek şekilde yeniden düzenlenmesi,
- Zincir marketlerle mahalle esnafı arasındaki rekabetin adil kurallarla düzenlenmesi ve yerel esnafı koruyan politikaların uygulanması.
"Güçlü Esnaf, Güçlü Türkiye Demektir"
Açıklamasının sonunda üretimin, emeğin ve alın terinin yanında olmaya devam edeceklerini vurgulayan Kaçar, "Güçlü esnaf güçlü ekonominin temelidir. Güçlü ekonomi ise ancak adalet üzerine inşa edilir. Türkiye'nin ihtiyacı borçla ayakta duran bir ekonomi değil; üretimle büyüyen, adil paylaşımı esas alan ve herkesin refahtan pay aldığı bir düzendir." ifadelerini kullandı.


















