Ordu Çevre Derneği, Ordu Büyükşehir Belediyesinin rıhtımda yaptığı çalışmaları imar planı değişikliklerinin meri imar planı (1983 tarihli) dikkate alınarak hazırlanmadığı, kıyı kenar çizgisini bozduğu, imar planlarının bütüncül hazırlanması kuralına aykırı olduğu, plan değişikliklerinde bölgenin coğrafi durumu, yakın ve uzak çevre, yerleşmelerin büyüklüğü gibi planlamanın temel esaslarının gözetilmediği, planların halka duyurulmaksızın planlamanın temel araçlarına başvurulmadan sadece kurum görüşleri çerçevesinde gerekli araştırma ve inceleme yapılmadan gerçekleştirildiği iddialarıyla dava açarak iptalini istedi.
OBB DAVANIN İPTALİNİ İSTEDİ
Dava önce Ordu İdare Mahkemesi’nde görüldü. OBB burada plan değişikliklerinin meri imar planı dikkate alınarak hazırlandığı, kıyı kenar çizgisinin değişmediği, hizmetin gerekleri ve kamu yararı ilkeleri dikkate alınarak kentin ihtiyaçlarını karşılaması amacıyla yalnızca fonksiyon değişikliği yapıldığını belirterek davanın reddini istedi. Mahkeme ise ilk olarak bilirkişi görüşüne başvurulmasını talep etti. Bilirkişi raporu da pek çok gerekçeyle Ordu Çevre Derneğinin gerekçelerinin haklı olduğunu belirtti. OBB bilirkişi raporuna itiraz etse de mahkeme bu itirazı reddetti. Mahkeme daha sonra Ordu Çevre Derneğini haklı buldu.
HUKUKA UYGUN DEĞİL
Ordu İdare Mahkemesi oy birliği ile aldığı kararında şu ifadelere yer verdi: 1983 yılı imar planında, davaya konu 64 ada 8 numaralı parsel ile kuzeydeki Kirazlimanı 24 ada 8 numaralı parsel arasındaki koyda deniz dolgusu üzerinde liman, 64 ada 9 numaralı parselin güneyinde küçük dalgakıran, Kirazlimanı 24 ada 8 numaralı parselin batısında büyük dalgakıran ve 64 ada 8 numaralı parsel üzerinde limanın karayolu bağlantısını sağlayan dönel kavşağın planlandığı,1983 yılı imar planında liman planlanan alanın bir kısmının dava konusu imar planı değişikliği ile fuar, piknik, eğlence alanı olarak planlandığı, 1983 tarihli imar planında liman sahası planlı alanın dava konusu imar planı değişikliği ile bütünlüğünün ve sürekliliğinin bozulduğu; davaya konu imar planı değişikliğinin 64 ada 8 ve 9 numaralı parseller ve tescil dışı alanda yapılarak davaya konu taşınmazların kuzeyindeki liman alanı ve dalgakıranların imar planı değişiklik sınırları dışında tutulduğu, davaya konu taşınmazların güneyindeki dalgakıran ile taşınmazların kuzeyindeki dolgu alanı üzerinde planlanan liman ve dalgakıran kararlarının yürürlükte olduğu, dava konusu alanın kuzeyinde ve güneyinde liman kararı yürürlükte olmasına karşın limanın bir kısmının fuar, eğlence ve piknik alanına dönüştürülmesi ile liman sahasının parçalandığı, limana karayolundan girişin kaldırıldığı ve liman işlevinin kadük bırakıldığı, defakto olarak ortadan kalkan liman alanın tümüne yönelik bir imar planı revizyonu yapılarak bu alandaki yeni işlevlere karar verilmesi gerekirken; dava konusu imar planı değişikliğiyle, parçacıl bir yaklaşımla, sorunun çözülmeye çalışıldığı ve bu yaklaşımın planlama disiplininin bütüncül bakışına aykırı olduğu, üst ölçekli ÇDP’de liman alanı kaldırıldığından ve TDİ kullandığı liman ve iskeleyi halkın kullanımına açılmak kaydıyla Ordu Büyükşehir Belediyesine devrettiğinden; liman alanın tamamını içine alan bir imar planı revizyonunun yapılmasının zorunlu olduğu, davaya konu imar planı değişikliğinin, mevcut planın ana kararlarını, sürekliliğini ve bBütünlüğünü bozan bir imar planı değişikliği olduğu sonucuna varıldığından, dava konusu edilen imar planı değişikliğinin şehircilik ilkelerine, planlama esasları ve teknikleri ile kamu yararına uygun olmadığı anlaşıldığından, işbu davaya konu plân değişikliklerinde hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmıştır.
DANIŞTAY KARARI ONADI
OBB karara itiraz ederek Samsun Bölge İstinaf Mahkemesi’ne başvurdu. Samsun Bölge İstinaf Mahkemesi da Ordu Çevre Derneğini haklı buldu. Bunun üzerine Ordu Büyükşehir Belediyesi karara itiraz ederek konuyu Danıştay’a götürdü Danıştay daha sonra Ordu İdare Mahkemesi ve Samsun Bölge İstinaf Mahkemesi gibi Ordu Çevre Derneğini haklı buldu. Danıştay kararında şu ifadelere yer verdi: Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairelerince verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür. Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesince verilen 07/05/2019 tarih ve E:2018/905, K:2019/534 sayılı karar ve dayandığı gerekçe hukuk ve usule uygun olup bozulmasını gerektirecek bir sebep bulunmadığından, anılan kararın ONANMASINA, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de belirtilen İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine 27/06/2024 tarihinde oybirliğiyle kesin olarak karar verildi. Danıştay ayrıca mahkeme masraflarının da Ordu Büyükşehir Belediyesi’nden tahsil edilmesine karar verdi.
OBB’NİN HUKUKU TANIMASI GEREKİYOR
Ordu Çevre Derneği Başkanı Ertuğrul Gazi Gönül ise şu değerlendirmeyi yaptı: Ordu Büyükşehir Belediyesi çalışmalarında hukuku gözetmiyor. Buna pek çok örnek var. Vagon Kafede de aynı durumda. Bu karardan sonra Rıhtım’daki yapıların kaldırılması gerekiyor. Biz de bu talebi içerin yazıyı OBB’ye gönderdik. Hukuk geçerli olacaksa böyle olması gerekiyor. Ayrıca bu ayın 26’sında Ordu Çevre ve Şehircilik İl Müdürlüğünde OBB’nin Rıhtım’dan Melet’e kadar alana yapmak istediğini binalarla ilgili toplantı var. Biz buraya da katılarak itirazlarımızı dile getireceğiz. Ordu Büyükşehir Belediyesi kamu yararına iş yapıyorum derken kamuya zarar veriyor. Ayrıca mahkeme masrafları da bu işin cabası. Bu paralar da millettin cebinden çıkıyor. Kısaca OBB milletin parasını çöpe atıyor.” (kaynak: Orduolay)




















