Pazar balıkçı köylüleri kafes balıkçılığına karşı bu kez AK Partiden istifa ederek tepki gösterdiler

Pazar’da kafes balıkçılığına karşı aylardır sürdürülen protestolar devam ederken, Balıkçı köyü halkından dikkat çeken bir siyasi tepki geldi.

RİZE - 06-10-2026 08:28

Pazar balıkçı köylüleri kafes balıkçılığına karşı bu kez AK Partiden istifa ederek tepki gösterdiler

 Bölgede kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine karşı mücadele eden köylüler, kendilerine verilen sözlerin tutulmadığını belirterek AK Parti’den toplu istifa edeceklerini açıkladı. Balıkçı köyü su ürünleri kooperatifi başkanı ve Balıkçı köyü muhtarı İsmail hakki kanbay, köy halkının bundan sonra AK Parti’ye oy vermeyeceğini duyururken, köylüler adına basın açıklaması yapan Songül Yurtseven , ise ,  “Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, adalet ve hakkaniyettir. Buradan yetkililere açıkça çağrıda bulunuyoruz: Gelin bu meseleyi güvenlik güçleriyle değil, masa başında, baskıyla değil, diyalogla, oldu bitti ile değil, bilimsel veriler ve bölge halkının görüşleriyle çözelim” çağrısı yaptı

Kuzuoğlu Grup, Günvak 1 ve Günvak 2 tarafından Pazar balıkçı köyü Grup, açıklarına kurulmak istenen kafes balıkçılığı tesislerine karşı bölge halkının, balıkçıların ve yerel kooperatifin aylardır süren protesto nöbetleri ve tepkileri devam ediyor.

Geçen ay Jandarma korumasında kuzuoğlu grup araçlarında bulunan kafes malzemelerinin liman kapıların anahtarı kırılarak zorla Zelek limanına sokulması ve yaklaşık 1 aydan beri Jandarma güvenliği altında Kzuoğlu grup tarafından kafes yapılması çalışmalarının devam etmesine Balıkçı köyü halkı bu kez AK Partiden istifa ederek tepki gösterdiler.

Zelek balıkçı limanında toplanan balıkçı köyü halkı adına konuşan Balıkçı köyü su ürünleri kooperatifi ve Balıkçı köyü muhtarı İsmail Hakkı Kanbay , aylardan beri sürdürdükleri Demokratik mücadeleye rağmen hiçbir AK Parti vekilinin ve il örgütünün kendilerine yardımcı olmadığını vurgulayarak AK Partinin yüzde 95 oy aldığı Balıkçı köyünden artık AK Partiye oy vermeyeceklerini istifa edeceklerini açıkladı.

“AK PARTİ MİLLETVEKİLİNE VERDİĞİMİZ OYLAR HARAM ZEHİR OLSUN”

Muhtar Kanbay açıklamasında şunları söyledi:

“Burada kırmadan, dökmeden demokratik haklarımızı kullanmak istiyoruz. Burada toplanmamızın bir tek nedeni var. Şu gördüğünüz sahayı geçen senenin evrakları ile birlikte buraya gelip hala eski tarihli Kuzuoğlu’na vermiş oldukları, geçici bir süre için vermiş oldukları bu limanın rıhtım kısmını hala onlar kullanmaktadır.

Hiç kimse bize gelip yardımda bulunmamış. Biz daha önceden bizim bağlı olduğumuz diyeceğim ama şimdiden sonra bu bağı koparmaya niyet etmiştim. Ben şahsım olarak söylüyorum; AK Parti’nin Rize yönetimine ve Güneysu Belediye Başkanı görüşmüş olmamıza rağmen buraya bizi tenezzül edip hiç kimse gelmemiş. Seçmiş olduğumuz milletvekilleri dahi sadece Muhammed Avcı, bunu devreden çıkarıyorum, o bize gelmiş ama hiçbir ilerleme kaydedilmemiş.

Bize verilmiş olan sözler kağıt üzerinde kalmış. Biz bunlara üzüntümüzü dile getirmekle birlikte, ben şu anda köyümün halkına seslenmek istiyorum. AK Parti’den toplu olarak istifa etmeyi düşünüyoruz. Bu bizim hakkımız. Sayın Cumhurbaşkanımız bize görüşme izni verdiği halde bizi il başkanı görüştürmedi. Balıkçı köyü muhtarıyım ama asıl özelliğim Balıkçı köyünün 82 ortağının hakkını savunmak, bu 82 ortağın buradaki menfaatlerini düşünmektir. Balıkçı köyü su ürünleri kooperatifi olarak bulunmaktayım. Ak Parti Rize Milletvekili Harun Mertoğlu’na vermiş olduğumuz oylar haram zehir olsun. Hiç insan gelmez mi? Hiç gelmez mi? Bakanımız var, (Gençlik ve Spor bakanı Osman Aşkın Bak) bakanımız gelmez mi? Onlara yazıklar olsun. AK Parti bize yardımcı olmayan, bu köyde %95 oy almış olan bu vatandaşa sırt çevirene bizden artık oy yok. Benden de oy yok bu kadar basit” ifadelerini kullandı. Kanbay’a köylüleri alkışlarla destek verdi

“DENİZ BİZİM İÇİN YALNIZCA BİR ÜRETİM ALANI DEĞİL, BİZİM EKMEĞİMİZDİR”

