2017’de emeklilik sürecine girdikten sonra yeni bir uğraş arayışına giren Akçin, Safranbolu’dan temin ettiği 30 kilo soğanla deneme ekimine başladı. Dört yılın sonunda yüksek verim alınca üretimini büyütme kararı aldı. Bu yıl 1 ton 500 kilo safran soğanı hasadı yapan Akçin, bunun 300 kilosunu yeni ekimler için ayırırken kalan kısmını satışa sundu.
Yerli safrana olan ilginin her geçen yıl arttığını belirten Akçin, Türkiye’nin dört bir yanına soğan gönderdiklerini ifade ederek, “Hedefimiz, su istemeyen bu ürünü Malatya’da yaygınlaştırmak ve kayısının yanında ikinci bir marka ürün haline getirmek” dedi.
Safranın tıbbi ve aromatik özellikleriyle ilaç, kozmetik ve gıda takviyesi sektörlerinde yoğun şekilde kullanıldığını belirten Akçin, özellikle İstanbul’da yerli safrana talebin arttığını, bazı işletmelerin İran safranı satışını bırakarak tamamen yerli ürüne yöneldiğini söyledi.
Çay, yoğurt, bal ve zeytinyağıyla tüketilebilen safranın üretiminin zahmetli olduğuna dikkat çeken Akçin, “Bir gram safran için 150–180 çiçek gerekiyor. Buna rağmen bir ailenin bir yıllık tüketimi 12 gramı geçmiyor” ifadelerini kullandı.
Yoğun taleplere yetişemediklerini vurgulayan Akçin, Güney Afrika’dan 85 tonluk soğan talebi aldıklarını ancak mevcut üretimle bu talebi karşılayamadıklarını belirtti. Perakende satışlarda gramlık satışları tercih ettiklerini, toptan satışlarda ise uzun süredir çalıştıkları müşterilere tedarik sağladıklarını söyledi.



















