Yaklaşınca RİMER’den tanıdığım ve RİMER ile birlikte örnek bir projeye imza atan hastanenin Müdür Yardımcısı Melek Yıldız olduğunu fark ettim. Hastanenin girişini güllerle donatmış. Eşimle kızımla gururla tanıştırdım.
Melek Yıldız zorlu hayat yolculuğunda herkese rehber olacak düşüncelerini samimiyetle Kopuzlar Vakfı Dergisinde şöyle dile getirmişti: “Bazı hayatları çok fazla konuşmaya, anlatmaya gerek yoktur. O kendini anlatır. Benimki de böyle bir hikâye. Yedi yaşında öksüzdüm. Karadeniz'in sert rüzgârlarıyla, bazen sessiz bazen mücadele dolu günlerle büyüdüm. Acının içinden umut çıkarmayı öğrendim."
"Beyaz önlüğümü ilk kez giydiğimde tek düşüncem vardı: Bir insana daha faydam dokunsun. Gecelerim gündüzlerime karıştı. Yoruldum, zorlandım ama mesleğimi hep kalpten sevdim. Çünkü şifa dağıtan ellerin önce sabır, sonra iyilik taşıması gerektiğine inanıyorum. Şu an müdür yardımcısıyım. Bu unvan benim için bir övünç değil; sadece yıllar içinde adım adım biriktirdiğim emeğin küçük bir karşılığı. İşimi iyi yapmaya, ekip arkadaşlarımla uyum içinde kalmaya, hastalarımızın güvenini boşa çıkarmamaya çalışıyorum.
"Yöneticilik ve hemşirelik dışında doğada nefes bulan, sporla zihnini arındıran, vefayı önemseyen biriyim. Yük olmadan yolumu yürürüm. Erken olgunlaştım, sınandım. Ama kalbin temizse sert dalgalar seni kıyıya çıkarabilir. Hayatımda başarıdan çok mücadele var. Sessiz, yorucu ama kendi gücümle yürüdüğüm bu yolda benim gibilere "Yalnız değilsin" demek istedim. Çünkü her insanın içinde bir Karadeniz vardır; dalgaları kimini yıkar kimini büyütür."
Başarıların daim olsun hemşerim.
Fatih Sultan KAR / İST.



