Balıkçı köyü halkı adına basın açıklamasını okuyan Songül Yurtseven  “Bizler yıllardır bu limanda denizle, balıkçılıkla ve ekmeğimizle hayatını sürdüren insanlarız. Bu liman bizim için yalnızca teknelerin bağlandığı bir yer değildir. Burası bizim ekmeğimiz, geçim kaynağımız, geçmişimiz ve geleceğimizdir. Yıllardır denize açılıyor, alın terimizle sofranıza ekmek götürüyor, bölgemizin balıkçılığına ve ekonomisine katkı sağlıyoruz. Şimdi ise limanımızın hemen yanında balık kafesi kurulması planlanmaktadır. Bizlerin itirazı herhangi bir kişi veya kuruma karşı değildir.

Bizim itirazımız denizimizin, al sahalarımızın, erişimimizin, balıkçılığımızın ve geleceğimizin zarar görmemesi içindir. Kurulması planlanan balık kafeslerinin bulunduğu alan bizim yıllardır kullandığımız av sahalarımızın içerisinde ve… Bu kafeslerin kurulması halinde mevcut av alanlarımızın daralmasından ve balıkçılık faaliyetlerimizin ciddi şekilde etkilenmesinden endişe ediyoruz. Balık kafeslerinde kullanılacak yemlerin ve oluşturabilecek organik atıkların deniz ortamına bırakılması, su kalitesi, deniz tabanı ve doğal balık popülasyonları açısından ciddi şekilde araştırılması gereken bir konudur. Bizler denizin içinde yaşayan insanlarız. Deniz bizim için yalnızca bir üretim alanı değil, bizim ekmeğimizdir. Biz yatırım yapılmasın demiyoruz. Biz denizimizin ve balıkçılığımız yok edilmeden yatırım yapılsın diyoruz” dedi

“BİR AYDIR LİMANDAN NEDEN ASKER VE JANDARMA BULUNUYOR”

Yaklaşık 1 aydan beri limanda Jandarma kontrolünde kuzuoğlu grubun çalışmalarının devam ettiğini, vatandaşın karşısına güvenlik güçleriyle değil, çözüm için masayla gelinmesini isteyen Songül Yurtseven, “1 aydır limandan neden asker ve jandarma bulunuyor? Bizim için bir diğer önemli mesele de yaşanan süreçtir. Balık kafeslerine yönelik itirazlarımız ve demokratik tepkilerimiz nedeniyle yaklaşık bir aydır limanımızda asker ve jandarma bulunması, bölgedeki insanlarda ciddi bir huzursuzluk oluşturmaktadır. Bizler bu ülkenin vatandaşlarıyız. Devletimizin askerine ve jandarmasına karşı herhangi bir düşmanlığımız yoktur. Onlar da bizim evlatlarımızdır. Ancak yıllardır kullandığımız limanımızda vatandaş ile devlet arasında sanki bir çatışma varmış gibi sürekli güvenlik güçlerinin bulunmasını doğru bulmuyoruz. Bizim talebimiz kavga değildir. Bizim talebimiz çatışma değildir. Bizim talebimiz dinlenmek, anlaşılmak ve sesimizin duyulmasıdır. Bir limanda vatandaşların sesini duyurabilmesi için sürekli güvenlik önlemlerine ihtiyaç duyulması yerine, ilgili kurumların bölge hakkıyla oturup konuşması, sorunları dinlemesi ve ortak bir çözüm araması gerektiğine inanıyoruz. Bizim isteğimiz çok açık.

Biz bu limana geleceğin birkaç kişinin kararıyla şekillenmesini istiyoruz. En önemlisi vatandaşın karşısına güvenlik güçleriyle değil, çözüm için masa masayla gelinmesini istiyoruz. Bizim denizimizde yıllardır ekmek teknelerimiz var. Bizim çocuklarımızın geleceği de bu denize bağlı. Bütün bugün sessiz kalırsak yarın çocuklarımızın babamızın balık tuttuğu deniz nerede diye sormasını istemiyoruz. Bizim istediğimiz ayrıcalık değil, adalet ve hakkaniyettir. Buradan yetkililere açıkça çağrıda bulunuyoruz: Gelin bu meseleyi güvenlik güçleriyle değil, masa başında, başka baskıyla değil, diyalogla, oldu bitti ile değil, bilimsel veriler ve bölge halkının görüşleriyle çözelim. Çünkü deniz hepimizin, liman hepimizin ama en önemlisi bu denizin çocuklar, geleceği çocuklarımızın. Denizimize, limanımıza, av sahalarımıza ve ekmeğimize sahip çıkıyoruz. Sesimizin duyulmasını istiyoruz.” İfadelerini kullandı

Neler Söylendi?
DİĞER HABERLER
TÜBİTAK 4008 Projesi Başarıyla Tamamlandı

TÜBİTAK 4008 Projesi Başarıyla Tamamlandı

06-10-2026 - RİZE

21. Ekrem Orhon -Ovit Cumhuriyet Tırmanışı 25 Ekim 2026 Pazar Günü Yapılacak

21. Ekrem Orhon -Ovit Cumhuriyet Tırmanışı 25 Ekim 2026 Pazar Günü Yapılacak

06-10-2026 - RİZE