Uzun, çayın Doğu Karadeniz için yalnızca bir tarım ürünü değil, temel geçim kaynağı olduğuna dikkat çekerek, alım gücündeki düşüşün bölgedeki nüfus kaybını hızlandırdığını söyledi. 1990’lı yıllardan bu yana Rize’nin nüfus artışı beklenirken gerileme yaşandığını belirten Uzun, ekonomik sıkıntıların göçü tetiklediğini vurguladı.
“En Azından Destekleme Şart”
Taban fiyat tartışmalarına da değinen Uzun, fiyatın her yıl yeniden tartışılmasının doğru olmadığını belirterek, temel tüketim ürünleri üzerinden bir denge kurulması gerektiğini söyledi. “En az iki ekmek alınabilecek bir fiyat olmalı” diyen Uzun, 35 TL’lik fiyatın yetersiz olduğunu dile getirdi.
Fiyatın 50 TL’ye çıkarılması yönündeki talepleri “gerçekçi bulmadığını” ifade eden Uzun, buna karşın üreticiye destek verilmesinin kaçınılmaz olduğunu belirtti. “En az 3 lira destekleme primi sağlanması için sivil toplum ve kamuoyunun birlikte hareket etmesi gerekiyor” dedi.
İthalat Uyarısı: “Yerli Üretim Tehdit Altında”
Hasan Uzun, çay sektöründe ithalat politikalarına da sert eleştiriler yöneltti. 2020 yılında yapılan düzenlemeyle ithal çayda uygulanan fon oranlarının ciddi şekilde düşürüldüğünü hatırlatan Uzun, bunun yerli üretimi zora soktuğunu söyledi.
Döviz kurunun baskılanması ve düşük vergi oranları nedeniyle ithal çayın iç piyasada yerli üretimle rekabet edebilir hale geldiğini belirten Uzun, “Bu gidişle Türk çayına ihtiyaç kalmayacak noktaya geliriz” ifadelerini kullandı.
ÇAYKUR ve Özel Sektör Zor Durumda
ÇAYKUR’un alım kapasitesine de değinen Uzun, kurumun yüksek miktarda yaş çay almasına rağmen işleme kapasitesinde zorlandığını ve bunun kaliteyi olumsuz etkilediğini savundu.
Özel sektörün ise ciddi bir kriz içinde olduğunu belirten Uzun, geçen yıl uygulanan fiyat politikaları nedeniyle birçok fabrikanın bankalara borçlandığını ve sektörün yaklaşık yarısının iflas riskiyle karşı karşıya kaldığını söyledi.
“Fabrika Sayısı Yarıya Düştü”
Kendi deneyiminden örnek veren Uzun, 1990’lı yıllarda 300’ün üzerinde olan çay fabrikası sayısının bugün 170’lere kadar gerilediğini ifade ederek, sektörün giderek küçüldüğüne dikkat çekti.
“Emekle kurulan fabrikalar atıl hale geldi. Bu sistem sürdürülebilir değil” diyen Uzun, çay politikalarının yeniden ele alınması gerektiğini vurguladı.
Çağrı: “Herkes Bu Konuyu Konuşmalı”
Açıklamasının sonunda kamuoyuna çağrıda bulunan Uzun, çay sektöründeki sorunların yalnızca üretici veya sanayicinin değil, tüm bölgenin meselesi olduğunu belirterek, “Sivil toplumdan siyasete kadar herkes bu konuya sahip çıkmalı” dedi.


















